Ƹ̵̡Ӝ̵̨̄Ʒﻮเzlเ's profile»»-(¯`·.·´¯)-» gιzℓι ιη¢...PhotosBlogGuestbook Tools Help

»»-(¯`·.·´¯)-» gιzℓι ιη¢ι «-(¯`·.·´¯)-««

вυ υмυтѕυz αşкıмı кαℓвιмє göмüуσяυм gözüм∂є уαşℓαяıмℓα ѕαηα νє∂α є∂ιуσяυм вєη мυтℓυ σℓαмα∂ıм ιηşαℓℓαн ѕєη σℓυяѕυη özℓє∂ιğιη нαуαтı вαşкαѕıη∂α вυℓυяѕυη öρ вєηι уαηαğıм∂αη кαя∂єş¢є αуяıℓαℓıм кσѕкα¢α мαzιуι уαşαηмαмış ѕαуαℓıм

ѕαηα ∂üşтü göℓgєℓєяιм ( кιяαğι )

...Ve bütün aşkların,

...Kör kurşun tadında sevişlerine,

...Kırağı çaldım…

...Buz kesti cümle okşayışlar..

Kırağı kokulu bir sokak esintisine maruz, Yağan yağmur çaresizliğinde sensizliğim.. Sustun ve gittin,
 
kızgınlığıma çarpmamak için.. Biliyorum.. Şimdi birikip mazgal yolculuğuna çıkmış sel olmaya namzet akan
 
birikinti gibi düşlerim..(de sen..)

....Dönmez misin....?

Bütün isyanlarımı ve isyankârlığımı ve anlamamışlığını içime atıp senden saklasam…

....Ve üstüne bir kilit assam; Anahtarı derin denizlerde yolculukta olan....

....Ve unutsam cümle yazdığım şiirleri, hâlâ, hâlâ, hâlâ anlamamışlığının darbesini yemiş....

....Ve kahrolmuşluğumu gizlesem iki avucumun ayasıyla yüzümü kapatıp....

....Ve pişmanlığımı dile getirsem “AHA” bu satırları bağırtıp bağırtıp....

....
Ve sussam iki kelimeni duyacağım “an” a kadar....

....Dönmez misin....?

....Adını kehribar ışıltılı akşamlara kazısam göğün karanlığını yarıp....

....Ve güneşe uzatıp elimi, Bir tutam sarıcıkla ısıtsam üşümüş benliğini....

....Ve yeni doğmakta olan anadan üryan kızıl bir sabahın tüm vaktini....

....Gönlüne sersem....

....Dönmez misin....?

....Sevgi`li....

Güne yazılı akşamı,

Sana boyadım..

Bir tutam güneş çalıp,

Ruhuna saldım..

Ayı beyaza boyayıp,

Gündüzün yaptım…

Sana düştü gölgelerim..

İzbe sokak arası çığırtkanlığında,

Lâl’lığım..

Kırağı düşmüş yaprak gibi,

Üşümüşüm…

Yoksun ya…

…Ve sustun ya…

Günü de, geceyi de lime lime

Etmişim../ Bitirmişim..

                                       gιzℓι ιη¢ι ѕρα¢єѕι
 

αşкα яüzgαя

 

 

 

 

 

Ey yar!
Diyetini ödedim atalarıma, sana sır esişlerin.
Vakit; pervasızlığı vurulan lacivert bir yalnızlığın tam yirmiüç'ü.
Susmalarına güç yetiremedi avazım. Kafi gelmedi sesimin alfabesi, konuşmayan cümlelerine.
Bulgusuz yakılışlarımı, kederin demlendiği yerlere gömüp; içimi terkediyorum.
Gitmelerimden başka ne varsa içimde, hepsi yar boşluğu.
Hepsi, aynalarda kalan müsvedde ben...

 Y637.gif picture by daavidoo75 

Hiçkimsemin bir yerden bir yere gidemediği, nemlenmiş yüzümdü sensizlik oysa.
Cinayetlerinden sıyrılan saplantılı bir katilin, arsız istihzalarıydı pas tutmayan hoyrat gece.
Fakat ''Tek cani ve tek maktül, kalbim...'' diyorum, kanla sıvayarak günahlarımı.
Yüzü gülmez yaralarımı isli gülüşlerimle dağlasamda, onulmaz artık gözlerim.
Kahrı bitmez serzenişlerimin... Kanı durmaz intiharlarımın...

 Y637.gif picture by daavidoo75 

Ey Aşk!
Maskesini taktığım ucube hülyaların dar dehlizlerinde, bir hayatımı yitirdim bir de hayalimi...
Yani bana dönemediğim seni... Sahi, hayatın neresindeyim ben?
Saçlarımda doğranan bu fırtına, hangi kim'im?
Bozkırları sarsan intizarlı feryadım, annemin kasırga susuşları değil mi?
Sevgili!Bu aşk kefenlenmeden, hiçbir şair intihar edemez beni diyebilseydim, ölüme Şeb-i Arus adını verirdim. Şölenlerle karşılardım Azrail'i, canıma gül takarak...
Olsun!
Yinede, bana yabancı beni gömmeden seni yaşatamam.
Boşa değildir Tahiri yanışlarım o yüzden.
Zühre olmasanda artık gökyüzümde, Yeşil'im...

 Y637.gif picture by daavidoo75 

Ey güzellikte Yusuf'un kızkardeşi!
Siyahlar giyinmiş hummalı bir lodostur suretim bugün.
Yirmiüç kez kendimi ıskaladığım soylu bir kavgadır, hücrelerime sirayet eden yeşil gözlerin.
Söylesene!Kalsam kime yarayacak?
Gitsem kim yaralanacak?
Bil ki aşk, cevapsız kalmaktır ve hayatsız yaşamaktır darp izleriyle.
Kalmam gerekirken, gitmelerin körelmiş aydınlığına tutunmamdır.
Ben, Rüzgar; '' Ya aşk beni yenecek ya da ben aşkı susturup kendimi yakacağım...''

 Y637.gif picture by daavidoo75

 Kusursuz yalnızlıklarda, yaşamın sıtma nöbetlerinde yaşamama mücadelesi veriyorum.
Yirmiüç'ün kandan akarsuları yürüyor sahralarıma.
İmlasız cümleler büyütüyorum şahane yokluğuna, devrilmişken düşlerin üstüme.
Sesi güllere hayat katan ey!Gülsen, ağlama. Gül, sen... Sen gül... Ben giderim, zerrem düşmeden avuçlarına. Dağlar yıkılsada kafiyesiz ben'liğimin üstüne, aldırma!
İçimde yokluğun kadar sen varken, kıyamaz bana toplu katliam merasimleri.
Zaten kör bir aşktı, seni kalemlerin diline veren.
Yalnızca, seni baktığımı unutma...

Y637.gif picture by daavidoo75 

 Ey Rüzgar'ın Aşk'ı!
Kaç yağmur eskidi serseri kirpiklerimde, gelişinden bu yana?
Kaç satır, şiir adıyla infaza yürüdü saçının bir teli için?
Gözlerine halel gelmesin diye, yüreğimle bakamadım sana.
Firari rüyaları kucakladım hep.
Kaçağım gülüm!
Eşkiya bir sevdanın dağlarına yaslanıyor alnım.
Üşüyor, seni içinde bıraktığım içim.
Suların çoktan Aşk'a geldiği bir okyanusun dalgalarında, kullanılmış esişimi uçuruyorum.
Baskın yemiş güven duygun, bakışlarıma yığılmış sanki.
Gülüm!
Lanetli kavmimden miras kalan ah-u zarların semazeniyim.
Dönüp duruyorum Mevlevi bir aşkla,aşkına; ah çekerek...

Y637.gif picture by daavidoo75 

 Sevgili!
Daha vasiyetini yazmadım savaşlarımın.
Taze mezar kokan aşkımı, iç kanamalı ikindilere karşı yüz üstü bırakmadım.
Ama enkazıma yürüyorum, en diri ölümlerimle.
Ne olur!
Kendimde kal... Ben beni boğdum...

Y637.gif picture by daavidoo75 

''Ağladı bulutlar/Tutuştu yağmurlar/Bir yürek sustu...''
Bir Rüzgar sustu...
Beni sende tüketen kendimden, en bölüşülmemiş çığlıklarımla;
SENİ İÇİMDE TERKEDİYORUM

 

 

 gιzℓι ιη¢ι

özüℓ вαğℓαяıη∂αη / ∂σğ zαмαηѕızℓığıмα

 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Çözül Bağlarından / Doğ Zamansızlığıma

Kurtul zamansız karanlıklardan. Düş artık susuzluğun can damarlarına. Sığındığın yetmedi mi annenin masalsı eteklerine..Durma öyle yabancı gibi. Vaktim dar, gelmediğin her an aleyhime. Suçüstü yakalanmadan ölümün kalemine, sen doğ içimin musalla sessizliğine. Göbek bağını kes masal yüzlü hüzünlerden. Yalpalasa da yüzünü rüzgarlar, pes etme sakın şehrime gelmekten..Yüzüme kapanan ayazların ardından süzül kapılarıma. Küf koksa da kapılarım, kerpiçle boyansa da avuçlarım sen rengarenk balonlarınla gel bana..İlmeğini kendi ellerimle düğümlediğim uykusuz yüzümü duvağınla kapat. Kapat ki sancılar vurmasın sağır yarınlarımı. Sadece gel...Gelirken karanlığı devir üzerime. Geleceğime mühürledim mi seni soyunurum basiretsiz geçmişimi. Yarınlarımı kuşanır, yüreğime kundaklarım seni..Kambur olsa da sırtım, yarınlarıma doğrulur gövdem. Köklerim nadasa bırakılmış olsa da büyütürüm seni umudun varolduğu sabahlarda.. Vakitsiz olsa da gelişin adın baharlarla anılsın …

Çözül bağlarından. Düş artık düşsüzlüğümün dipsiz yatağına.Üç vakte kadar süzül avuçlarıma. Zamansızlığın suskularına vursun çığlıkların. Gözlerimin suçsuzluğuna inat dilimde intiharlar bileyen cümlelerime düş. Mavi bilyelerini saklayan adamın toprağa bakan yüzünü gökyüzüne çevir. Rengarenk balonların ardına takılayım. Hadi doğ duaları kabul olan yüreğimin sessiz kıyılarına. Ömür vadem dolmadan sen bayram günlerinden ibaret sevinçlerime ortak ol. Bulutsuzluğuma dağıt gözlerinin ıslak nemini..Avuçlarımdan köklerini sökmeye hazırlandığım mavi kubbenin gölgelerine süzül gözlerinde saklı aydınlığınla. Kelepir bir düş’ün sığ sevinçlerinde büyütürüm seni. Yeter ki bir an evvel gel göğüs kafesimin bir “ dua “ ıslaklığındaki gözyaşıma. Kaderimin enkazına istiflediğim düğümlerimden kurtar beni . Sokul şah damarı sıcaklığıma. Sonra da kıvrıl hüviyetimin kurak coğrafyalarına. Acıya tok bedenime doğur yüreğini. Kanamalı olsa öznelerin düşür cümlelerini öksüzlüğüme. Ağlamaklı sesinle kaybolsun karanlıklarım. Seni büyütürken sol yanımda, uykusuzluğum kanasın. Toprağa dönmüş ellerim seninle yeniden rengarenk balonların peşinden koşuştursun. Tökezleyen gölgelerim varlığınla güneşe vurulsun..Üç vakte kadar düş avuçlarıma..

Önce umut ol umutsuzluğuma…
Sonra da gül ol kuru dallarıma..
En son Elif ol yüreğimin kepenk vurulmuş yalnızlığına..

Adresini yitirmiş gençliğime sunulmuş bir hediyenin mucizevi sevinci ol. Gün doğumu sancılarına tanıklık eden çocuksu yanımın gülümseyen yanı ol sen. Her bayram arifesinde babama giden yollarda yanımda ol. Yüreğimi büktüğüm mezarı başında beni topraktan kaldıran ol. Kemikleri sızlamasın diye avuçlarıma damıttığım gözyaşlarımı sil yüreğinle. Ketum halimle susarken sen babamın ellerinden tut. Gözlerini ser soğuk gölgelerine.Çınar ağacına diz çökmüş bulutsuzluğun güneşe bakan yüzü ol sen. Kaldır beni dünyaya getiren adamın toprağa kök salmış halinden. Ya da bırak beni bana.. Ama hayır hayır.Tut ellerimden. Çevir yüzümü aydınlığa. Yüzünden yüzümü koparamam. Senin için seccademi gözyaşlarıyla yıkamadan kapatamam ömür sahifemi.

Bana vaat edilmiş mucizenin baş kahramanısın sen. Sen bozkır sabahı düşlerimin son durağısın. Ellerini uzat bana. Ya dol avuçlarıma ya da vur beni karanlığıma. Methiyeler düzeyim yüzündeki beyaz duvağa..Gülüşlerimi süreyim avuçlarında belirginleşen aydınlığa..Eşkalini çizemediğim kadere boyun eğmeden vurulayım saçlarına.. Ezberimi yitirmeden hak ettiğim tüm zamanı sana devredeyim. Kimliğim elimden alınmadan düş artık hüviyetimin boşluğuna. Gömleğimin yırtık yanına dolsun dilsiz varlığın. Rüyalardan ibaret olan düş’üm artık zamanın karnından avuçlarıma doğsun..

Sen doğ yeter. Sen varol yeter. Nadasa bırakılmış coğrafyalarıma bakıp korkma avuçlarıma süzülmekten. Sen gülümse gözlerimin badiresi bir türlü bitmez yarınlarına..Yüzüm Yusuf’un gözlerinde yitip giderken sen Nuh’un gemileriyle dön kıyılarıma. Gelmen için ölmemi bekleme..Erken ya da geç düş kollarıma. Zaman testisinin dudakları susuzluktan çatlarken sen bakir topraklarımda filizlenen tomurcuğum ol. Hadi durma sancılarımda. Kırık aynalarımda tara saçlarını. Dualarımın kıblesine döndür avuçlarını. Kabulü dudaklarında saklı amin’lerin sesi ol.. Mavi kubbenin altında susmayacak ezanın dinginliğinde vereyim adını. Sussun efil deyen rüzgar..Dönsün bıçağın yüzü toprağa. Lâl olan dilim yansın senin adını sayıklarken. Gülüşlerin düşerken güllerin dallarına rukü’ya yönelmiş dizlerim doğrulsun Kudüs’e..Ayak uçlarıma savrulsun âmâ gençliğim. Doğumunla kurtulsun kelepçelerden ketum dilim. Baharlarla müjdelensin gelişin. Filistin’ e revâ görülen sancılarda büyümek vaat edilse de sana gözlerin hep Yusuf gözlü aydınlıklarda anılacaktır. Hadi gel..Bekletme seni bekleyenleri..Yankılansın odalarım sesinin dilsizliğinde. Bu bedenin aslı suretine yenik düşmeden sen vurul geleceğime. Tevekkül dağlarına bıraktığım duaların kabulüne iştirak et şimdi. Vakit; sessiz harflerimden düşüp seninle yeniden kurmak alfabeyi umut sadeliğinde..Bir gül büyütmek kökleri bakir topraklarda Elif tazeliğinde…

Gözlerindeki aydınlığa vurulduğumdan beri
Karanlıklara dargınım ben..
Sana susadığımdan beri
Seccademdeki gözyaşlarımla kavgalıyım ben..
Çözül bağlarından..
Kurtar kendini karanlıklarından..
Gökyüzüm hazır,
Sal gökyüzüne renkli balonlarını..

Sen düşsüzlüğümü yağmaladığından beri
Ezberimi yitirdim..
Düştüm sesli harflerimden…
Hadi doğrul rüku’lardan..
Dualarımın kıblesine döndür yüzünü…
Kurtul Yusuf’un düştüğü zindanlardan..
Gök kubbe hazır…
Mavi bilyelerini saklayan bu adam hazır..
Her şey tamam
Çözül bağlarından..
Doğ karanlıklarıma..
Vakit tamam.
Yüreğime uzat dua kokan avuçlarını…




gιzℓι ιη¢ι


αуℓαя∂αη αğυѕтσѕ / кυятαя вєηι " вєη∂єη "

  





Aylardan Ağustos / Kurtar Beni " Benden "

" Kan çanağı gözlerimde hüzün yine var oysa aylardan Ağustos..”

Başaramadım yine..Bir türlü anlatamadım “ bendeki seni” .. Bir türlü ispat edemedim sana beni diri diri öldüren kadını bende içimde öldürdüğümü. Bir türlü önleyemedim benli soru işaretlerini. Oysa gözlerimi görmeden yüreğini bana kurban olacak delice seviyorsun beni..Düşüyorum yine kanamalı cümlelere..Üşüyorum. İliklerimde Şubat soğuğu..Oysa aylardan Ağustos.Sıcaklığıma dudaklarının serinliğini getirirdin sen..Ne oldu bilmiyorum.Boynum eğik yine..Belki de suçluyum. Suçluyum çünkü bir türlü anlatamadım “ bendeki seni”. Gösteremedim adının yüreğimde ne kadar büyük yer kapladığını..Cümlelerimi yuttum sustum şimdi. Düştüm yine ulu orta..Yırtıldı gömleğim.İlmek yine geçti şah damarıma. Yuvarlandım avuçlarına. Sığındım duasını unutmuş bir çocuğun avuçlarına. .Biliyorum suçlu benim. Aylardan Ağustos…Susmalıyım ben..Her sene olduğu yine hüzün sobeledi beni..Oysa sana bir şey yazmaya gelmiştim. Karanlık sokaklarımı aşıp gelmiştim. Bu akşam sana özlemlerimi anlatmaya gelmişken bir anda düştüm dudaklarından...Bilmiyorum ne oldu beni öldüren kadını hala özlediğimi söyledin.Sustum..Yutkundum Hangi insan özler ki kendini toprağa diri diri gömeni ? Hangi insan katilini delice sevebilir ki ?

Ben bu satırları sana yazarken sen “ istediğin gibi özgürsün; belki bir gün beni de özlersin başkasıyla “ cümlesini bıraktın ağlamaklı suretime. Başaramadım yine bir kadını mutlu etmeyi..Seni severken başka birisini özleyecek kadar küçülmedim ben. Sen bende hala büyüksün..Sen her zaman “ bir gün seni unutacağımı “ savunsan da ben senin umutlarında olacağım. Sen neşter vur kalbine. Seni hiç sevmediğimi, sana binlerce yalan söylediğimi dikte yüreğine. Dilin söylese de bensizliğimi, kalbin hep beni yaşayacak..Bil ki; avuçlarım yüzünü duaya dönmüş halde. Yoksa vururum kendimi yağlı ipe. Sana anlatmıştım kalın ipin evimizin neresinde olduğunu. O kadar basit ki ölüm..Ama ben yaşayacağım. Seni sende yaşayacağım. İnatla..Sabırla..Biraz da susacağım. Ama avaz avaz bağıracağım seni...Sende yaşacağım biliyorum. Tıpkı bende yaşayan sen gibi…

Aylardan Ağustos…Karlar yağıyor saçlarıma. Gözlerimi neden kan bürüdü benim. İçimde bir kız cocuğu çığlıklarda. Kanamalı bir yürek var içimde..Düşlerim ağır yaralı. Yine tökezledim.Yine sobelendim…Az kalmıştı doğum günümde “ senin sesinle “ uyanmaya. Ne kalmıştı ki 29 Ağustos’ a..Ramak kalmıştı doğum günümde verebilecek en güzel hediyenin sen olduğuna…

Geriye dönüp tek bir soru sormuyorum bunlar neden olduğu diye..Sadece gitme diyorum..Gitmeyeceğini bile bile gitme diye sesleniyorum. Biliyorum bu satırları okurken dudaklarını kanatacaksın. Biraz da sesli susuşlarda kanayacaksın. Adımı çığlık çığlığa haykıracaksın..Dur gitme..Hayat testisinden üzerime akan umutları toplama zamanı. Dur gitme. Uzat ellerini.Başım düşmesin toprağa..Ama söz sevgili..Doğum günüme kadar buralardayım..Ölmeyeceğim sesini duymadan. Gitmeyeceğim Cehenneme doğum günü sabahı yüreğinle uyanmadan. Gitmeyeceğim..


Hatırlıyor musun senden önce kör topaldım ben, denizlerinde yürüttün beni. Yarı çıplak gövdeydim ben , yüreğinin sevda gömleğini giydirdin bana.Dilsizdim..Umut cümlelerini doladın dilime..Tanımsızdım bir o kadar hüviyetsiz...Kimliğini “ mevcudiyetime “ adadın sen..Senden önce yoktum.Vardım da yoktum aslında..Ya da sureti “aslına “ teveccüh eden bir adamdım ben. Gölge oyunlardan bir figüran. Adressizdim. Sokaklarım yoktu kaldırım taşlarımdan öte..Ama sen yüreğinin başkentinde ağırladın beni..Şimdi bu sevdayı çıktığı komadan çıkarma zamanı. Tut ellerimi bulutları tutar gibi. Kapat gözlerini..Sabah uyandığında hiçbir şey olmamış gibi sesime uzan..

Biliyorum..
Anlatamadım; sana “ bendeki seni “…
Gösteremedim; adının yüreğimde ne kadar büyük yer kapladığını…
Susturamadım; vadesi dolmuş sağanaklarımı.


Gecemi gündüze çeviren kadın;
Yukarıdaki tüm olumsuz yüklemlere inat,
Ağustos sancısı tutmuş gözlerime inat,
Kurtar beni " benden" ..
Çevir yüzünü aydınlığıma..

Çünkü;
Ne ben sensiz yaşayabilirim,
Ne de sen bensiz nefes alabilirsin..."

Çünkü senle ben ; Umudun avucunda Cennet kokan NEFES'İZ..

Çünkü benle sen ; Elif'in dalında taze FİLİZ'İZ..

Çünkü senle ben ; BİR’İZ…BİZ'İZ...


                      gιzℓι ιη¢ι ѕρα¢є             

∂üşℓєя∂є ѕєν∂ιм ѕєηι

 

 

 

 

Düşlerde sevdim seni söyleyemedim
Sessiz öptüm nefesini söyleyemedim

İnsanın içini en çok yakan şey söylenemeyen sözlermiş meğer. Sana söyleyemediğim her söz acı bir yumruk gibi boğazımda. Sana her baktığımda kalbimi avucuna alıyorsun, sesini her duyduğumda biraz daha sıkıyorsun avucunu, yüreğim sıkışıyor sesini duyduğumda. Kaçmak istiyorum senden, senin sesinden, senin gözlerinden kaçmak istiyorum, bırakmıyorsun. Bilmeden tutuyorsun beni. Bilmeden sevdiriyorsun. Bilmeden acılar veriyorsun yüreğime. Bilmeden Öldürüyorsun.

Sana ben hayaller düşler büyüttüm
Sana ben gözümde yaşlar büyüttüm
Sana ben hummalı aşklar büyüttüm
Söyleyemedim


Yanı başında olabilmek isterken delice, sana bakmak isterken, seninle konuşmak isterken, sana dokunmak isterken, sana yakarken yüreğimi, sana baktıkça acı çekiyorum. Gözlerin ölümüm oluyor.

Sana baktıkça yıkıla yıkıla ölüyorum. Sen bilmesen de, ben biliyorum.

Şarkılar yazdım sana okuyamadım.

Şarkılar yazdım sana okuyamadım
Hep yanımdaydın oysa dokunamadım.

Hep yanımdaydın oysa dokunamadım

Bir gün sen de bileceksin, biliyorum. Bir gün söyleyemediğim bütün sözler yol bulacak yüreğimden gözlerine. Yüreğim yol bulacak yüreğine. Biliyorum, bir gün uzattığım ellerim buluşacak ellerinle. Bilmekle yetiniyorum. Sensizlikte seni sevmek yüreğime yetmese de, gözlerinde yabancı olmak gözlerime yetmese de, uzandığım boşlukta seni hissetmek ellerime yetmese de yetiriyorum. Seni sevmekten vazgeçmemek için kendimi bitiriyorum. Yokluğunda seni var etmeye çalışırken, varlığımda yok oluyorum. Bitiriyorum kendimi bizi başlatmak için. Seni çok seversem duyarsın sanıyorum. Yüreğimin çığlıklarından kendimi duyamıyorum.

Sana yüreğimi duyuramıyorum.

Sen bilmesen de ben biliyorum.

Sana ben hayaller düşler büyüttüm
Sana ben gözümde yaşlar büyüttüm
Sana ben hummalı aşklar büyüttüm
Söyleyemedim

Sana ben hayaller düşler büyüttüm
Sana ben gözümde yaşlar büyüttüm
Sana ben hummalı aşklar büyüttüm
Söyleyemedim


Gözlerimden gitmiyor bakışın. Gülüşüne bakarken gülüşünü özlüyorum. Bana gülmeni istiyorum sadece. Benim için gülmeni. Gülümserken küçülen gözlerine aşık oluyorum durup durup. Durup durup seni seviyorum.

Sen bilmesen de ben biliyorum. Sen sevmeden de ben seviyorum.

Sana ben şiirler sözler büyüttüm
Sana ben baharlar yazlar büyüttüm
Sana ben hummalı gizler büyüttüm
Söyleyemedim

Sana ben hayaller düşler büyüttüm
Sana ben gözümde yaşlar büyüttüm
Sana ben hummalı aşklar büyüttüm
Söyleyemedim

gιzℓι ιη¢ι

кαℓвιм α¢ıуσя...

 
 
gιzℓι ιη¢ι ѕρα¢є

Image Hosted by ImageShack.us


Kalbim acıyor ..
Mutsuzluk, umutsuzluk ve adını koyamadığım duygular bedenime, yüreğime ve de ruhuma yapışmış durumda. Kurtulmak istiyorum hem de bir an önce. Ama bırakmıyor beni bu duygular ..



Hani bazı anlar vardır, Bağırıp, çağırıp, bir şeyler anlatmak istersin, ağlamak istersin deliler gibi, hıçkıra hıçkıra gözyaşlarının özgürce akmasına aldırmadan, ya da bir omuza yaslayıp da başını ağlamak istersin ama yapamazsın ya. Ya da alıp başını gitmek başka diyarlara, ya da ne bileyim, alıp başını saatlerce yürümek istersin, ayaklarının seni sürüklediği yere İşte ben o durumdayım şu an ..



Ve bu durumda tek başına olmak …
Kanadım, kolum kırık şu an. Bir şeyler eksik …
Yanımda olsan… Ne kadar iyi gelirdi şu an ruhuma, kalbime. Ama yoksun. Ne içler acısı bir durum aslında benim için. Anlıyorsun ki, hayatta hep tek başınasın, bunu kabullenmek gerekiyor. Kabullenmek istemesen de … Gerçek … Acı gerçek … Hayatın ta kendisi …



Ruhum bedenime sığmıyor, isyanlarda. Taşmak, önüme çıkan ne varsa çarpmak istiyorum. Çarpa çarpa ufalıp, yokolup, bitmek için …

Feryatlarda yüreğim, avaz avaz bağırıyor, ama kimse duymuyor.
Nafile …

Ağlamak istiyorum, gözyaşım bitene kadar … Gözyaşım; ruhumu, kalbimi bulunduğu durumdan kurtarıp, temizleyene kadar … Yepyeni, huzurlu, mutlu bir ben ve yanımda sen olana kadar…

Varsın ağlayışım aşktan olsun, Ne kadar sürer bilmem ama yıllarca sürse bile;
Ağlayacağım … Ağlayacağım ..

Yanımda sen olana kadar ..

 

gιzℓι ιη¢ι

кєηαя ѕüѕü σℓѕυм нαуαтıη∂α...

 
 
 

 

Image and video hosting by TinyPic
 
Senin bir hayatın vardı, planların, zamanların vardı. Benimse hiç bir şeyim yoktu senden başka. Senin hayatında, senin planlarında, senin zamanlarında yaşadım sessizce. Orada olduğumu unuttuğun zamanlar olduğunda bile, kırılmadım sana. Sadece sevdim. Hep sevdim. Çok sevdim seni. Sessizce, hayatını izlerken, yaşadıklarınla yaşadığımı zannederken, sadece sevdim seni. Başka bir şey de elimden gelmedi.

Kenar süsü oldum hayatında,
Yani olmasam da olurdu.


Sen mutlu olduğunda benim de mutlu olmam gerektiğini düşündün, ben de mutlu oldum. Hayallerimin ne kadar farklı olduğunu umursamadım. Hayallerimi umursamadım. Senin yanında olduğum sürece hiç bir şeyi umursamadım. Beklediklerim, istediklerim, düşündüklerim o kadar önemsizdi ki senin için; benim için de öyle oldu zamanla. Sadece yanında olmak, sadece sana bakmak, sadece sana dokunmak yetti. Ya da bana öyle geldi.
Sen mutsuz olduğunda ben çekildim kabuğuma. Seni rahatsız etmemek için. Seni daha da mutsuz etmemek için. Tek önemli olan senin mutluluğun olduğu için...

Rezil ettim kendimi,
Dağıttım
İçtim
Düştüm

Hayatım ellerimden kayıp giderken, ben senin hayatını süslemekle meşguldüm, fark edemedim. Yaşamımın gerisinde kalan zamanlarımın, en güzel zamanlarım olduğunu fark edemedim. Bir gün pişman olacağımı, o zaman çok geç olacağını bilemedim, vazgeçtiğim hayallerin bir daha asla gerçekleşemeyeceğini düşünemedim. Sadece sevdim seni. ÇOk sevdim. Başka türlüsü de elimden gelmedi.
Kenar süsü oldum hayatında. Hiç bir şeyin olamamaktansa.

İçimdeki notayı, dinlediğim hiç bir şarkıcı tam basamadı...
Ruhum detone oldu...
                                  gιzℓι ιη¢ι  ѕρα¢єѕι

 

уσкѕυη

 

 

 

İlk defa birisine yani sana bu kadar nefret duyuyorum.Sevgin yüreğimde ama nefretinde içimde...

Ne güzel başladı herşey'Beni seviyordun ve sık sık bana o tatlı sesinle seni seviyorum dedin.Sonra?Niye bitti sevgin?Belki hiç sevmedin beni,kendinide beni de kandırdın.Ama artık yeter!

Sana olan nefretim hergün bir parça artıyordu.Seni severken bile.Ama sesini duyunca unutuyordum herşeyi ve istediğin ben oluyordum karşında.Konuşmak istediklerimi konuşamıyor,isteğin doğrultusunda hareket ediyordum.Tutsak ettin beni kendine.Ve seninle konuşan,sana o sözleri sarf eden ben BEN DEĞİLDİM.Hayır hayır!Değiştirmiştin beni baştan sona.Sen ne istiyorsan yapıyordum.Neden?Çünkü seni seviyordum ve kaybetmek istemiyordum.Sonradan anladım ki sen sadece hayaller dünyasında ben olmadan yaşadığım bir sevdaydın.Hiç farkında değildin ama kişiliğimi değiştirdiğin benle yaşadın ne yaşadıysan.Asıl ben kayboldu ortadan.Çünkü sen onu sevmeye cesaret edemezdin.Beni sevsen bırakamazdın çünkü...Yüreğim seni öylesine sarardı ki artık hiçbir yer bu kadar sıcak gelmezdi sana...Ama sen istemedin.Çünkü gideceğin baştan belliydi.Biliyordum birgün beni kolu kanadı kırık bırakıp gideceğini...Yinede sevdim seni...

Artık sesini duymuyorum,duyuyrmuyorsun.İstemiyorum artık.Ellerimi her açtığımda benim ol diye dua ediyorum ama öyle nefret doluyum ki...Ağzımdan dökülen sözcükler istemiyorum diyor,kalbimse sen diye atıyor.Ne yapacağımı şaşırdım.Nefretim bile engel olamıyor seni sevmeme!Sevsem neye yarar?Sen belki hala onu seviyorsun.Belki değil onu seviyorsun.

YETER!YETER!YETER!Çık hayatımdan.Neyimsin ki zaten benim?Arkadaş,dost,abi?Hiçbiri değilsin.Çünkü beni nasıl sevdiğini bile bilmiyorsun.Ben belirsizlikleri istemiyorum hayatımda.Ne olursun ya gel ya GİT!!!Nefret ediyorum senden.Gelsende gitsende değişmeyecek.Sen benim NEFRETİMSİN...

gιzℓı ιη¢ι

уαşαм

 

Bilirim ki aşkın bahçesinden bir gül koklayan, şeyda bülbül olurmuş. Bilirim ki aşkın pınarından bir damla içen, ömrünce sarhoş gezermiş. Bilirim ki kavuşmak olmasa sevdalılar, ağlayı ağlayı kör olurmuş."

Biliyor musun, iki gözüm; bugün ayın kaçı? Hangi mevsimdeyiz? Bahar mı, kış mı, sonbahar mı, yaz mı; inan farkında değilim. Sıla ne yana düşer, gurbet ne yanda? Nerdeyim, nasılım? Bilmiyorum.
Derdim, kederim ne ? Biliyor musun yanıtını?... Neşemi, sevimcimi, yaşama gücümü yitirdim. O coşkulu, mutlu, umutlu günlerimi ne de çok özlüyorum. Öylesine bir özlem ki bu; ne sen sor, ne ben söyleyeyim. Sevdiklerim, özlediklerim ve bana dost olanların her biri başka bir yerde; hiç birine kavuşamıyorum.
Dalları fırtınada kopmuş bir ağaç gibiyiz iki gözüm. Her dalımız bir sınır boyunda, her yaprağımız bir ülkeye savrulmuş. Bir yanımız vizeli, bir yanımız kaçak. Çocukluğumu, ilk gençliğimi, geçmişimi, memleketimi velhasıl eskiye ait herşeyimi nasıl özlüyorum biliyor musun? Özümü özlüyorum, özümü.....Kendim olabilmeyi, sözümde durmak için verdiğim çabayı, kendime dürüst olmak için kendimle olan mücadelemi, özümle barışık yaşamayı özlüyorum. En iyi sen bilirsin, bir huyumu terk etmek için sarf ettiğim gayreti. Doğaya, insanlara, hayvanlara, çocuklara olan sevgimi, tutkumu ve yüreğimdeki ateşi, dimağımdaki tadı da en iyi sen bilirsin.
Zaman geçiyor, hayat geçiyor, ömrümde akşam çanları çalmaya başladı bile. İnsanın mutlulukları, heyecanları, hayatı, yaşadıkları geride kalıyor iki gözüm. Bizim gibileri yıllar geçtikçe daha bir duygusallaşıyor. Toplumların gittikçe bencilleştiği, duyarsızlaştığı dünyamızda olup bitenler beni hüzünlendiriyor. Acaba bu durumun bilincinde ve farkında olan çevremizde kaç insan var ? Binbir düşünce üşüşüyor beynime. Anılarla, özlemlerle boğuşmak beni yıpratıyor. İç acısıyla dolu, yaralı, bin yerinden vurgun yemiş bir gönülle acılara karşı umarsız olmaya çalışıyorum ama olmuyor. Belki bir gün son bulacak ufuklarda solar hüznümüz. Hala bir şeyler bekleyerek bulutsu bir sise gömülüyor her şey.
Şimdi ise, gülmek-ağlamak arası monoton bir hayatın girdabında kaldım. Üzerime ölü toprağı serpilmiş gibi. Silkinip çıkamıyorum. Gün ışığına, suya hasret bitkiler gibi tatsız ve tuzsuzum. İşte şimdi böyle bir insan oldum iki gözüm. Gayesiz ve huysuz . Evden sokağa her çıkışımda, penceremden dışarı her bakışımda, karabasan gibi çöken sis ve karanlık dokunuyor bana. Oysa ışık umut, umutsa hayat demektir. Ben mi o ışığı yitirdim, yoksa o ışık mı beni; bilmiyorum.
Nedense hep geçmişe bir özlem duygusu büyüyor içimde... İşte böyle iki gözüm. Hangi gündeyiz? Bugün ayın kaçı? Hangi mevsimdeyiz ? Bilmiyorum. Bilsem de, benim için artık hiç bir önemi yok..........
Uzun yıllar önce sevdamı yüreğime yükleyip geldiğim bu yabancı ülkede, koynunda volkanları taşıyan bir dağ gibi sustum. Suskunluğumu delicesine haykırmak isterken, içime ağuları akıttım ve öylece sustum. Kara bir diken gibi yuttum ve içime yığılıp öğlece kalakaldım. İçimdeki yangını, yüreğimdeki yarayı, gözlerimdeki damlayı sorma. Hasretlere dayayıp başımı, hüzünle geçip giden günlere, gecelere döndüm sırtımı iki gözüm. Yorgun, yetim ve yaralı. Gönlümün duvarına kocaman bir sevda resmi çizdim, bir de ateş yaktım ocağıma dağ gibi.Ki, okyanuslar söndüremez.
İnsanlar, var olalı beri kabullenmiş sevdayı. Herkes kendi sevdasının Mecnunu; kendi hasretinin delisi olmuş. Kendi hikayesini, kendi sevdasını en büyük sanmış ve saymış; büyütmüş yüreğinde dağ dağ. Sabır sabır beyninin gergefine işlemiş. Benim sevdam da benim için dünyanın en büyük, en kutsal sevdası....
Ben ki, sevdanın çöllerinde ayrılıkların en büyük hasretini çektim Leyla ‘mın. Ferhat oldum dağları deldim. Kerem oldum yaktım kendimi. Pir Sultan oldum asıldım, Nesimi oldum yüzüldüm. Kavuşmak için gönlümü yollara düşürdüm. Horlandım, ezildim, hakaretlere, işkencelere maruz kaldım.
Yüreğimdeki yangını, gözlerimdeki hicranı sorma iki gözüm. Acılarımı kimsesizliğime yükleyip, uzayıp giden yollara düştüm. Yorgun, yetim ve yaralı. Aşık oldum, yaktım kendimi. İçimde bin yangınla çıktım yola. Sevgilime şiirler yazmak, şarkılar bestelemek, türküler yakmak en büyük ibadetimdi. Kavuşmak ise en inanılmaz hayalim.
Bilirim ki aşkın bahçesinden bir gül koklayan, şeyda bülbül olurmuş. Bilirim ki aşkın pınarından bir damla içen, ömrünce sarhoş gezermiş. Bilirim ki kavuşmak olmasa sevdalılar, ağlayı ağlayı kör olurmuş.
Aşk olmasa iki gözüm, içimde biriktirdiğim bu yangın olmasa, dolmasa iliklerime aşkın hasreti, bu yangın yüreğimi sarmasa, avuçlarımı yakmasa bu ateş, akar mı damarlarımdaki kan! Bir gün kavuşmak hayali olmasa, nasıl dayanılır bu yaşama, bu kimsesizliğe, bu gurbete, bu hasrete iki gözüm, nasıl?
sorma
ben kimim, adım ne, nereden geldim
kim açtı bu kahrolası çukuru yüreğimde
kimi sevdim, kime özlemim
kaç yıl sevda doldu iliklerime
kaç yıl eksildim.
tut ki, bir pınarım suyu kesik
akamadım nazlı nehirlere tut ki
susturulmuş binlerce türkü
bastırılmış binlerce acıyım
baştanbaşa aşk ve ateş
tut ki, incinmiş bir gülüşüm
gecikmiş bir düş
bir ateşin çemberinde
yarım kalmış sevinçler kanayan
tut ki, kar altında sevincim
bütün mevsimlere küsmüşüm
kanadı kırık bir serçeyim tut ki
dağlarda koparılmış kınalı bir çiçek
ateşin zulmünü gördüm
suyun ihanetini
baştanbaşa aşk
baştanbaşa hasret
susturulmuş
milyonlarca türküyüm
bir sarı çiçek
bir sarmaşık belki
çözer dilini yüreğimin
ihanetlerin kilitlenmiş
gιzℓı ιη¢ι

υѕαηç

 
Neden bu kadar çok sevdirdin kendini yar ? Neden...Gittin ama hala içimde kanıyor adın.. Unuttun ama hala içimde kırılıyor hatıraların... Neden bu kadar çok sevdirdin kendini ? Adımı dudaklarına almazken, niye ben hala senin adınla başlıyorum sensiz sabahlara ? Niye ? Sen sevgimi pişmanlıklar tek tek yakarken, ben niye hala gülüşlerini katıyorum puslu yarınlarıma ? Niye.?. Senle başlayıp benle biten cümleler kur bana…


Gittiğin halde niye kanıyor kelimelerim ? Neden sevgili.? Sana ne yaptım ben ? Sana ne yaptım ki bu ayrılığı, bu sessizliği reva gördün bana ? Seni sevmekten başka ne yaptım sana ? Geleceğini mi çaldım, hayallerini mi kararttım..? Seni sevmekten öte, yüreğimi sana vermekten öte sana ne yaptım ki. ? Neden kadar sevdirdin kendini sevgili ? Neden ?

Ben bu satırları gözyaşımda tasdiklerken, sen sıradan bir yazıymışçasına yüreğinle susacaksın. Ahizeyi kaldırıp sesinden “ iyi misin “ cümlesini geçmeyecek bir merakı bile hak etmedim değil mi ? Hadi söyle…Ahizeyi kaldırıp bir iyi hal sormak bile bu kadar zor mu sevgili.. Aşk kelimeleri istemiyorum artık.. Sadece telefonda söylenilecek en küçük bir kelimeyi bile duymaya razıyım. Yeter ki senin yüreğinin sıcaklığını taşısın kelimeler..

Hiç gelmeyeceksin biliyorum..Sen olmayacaksın ama güneş hep sensiz inecek perdelerime. Baharlar gelecek avuçlarıma.. Ama hep sen bende kanayan yara olacaksın. Senden sonra hiç kimseyi sevmeyeceğim . Hep senin gülüşünü anımsayacağım. Hep senin sözlerini..Sana ait bir şeyler arayacağım…Ama hep vazgeçeceğim. Seni hatırlatan kelimeler arayacağım satırlarında.. Hiçbir kadını sevmeyeceğim…Çünkü her kadın da seni arayacağım..İşte bu yüzden, seni sensiz yaşatacağım….Sana söz sevgili, seni sensiz büyüteceğim sisi eksik olmayan sabahlarda..

Gittiğin günden beri gözümden tek bir gözyaşı akmadı…Kirpiklerimden akan sadece yüreğimdi.. Sensiz biten her gece yüreğimden bir parça koparıp kapına bıraktım..Bağırdım sensiz gecelere.. Seni bu kadar çok sevdiği için küfürler savurdum kendime.. Yerden yere vurdum kalbimi. Kör bıçaklar biledim yüreğimin senle başlayan kelimelerinde. Susmayı denedim bir de unutmayı..Ama hiçbir zaman ibi “ seni sevmiyorum “ diyemedim..Çünkü, ben seni unutmak için sevmedim ki…

Biliyorum gelmeyeceksin. Hayat boyu sensizlik duracak aramızda. Ellerimiz hep ayrı dağlara uzanacak, sırtlarımız hep ayrı duvarlara yaslanacak.. Ve biliyorum bu satırları okurken “ ben sana hiçbir zaman ait olmayacağım “ cümlelerini haykıracak yüreğinBiliyorum, sevdigim her kadın biraz sana benzeyecek. Gözlerinin içine baktığımda “ senin gözlerinin “ olmadığını görünce ölmeyeceğimi sanıyorsun…Offf lanet olsun ki senden bir daha yok ki.. Hiçbir zaman senin gözlerinde izleyemeyeceğim hayatı.. Hiçbir sabah senin sesinle uyanmayacağım. Hiçbir zaman omuzlarına başımı yaslayıp şiirler okuyamayacağım sana ….Kıyılarıma hep sensizlik vuracak…

Biliyor musun seni en çok akşamları özlüyorum. Karanlık odamın ışıklarında senin gözlerin olmalıydı. Akşam iş dönüşü demir kapıda sen karşılamalıydın beni, dört duvar yalnızlığı değil ! Yorulmuş bedenim senin gülüşünle dinlenmeliydi. Huzur kokan ellerinden içmeliydim bir yudum suyu, senin gözlerinde bilmeliydim gül kokulu mutluluğu…Ama işte yine sensizlik var perdelerimde…Uykularım darmadağın..Göz çukurlarım hep ıslak…Yollarım ise hep sana ırak…Söyle bana sevgili neden bu kadar sevdirdin kendini ? Neden ?....
 
gιzℓι ιη¢ι
 
 
 

gєя¢єктєη ѕєνмєк

 

Her şey senin için sevgili. Gururumu ayaklar altına alıp; geleceğin günün umuduyla beklemelerim, beklerken yaşadığım sıkıntıları sineye çekişim, hayallerimi ıslatıp gecenin morumsu dalgalarında; umutlarımın üstüne paspas çekişim; geleceğini hazırlamak için çaba sarfedip yorulmalarım ve bir cümleye sığdıramadığım tüm acılara katlanışım, hayata dair sana güzellikler sunabilmek ve seni bir ömür mutlu kılabilmek adına ne varsa omzuma yüklenişim, hepsi senin için!..

Bu zamanlar içinde; yaşamı uyku ve iş arasında sıkıştırmışken; düşlerimi senin olduğun bir anda yaşamak ve işimi senin dünyanı hazırlayabilmek için en iyisini yapmaya çalışarak geçirdiğim anlara sığdırırken; sen bir dakika bile aklımdan çıkmıyorsun ve ben peşinde seyyah olan ruhumun yanına tüm bedenimi yoldaş kılıp seni düşünüyorum. Çünkü bugüne kadar hasret kaldığım; sevgi, mutluluk, aşk; sıcak tebessümler ve seninde içinde olduğun hayallerin gerçekleşmesi; aklına ne gelirse hepsini sende bütünleştirdim. Sende bulacağıma inanıyorum ve ben dünyamı senin olduğun bir gezegenin tam kalbinde kurdum. Yağmur yağıyor dışarıda sevgili; bilirsin çok severim yağmurda yol almayı ve o hüzün damlalarıyla buluştukça tenim; hayat denilen çamurlu yolda üstüme sıçramış ne kadar pislik varsa hepsinden temizlenmişçesine rahat hissederim. İşte öyle bir geceydi bu gece; önce demli birkaç bardak çayla-sanki seninle karşılıklı içiyormuşçasına bir hayal içinde- dinlendim; yol boyunca “Ah Sevgili” diyerek yağan yağmurla temizlendim ve şimdi sensizliğin kol gezdiği, yokluğunun eşkıya kesildiği, kimsesizliğimin; ıslak sokak kedileri gibi kendini üşümüş bulduğu bir odada seni yaşayarak, bir parça mutluluk kırıntıları biriktiriyorum yüreğimde… Yarın bana güç verecek bu kırıntılar biliyorum. Bugünün acılarını yarınınkilere ekliyor; derviş hırkası giymiş bir beden, ruh edasıyla sabır ediyorum.

Özledim be gülüm, hayalinin iri gözlerinde kendimi bulmayı özledim, seni şiir tadında görmeyi özledim; hasretinle yanmalarımın sıcaklığını ve sende ne bütünleştirdiysem hepsini sende yaşamayı özledim. Hayalin senden mi öğrendi vefasızlığı? Beni böylesine özlemler içinde kıvranırken görmemek, acı çektiğime şahit olmamak için mi gelmiyor yanıma eskisi gibi? Düşüncelerim, düşlerim ve ben o kadar dağıldım ki sevgili, cümlelerimde olmasa varlığın; kendimi bulamasam hayalinin güzel gözlerinde ne yapardım, bilemiyorum.

Canım; ne olur artık sensizliğin soğuk koynunda özlemlere mahkum bir ruh olarak çaresiz bırakma beni, sana çok ihtiyacım var ve ellerinin sıcaklığını bulurken ellerimde; sen yanımdayken seni özlemenin hazzını çok görme bana da; şu ıslak caddelerde, kimsesiz köşe başlarını bir bir dönerek; ad

 

ımlarını aşkla atıp, karanlık gecelerin içinde yok olan sensiz sokaklara izini bırakarak gel bana….

Ötesi yok yokluğunun ve ben artık yokluğuna dayanamıyorum. Cümlelerin son bulduğu anlardayım şimdi… Yine yoksun… Söz bitti!...


»»-(¯`·.·´¯)-» gιzℓι ιη¢ι «-(¯`·.·´¯)-««

ятıк уαzαмıуσяυм ѕєνgιℓιм ѕαηα


 

izi5i7i7.gif picture by Kleinheinz 

51zknp[1]

Artık yazamıyorum sevgili sana

İçimden gelenleri dökerdim ya kağıtlara sayfalarca seni anlatırdım, artık yapamıyorum.. neden diye soruyorum deArtık yazamıyorum sevgili sana

İçimden gelenleri dökerdim ya kağıtlara sayfalarca seni anlatırdım, artık yapamıyorum.. neden diye soruyorum derin bir düşüncenin ardından bile cevabını bulamıyorum

Artık özlemiyorum sevgili seni

Arada bi aklıma geliyorsun , sonra kızıyorum kendime neden hatırladın diye..
sen nasıl unuttuysan bende unutmalıyım seni öyle ya.. birtek bunu istemiştin benden.."YaPmalıyım.."

Artık ağlamıyorum sevgili Güçlüyüm..

tıpkı sen gibi..
Hüzün dolu bakışlarlada izlemiyorum çevremde olup bitenleri
biliyorum inanmıyacaksın ama galiba Unuttum seni
Arkadaşlarım bile şaşırıyor onca çektiklerimden sonra gülümsemeyi yeniden becerebilmeme

Eskiden yolda kimi görsem sen sanırdım ya,heyecandan titrerdim Seni görebilmek için dualar ederdim , Ama şimdi "sakın çıkma karşıma!"
Bensiz yapamazsın demiştin ya hani ; yapabiliyorum galiba

...Ta ki bugüne kadar...
Sesini duymadan geçirdigim 8.günümdü bugün
Neden çıktınki karşıma?
Görmezlikten gelseydin keşke , agzından çıkan o tek Günaydın kelimesini de söylemeden gitseydin..
niye baktın ki öyle gözlerime ?
İçim acıyor canım yanıyor



Şimdi ne güçlü oldugumu düşünüyorum ne de seni unutabildigimi..!!

Beni boşverde sevgili
Söyler miisin sen ne istiyorsun benden ?



Ben zorda olsa vazgeçtim sevgili senden;
Sende neolur vazgeç hayatımı altüst etmekten


rin bir düşüncenin ardından bile cevabını bulamıyorum

Artık özlemiyorum sevgili seni

Arada bi aklıma geliyorsun , sonra kızıyorum kendime neden hatırladın diye..
sen nasıl unuttuysan bende unutmalıyım seni öyle ya.. birtek bunu istemiştin benden.."YaPmalıyım.."

Artık ağlamıyorum sevgili Güçlüyüm..

tıpkı sen gibi..
Hüzün dolu bakışlarlada izlemiyorum çevremde olup bitenleri
biliyorum inanmıyacaksın ama galiba Unuttum seni
Arkadaşlarım bile şaşırıyor onca çektiklerimden sonra gülümsemeyi yeniden becerebilmeme

Eskiden yolda kimi görsem sen sanırdım ya,heyecandan titrerdim Seni görebilmek için dualar ederdim , Ama şimdi "sakın çıkma karşıma!"
Bensiz yapamazsın demiştin ya hani ; yapabiliyorum galiba

...Ta ki bugüne kadar...
Sesini duymadan geçirdigim 8.günümdü bugün
Neden çıktınki karşıma?
Görmezlikten gelseydin keşke , agzından çıkan o tek Günaydın kelimesini de söylemeden gitseydin..
niye baktın ki öyle gözlerime ?
İçim acıyor canım yanıyor



Şimdi ne güçlü oldugumu düşünüyorum ne de seni unutabildigimi..!!

Beni boşverde sevgili
Söyler miisin sen ne istiyorsun benden ?



Ben zorda olsa vazgeçtim sevgili senden;
Sende neolur vazgeç hayatımı altüst etmekten

51zknp[1] 

gιzℓı ιη¢ι

ιη¢ιηιη öукüѕü

 

 

 

incinin öyküsü

Okyanusun dibinde yatan bir istiridye, su uzerinden
akip gecsin diye,
kabugunu acmis. Su icinden gecerken, solungaclari
yiyecek toplayip
midesine gonderiyormus. Aniden, yakinindaki bir balik,
bir kuyruk darbesiyle
kum ve camur firtinasi yaratmis. Istiridye de kumdan
nefret edermis;
zira kum oylesine puruzluymus ki kabugunun icine
kacarsa son derece
rahatsiz olurmus. Istiridye derhal kabugunu kapamis
ama cok gec kalmis;
Sert ve puruzlu bir kum tanecigi iceri girip, ic
derisi ile kabugun arasina
yerlesmis.
Kum tanesi istiridyeyi ne cok rahatsiz ediyormus.
Ama, kabugunun icini kaplamasi icin kendine verilmis
olan salgi hucresini
hemen calistirarak, minik kum tanesinin ustunu
kaplamaya baslamis;
ta ki, nefis, parlak ve duzgun bir ortu olusana
kadar...

Istiridye, yillar yili, minik kum taneciginin ustune
katlar eklemeye devam
etmis
ve sonunda muthis guzel, parlak ve son derece degerli
bir inci olusmus. Karsi karsiya oldugumuz problemler
bu kum tanecigine benzer,
bizi rahatsiz ederler ve niye bize bu derece eziyet
cektirip
asabilestirdiklerine sasariz;
fakat ; ... azmin getirdigi cesaret ve kuvvetle,
sorunlarimizin ve zayifliklarimizin
ustesinden geliriz. ...daha alcakgonullu,
isteklerimizde daha israrli, cevremizdekilere daha
yakin,
daha akilli ve sorunlarimiza karsi daha dayanikli hale
geliriz. ...gizli gücümüzle, yasamımızdaki pürüzlü kum
taneciklerini,
bize kuvvet veren ümit ve ilham kaynagi olan degerli
incilere
dönüstürürüz....

ümitsiz olmayın
ümit SİZ olun....



                                                    gιzℓι ιη¢ι.ѕρα¢є

 

ѕα∂є¢є ѕєν∂ιм ѕєν∂ιм

 

 

 
 

 

Sen benim sevgimi değil ben sana sevgimi harcadım sevgilim!
Ben seni öyle sevdim üstüne alınma sebebi sen değildin. Seni ben sevmek istedim diye sevdim! Sevmek için seni seçtim pişman da değilim!

Ben sende sen dâhil kimsenin göremediklerini sevdim sakladıklarını gizlediklerini sevdim. Ben senin sevilmeye değer bulmadığın taraflarını sevdim. Çirkinliklerini kötülüklerini çekilmezliklerini bencilliğini kinini nefretini sevdim.


Ben senin gün aşırı başka birine dönüşmeni izlemeyi sevdim. Başka bir adama her dönüştüğünde başka bir kadın olmaya soyunup seni bambaşka ama yine sınırsızca sevmeyi sevdim.

Ben sendeki doyumsuzluğu sevdim. Arsız çocuklar gibi “beni daha çok sev” demeni gezdirirken parmaklarımı saçlarında kıvrılıp kucağımda uykuya dalmanı ve en çok da yüzünde beliren o tarifsiz masumiyeti sevdim.

Bir kâbusun orta yerinde sırılsıklam uyanıp yüklenip korkularını tek söz etmeden çarpıp kapıyı gitmeni sevdim.

Gece yarıları tavana diktiğin gözlerine vakitsiz yerleşen kederi ve bir de dudak kenarlarına sinen o içsel devinimlerini görmeyeyim diye pencere kenarlarında dikilip uyumamı beklemeni ve en çok da uyuduğumu sanıp arka odada gizli gizli akıttığın gözyaşlarını sevdim!

Hiçbir şeyden mutlu olamayacak portresi çizerken sen ben seni mutlu edebilme ihtimalini sevdim!

“Sıkıldım artık senden!” derken bile yanımdan bir adım öteye gidemeyişini sevdim.

Sen ağız dolusu küfürler ederken bana suskunluğa sığındığımda sabrımdan usanıp çıldırıp önüne geleni devirip kırmanı sevdim! Hırsını alamayıp kalbimi kırdığındaysa sarhoş olana dek içmek için dışarı çıkıp sabaha karşı yatmadığım uykumdan beni kaldırmanı sahil boyu tek kelime etmeden saatlerce el ele yürümelerimizi sevdim!

Şefkatim ağır geldiğinde kabadayılığa soyunmanı sevdim. Yersiz kıskançlıklarınla ve kuruntularınla zehir ettiğin geceleri bile sevdim.

Üstünde başka kadınların kokularıyla ve zafer sandığın tek gecelik kaçamaklarının vicdan azabıyla kapıma dikildiğinde seni içeri alıp sonsuz bir merhametle sana sarıldığımda gözbebeklerinde beliren o çocuksu şaşkınlıklarını sevdim!

İçinde yanan ihanet ateşinin sıcaklığına dayanamadığında benim de seni aldattığım yalanına kendini inandırmak için çırpındığında vakitsiz beni sorgulamanı sevdim en çok da aslında doğru olmaması için içinden dualar ederken bana inanmayan gözlerle bakmanı sevdim.

Seni bıkmadan usanmadan böylesine fütursuzca sevebildiğim için sana olan sevgimden tükenmek bilmeyen sabrımdan merhametimden ve şefkatimden nefret etmeni bile sevdim!

Ben senin çevrendeki tüm o kalabalığa rağmen içini kaplayan kimsesizliğini sahiplenmek isteğiyle yanıp tutuştuğum sahipsizliğini paylaşmaktan korktuğun yalnızlığını sevdim.

En çok da arınmaya çalıştıkça çoğalan günahlarını bana duyduğun o yapay kini apansız hortlayan saklamaya çalıştıkça eline yüzüne bulaşan o başıboş kederini sevdim.

Ben senin beni başka kadınlarda arayışını sevdim. Bazen beni kıskandırmak bazen kendini kandırmak için başka kadınlara gidişini kazanmak için gittiğin uzaklardan yaralarını sarmam için yine bana dönüşünü yalnız onlara değil bana ve en çok da kendine yenildiğinin farkındalığında arınmak için bana sığınmanı sevdim.

Ben senin çocuksu inatlarını sevdim. Bazen neyi savunduğunu bile unutarak saçmaladığına aymanı sana “haklısın canım” derken aslında içten içe ve sessizce haksız olduğunu kabullendiğini gizlemeni sevdim.

Ben seni şahitsiz sevdim seni tutanaksız belgesiz sevdim. Kafanı karıştırdı korkuttu seni bu sevgi oysa çok basitti her şey; ben seni sevmek istedim diye sevdim!

Beni sevip sevmemen umurumda bile değildi ben seni sevmeyi sevdim ben seni böyle sevebilmeyi sevdim! Ben seni hem senin yerine hem benim yerime sevdim! Ben seni her gün her gece hep başka türlü sevdim.

Benim seni sevdiğim gibi başka birinin seni sevemeyeceğini ve bunun şimdilik farkında olmadığını bilerek sevdim sevgilim! Günün birinde belki benim sevdiğim kadar başka bir kadın daha sevecek seni ama kimse benim sevdiğim gibi sevemeyecek ne yazık ki bu da benden sana kalacak kara bir lanet sevgilim!

Sen benim sevgimi değil ben sana sevgimi harcadım sevgilim!

Ben seni öyle sevdim üstüne alınma sebebi sen değildin. Seni ben sevmek istedim diye sevdim! Sevmek için seni seçtim pişman da değilim!
Seni sevmem için varlığına ihtiyacım yok çünkü ben seni sana rağmen sevdim
gιzℓι ιη¢ι

 

мєктυρ



 

 

 
Sen, belkide bu mektubu sana yazdığımı hiç bilmeden okuyacaksın.
Ben, senin bunu okurken parmağınla yanağına dokunduğunu, gözlerini hafifçe kıstığını, saçlarını ardına attığını görmeyeceğim.

Elimin uzanamadığı yerlere kelimelerimle sokulmaya çalışmamın, kırılgan harflerden kurulmuş görünmez bir köprüden sana doğru yürüken düşmekten böylesine kokrmamın, sana tek bir bakışla anlatabileceğime inandığım ve birçoğunun belki bir ismi bile olmayan birçok duygunun herbirine isimler bulmaya uğraşmamın beni nasıl yaralayıp yorduğunu bilmeyeceksin.

İleride bir gün bana çok karmaşık ve anlaşılmaz görünecek olsalar da, şu anda bana, kendime saplamak için elimde tuttuğum çelik bir bıçak gibi sade ve içmeye hazırlandığım zehirli bir su gibi berrak görünen duygularımın, keskin ve yakıcı tadını onların üstünü örten sözcüklerin altından çıkarıp çıkarmamakta duyduğum kararsızlığı da herhalde sana hiç anlatamayacağım.
Halbuki bütün korkunçluğu sadeliğinde gizli olan duygularım o kadar açık ki..

Yorulduğumda, bıktığımda, yenilginin tam kıyısında durduğumu hissettiğimde, beni sadece bana dokunarak iyileştirebileceğini biliyorum.

Yalnızım..

Kendimi yalnız hissediyorum ki, bu yalnızlıktan da kötü..

Benim yalnızlığımı ve kendimi yalnız hissetmemin yalnızlıktan da kötü olduğunu anlayacak senden başka kimsem yok.

Ve sen de yoksun..
Belkide hiç olmayacaksın..

Sözcüklerden oluşturmaya uğraştığım bir köprüden sana ulaşmaya çalışacağım.

Ve biliyor musun, sen bütün bunları okurken, ben yazdıklarımı şakacı gülüşlerimle reddedeceğim.

Beni birgün görürsen, gördüğünün bu satırları yazan kişi olduğuna inanmayacaksın.

Duyduğum aşkı, özlemi ve bunları duymaktan duyduğum korkuyu güvenli bir duruşun ardına saklayacağım.

Yüzümde satırlardan bir iz aradığında, onlar orada olmayacak.

Sana nasıl yalvardığımı hiç işitmeyeceksin, sıradan bir ''nasılsın'' sözcüğü saklayacak o yalvarışı.

Ama bütün bunlar, bu sahte kibir, bu şakacı gülüş, bu sıradan ''nasılsın'' sözü, bu güvenli duruş, içimdeki sesi dindirmeyecek.

Bütün bunlara hiç aldırmadan bana sarılmanı bekleyeceğim. Bazen benden annenden korktuğun gibi korktuğunu, bazen beni çocuğunu okşar gibi okşadığını görmek isteyeceğim.

Aralarında dolaştığım kalabalıklar içinde benim yalnızlığımı gören ve kendimi yalnız hissetmemin yalnızlıktan da kötü olduğunu sezen bir tek sen varsın.

O kadar sadeki duygularım..

Kırılgan bir köprüden sana doğru yürüyorum.

Sana ulaşamazsam, sesim ve kelimelerim sana değmezse ve sen bana bir daha dokunmazsan, işte o zaman korkarım sonsuz ve sensiz bir boşluğa yapayalnız düşeceğim.

Beni tut, beni herşeye rağmen tut!..

gιzℓι ιη¢ι

ѕαηα αкıуσяυм

Image Hosted by ImageShack.us
Sana akıyorum, hiçbir şey bu akışı geri çeviremiyor. Çünkü sen her taraftasın. Sağımda, solumda, arkamda, karşımda. Ne yana dönsem, ne yana yol almaya kalksam ulaşılacak her noktada sen duruyorsun.
Sana akıyorum, çünkü senin yolunda yürüyorum. Önüme çıkan hiçbir sapak, hiçbir kavşak ilgilendirmiyor beni. Yürümenin en zor olduğu yol bu belki de. Ama tozundan, toprağından, çakılından, çalısından şikayetçi değilim ben bu yolun. Sana ulaşmak için attığım her adımla mutlu oluyorum.
Sana akıyorum, çünkü hayatın akışı kadar doğal sana akışım. Doğa, her cinsin yaşayabilmesi için nasıl kurallar koymuşsa, benim yaşamamın da var olmamın da kuralı sensin.
Sana akıyorum, çünkü sesin de cismin de kuşatmış durumda beni. Senin kuşatmana karşı savunma yapmıyorum. Kalemin bütün kapıları açık. Yıkıcı bir kuşatma olmadığını biliyorum. Böyle bir teslimiyet rahatsız etmiyor beni.
Sana akıyorum, çünkü yüzüne, gözlerine, ellerine baktıkça kendimi görüyorum. Sesine yüklediğin gizli anlamları çözerken hep kendimden bir şey buluyorum.
Sana akıyorum, çünkü paylaşacak daha çok şeyimiz var. Bugüne kadar paylaştığımız her şey, daha sonra paylaşacaklarımızın da habercisi. Hayatın herhangi bir yerinde bir çiçeği birlikte tutup, birlikte koklamak, sonra o kokunun bize verdiği hazla sıkı sıkı sarılmak istiyorum sana.
Sana akıyorum, çünkü bir insanı tutkuyla, beklentisiz, delice sevmenin ne anlama geldiğini biliyorum. Birini böyle seveceksem, bu sadece sen olmalısın.
Sana akıyorum, çünkü seninle yaşamak sonu hiç gelmeyecek bir şölene benziyor. Bu şölenin tadını çıkarıyorum. Böylesine keyifli, böylesine eğlenceli bir şöleni yarıda bırakıp gitmek istemiyorum.
Sana akıyorum, çünkü 'hayatın uslanmaz ruhusun' sen. İşte ben bu ruha aşığım aslında. Seninle yenileniyorum, seninle yüreğime çöreklenmiş ne kadar kötülük varsa arınıyorum.
Sana akıyorum. Bütün coşkumla... Aşka dair ne varsa benimle birlikte onlar da akıyor sana. Benim gibi coşkun bir denizi aktığı yolu çok iyi bilen bir ırmağa çevirebilecek tek güç sendin. Orada kal. Ayrılma yolumun üzerinden. Sana ulaşamasam da bu yolda olmak bile yeterli bana.

img66/4822/barra1hojeyx5.gif

ⓖⓘⓩⓛⓘ ⓘⓝⓒⓘ

BANA BİR MEKTUP YAZ

 

BANA MEKTUP YAZ

 

Sevgilim,yabangülüm!..
Bana mektup yaz gittiğin yerlerden...
Aynaya aksedenleri, yaşadıklar
ının azını ,gördüklerinin birazını anlat bana...
Benden giderken yorgun anılarını doldurd
uğun

bavulu anlatma bana...
Mayın tarlasının ortasında patlayan aşkımızın sende bıraktığı kalıntılardan söz etme bana...
Kanayan dudaklarından bahsedip de
kabuk bağlamış
yaramı kanatma sevgilim!..
Ezberlediğim güzelliğini anlat bana yabangülüm...
Küçük evini anlat bana,bahçesine ektiğin çiçekleri anlat...
Benim için kırmızı bir gül ek bahçene ve onu

anlat bana özene bezene...
Sabah odana dolan güneşin seni nasıl uyandırdığını
anlat...
Uyandığında yüzünü örten uzun saçlarını nasıl

bertaraf ettiğini anlat...
Saçlarına yaptırdığın gölgeleri anlat,hayatın
gölgelerini

anlatma ne olur!..
Ve sevgilim rüzgarları bile kıskandıran saçlarından bir tutam bile
kesmeyeceğine dair söz ver bana
...
Pencerenin pervazlarına konan kuşlarla muhabbetini...
Sahil kenarında simitini bölüştüğün martıları anlat bana...
Kuğu gibi zarif boynuna taktığın inci kolyeni...
Dudağının kenarında ki zamanın oluşturduğu 

kıvrımları anlat bana...
Ellerinin hala eskisi kadar güzel olduğundan bahset...
Beklediğin otobüs duraklarını anlat bana...
Yağmurları anlat ama gökyüzünden yağanları...
Yüreğine yağan yağmurlardan bahsetme olur mu?..

Yeni çıkan şarkılardan,okuduğun şiirlerden dem vur bana...
Yürüdüğün yollardan ve mutlu olduğundan bahset...
Gülümseyişlerini anlat bana doğan güneşe inat...
Tek damla gözyaşını dökme mektuba sakın

yazılar silikleşmesin,kahretme beni!..
Ve sevgilim benden mektup bekleme sakın...
Ben senin giderken kanayan parmaklarına iliştirdiğin bavulun içinde ki yorgun anılardan biriyim artık...
 Bana mektup yaz sevgilim!..
Beni mektupsuz bırakma emi?..


http://dl9.glitter-graphics.net/pub/549/549109aby6teywy3.gif

GİZLİ İNCİ

Hoşçakal Birtanem!...

 

 

 
Hoşçakal Birtanem!...

Ben'li çilelerin, ben'li pişmanlıkların bitti artık. Dilediğince özgürsün... Mavi gökyüzünün altında istediğin düş ülkelerine kanatlanabilir yüreğin...Dilediğin mevsimlerde delice ıslanabilir gözlerin... Bana çıkan tüm yolları adres defterlerinden sil artık.. Adımın üzerini kalın harflerle işaretleyip kaldır beni hatıralarının en tozlu raflarına...

Bana dair tek bir satır kalmasın , tek bir cümle olmasın dudaklarında..
Madem sana acı çektiriyorum, madem ben sende pişmanlığı anımsatıyorum bırak bitsin bu çile..Ben sana acı çektirmek için gelmemiştim.. Ağır yaralı yüreğine umut diye girmiştim oysa.. Şimdi sende " kanayan pişmanlık " olmuşken unut beni...Hiç yaşanmamış say yaşananları.. Ben'li hatıraların üzerine karanlığı ört ve kapat tüm perdelerini.....Bana kattıklarını, bana bıraktıklarını topla yüreğimden...
Sözlerini, yeminlerini sök dudaklarımdan...

Ama bir şeye dokunma ne olur...Seni " sen " diye seven yüreğime dokunma...Dokunma, acıtır yalnızlığım yüreğini.. Dokunma, kanatır diz boyu karanlığım o ince dudaklarını....Hayatımda yenilmeye alışmışken senin yenilgine de alışırım ben...Ben nice yürekte canlı canlı gömüldüm senin zaferlerine de alışırım...

Bırak dokunma kanayan yaralarıma..

Cennet kokulu tenini sıçramasın kirli yüzümden akan yalnızlıklarım...Daha fazla acıtmasın pişmanlıklarda avutulmuş hatıralarım....Topla cümlelerini dudaklarımdan...
Her şey bitti artık...Ve her şey bitmişken, sana git demeyeceğim....

Gitsen de tek bir kelime bile etmeyeceğim..
Susmalıyım. Susuyorum...En derininden, en acısından suskunluğumda saklı cevaplarım... Belki de tüm cevaplarım soruların da saklı....
....Bana kalan acıları, bana bırakılan yenilgileri- sevgin için bedenimi yüreğimi semer bileceğim - sırtıma yüklenip gidiyorum...Kapıyı aralamana gerek yok sevgili..
Sana geldiğim yollardan gitmeyi de bilirim ben....Gerek yok " en iyisine sen layıksın " sözleriyle avutulmuş devrik cümlelere...Ben iyi bilirim tozlu yolları....Gidiyorum, tüm zaferlerin başkumandanı olarak ayrılığın ganimeti olarak tüm hatıraları yakabilirsin..

Ben'li tüm yaşananları da unutabilirsin...Artık söze gerek yok...Gitmeliydim ama bu kadar erken değildi..Gidiyorum bir bedende " yüreksiz " yaşamayı öğrenmeye gidiyorum..Gidiyorum öznesi çalınmış cümlelerde
sana " susmaya " gidiyorum....

Biliyorum sen bensiz de yaşabilecek kadar güçlüsün..Hayata kaldığın yerden devam edeceksin

...Noktasız, virgülsüz...Oysa ben..Oysa ben yaşadıkça hep bir eksik vereceğim sabah ictimalarında..Hep bir sen eksik olacak nefes almalarım..Artık öznesiz paragrafların içinde yarım cümlelik olarak sayılacağım...Artık ben " sensiz " varolacağım....

Topla cümlelerini dudaklarımdan..Bana vaat edilmemiş yarınlarımı da yanına al...Bir de benimle yaşadığın mutlulukları. Bir de sana yazdıklarımı.Kötü bir gününde gözyaşlarını kurulamak için kuru bir peçete niyetine kullanırsın senli satırlarımı...

Unutmadan bir teşekkür borçluyum sana; kısa bir süreliğine de olsa yarımlığımı, yalnızlığımı unutturduğun için

...Ve de yaşattığın tüm mutlulukların için....Teşekkürler sevgilim....Giderken sakın ardına bakma...Gözlerin pişmanlıklarında, günahlarında kalmasın...:*(

Sana paylaştırılmış her acına ben yüreği kefil gösterdim..Sen yüzünü aydınlığa çevir sadece..İnan bana bensiz hayatta seni hep mutluluklar bekliyor olacak...Çünkü sensiz bir yerde yaşarken bile her nefesimde bin dua saklı olacak sana...

Artık mutluluğa kanatlanma zamanın geldi...

Bensiz olsan da;
Her güneş, gözlerine doğmaya,
Her rüzgar, saçlarında dolaşmaya gelecek...
Hadi git....

Varlığımda acı çekmektense,
Yokluğumda mutlu ol....
Çünkü; mutluluklar en çok sana yakışıyor...

"Topla cümlelerini dudaklarımdan...
Her şey bitti artık... Maviler kadar özgürsün artık...
Dilediğince uçabilirsin....
Yolların hep Cennete çıksın...."

Bensiz hayatında mutluluklar dilerim...
Hoşcakal bitanem/ hoşcakal yüreğimi adadığım ömrüm
 
gιzℓι ιη¢ι

 

öη¢є ѕєη gєℓ ѕєν∂ιğιм ....


 

 

x1piykpqhc35kquto8ciymqsl2.jpg picture by nisa7750 

 
Önce Sen Gel Sevdiğim ....

Uzaklardan bir ses olmanı isterdim, bir selam, bir nefes... "Üşüme" diye seslenmeni isterdim... Bir el olmanı isterdim, bir kol... "Özledim" deyip sarılmanı... En karanlık yerinde düşlerimin çıkıp gelmeni isterdim. Kınalı bir bahar gibi, umut ışığı olmanı isterdim hayatıma... Gelseydin ve yaslasaydım başımı omuzuna, ağlasaydım doya doya ... Geçerdi üşümesi yüreğimin, geçerdi üşümesi içimin, kirpiklerimde yağmurlar dumanlanmazdı biliyorum...

Seninle suları yeşil bir ırmağın kıyısında buluşmak, saçlarının kokusundan öpmek, içime çekmek ve serin soluğundan içmek, sana sarılmak, kucaklamak, uçmak isterdim…

Ama nafile, aramızdaki bütün yollar kapalı... Bütün dallar kesik... Yokluğun buz gibi soğuk... Üşüyorum... Yüreğim de donmuş sanki. Gözlerimde...
Ateşler içinde bedenim... Öyle bir üşüme ki, hiç bir şey ısıtmıyor artık. Bütün uzuvlarım uyuşmuş. Ezip geçiyor ruhumu acılar...

Yoksun işte, kalbimin kuyusu en hazin sesle inliyor şimdi. Kirpikleri kırılan bir zamanın teninde, ağrılı şiirler topluyorum gecelere şimdi...
Bilirim, sevmek ve özlemek bir ateşe dokunmaktır; yakmaktır yüreğini yangınlarda. Ama ben üşüyorum. Yokluğun buz gibi soğuk.
Yakacak bir şeyimde yok…
Ağlıyorum, buza dönüşüyor gözyaşlarım… Ağlıyorum, akıp gidiyor gözyaşlarım çağlayanlara… Bakakalıyorum ardından çaresiz…

Ah! bir el olsan dokunsan alnıma, okşasan saçlarımı bir anne şefkatiyle.. Geçerdi ağrısı başımın, geçerdi biliyorum...
Bir gül olsaydın bahçemde, koklasaydım nefes nefes, çekseydim içime derin derin...
Bir göz olup baksaydın gözlerime, çekip alsaydın içindeki hüznü...
Ah! bir bilsen nasıl sevinirdi yüreğim, nasıl sevinirdi dudağımdaki gelincik, kapımdaki akasya...

Susuyorum artık derin derin... Ve sessizce soluyorum bir hazan yaprağı gibi... Oysa ne kadar çok hasretim konuşmaya, anlatmaya anlaşılmaya...
Oysa ne çok istiyorum, tüm bedenimden söküp almanı yalnızlığımı, hicranımı bir tılsımla...
Yüreğim kanrevan, dikenler acımasız, ayaklarım kırık koşamıyorum artık doruklara, menzil uzak...

Gel. Yüreğim ol seher gülüm, her ölümümde bana yeniden hayat ver. Elim ol, ayağım ol, canım ol... Gecem - gündüzüm ol...
Ağlayan gözlerim ol her damlada yeniden doğur beni, yeniden doğur umudumu. Her öldüğümde yeniden yarat ki, seni ne kadar
özlediğimi anlatayım yeryüzündeki bütün canlı cansız varlıklara, ne kadar çok sevdiğimi ...

Önce sen gel sevdiğim.. solmadan resimler, şiirler sislenmeden... İslenmeden geceler ... Sonra ölüm gelsin
 

gιzℓ ιιη¢ι

ѕαяıℓмαк ιѕтιуσяυм

 

Sana sımsıkı sarılmak istiyordum... Ah bir görsem, bitirsem içimdeki özlemini bu kadar zor gelmeyecekti senden, sevginden vazgeçmek... Nasıl olsa alışkınım ya seni görmemeye, galiba böyle de başarabilirim...

"Ama eğer hissedersen hayatından çekildiğimi bana sana geri dönmemem için şans dile... "

Neler yazmak istiyorum sana bir bilsen, tek yapabildiğim yazmak olduğundan yine yazıyorum işte! Seni daha önce de yazmıştım ama bu kez bir daha yazmamak üzere, seni beynimde, içimde bitirerek yazıyorum, yada bitirmek isteyerek... Ne kadar sürer bilmiyorum ama ben senden, sevginden vazgeçmek istiyorum.

Yine senden habersiz...Ben seni severken de senden habersiz sevmiştim. Belki de kendimden bile habersiz...

Dünyaları etrafında döndürmek isteyen bir kalbi bilerek isteyemezdim. Kendimden ve senden habersiz "bir tanemmm" olmuştun sen...Öyle ya; Sen bir taneydin; Eşin benzerin yoktu yeryüzünde, Yoktu Sen Kadar Güzel Güleni, Sen birtanem din!

Yaşanmamış ve yaşamamış olsam bile Sen Özel'din... Aşk Özel'di....

"Yağmurda Aşk Başkadır" diyenlere gülüyordum ama bende yağmurda üşüyen ellerini severek başladım seni sevmeye...

Önce aldırmadım seninle güzelleşen herşeye...Sonra tüm parfümeri dükkanlarını aşındırıp kokunu ararken anladım seni deliler gibi özlediğimi...

Ne kadar gerçeksen o kadar yalandın... Ve ben her seferinde en baştan başladım...Yeniden bir sondayım ama bu kez yeniden başlayacak gücüm yok... Ben senden vazgeçmek istiyorum!

Herkes gibi biri olmanı yada hiç kimse olmanı istiyorum...Sesini duymak için telefonlara sarılmaktan vazgeçmek, ismini duyduğumda içimin titreyip,gözlerimin dolmasından kurtulmak istiyorum...Senin benim için herhangi biri olman ne kadar zor bir bilsen...Zaten kolay olan ne vardı ki benim için;Sanki seni öldürmemle sevmem ararsında hiçbir fark yoktu....Ve ben hep sevgim yüzünden cezalıydım...Hiç sonu olmayan bir yolda seninle yürümek,yeni çıkan filmleri birlikte izlemek, saatlerce sana sarılı kalmak,sadece ama sadece bir kez olsun sana sarılıp uyumak, bir sabah gözlerimi açtığımda yanımda seni bulmak isterken, sen sevgimle utanmamı sağladığın için galiba gerçekten "bir taneydin"!

İşte bu yüzden imkansızlığına hep inandım!

Ben yalnız kalıp seni düşünmeyi deli gibi sever olduğumda, sen benim her şeyim olduğunda ben senin için hiç yoktum...Bu yüzden yalnızlıklarım, ağlamalarım, özlemlerim canını hiç acıtmadı.Benim tarafımdan sevilmek belki de hayatında önemseyeceğin en son şeydi...

Keşke kendi dünyamda bir zamanlar seni sevdimden hiç bahsetmeseydim Ben Seni Seviyorum dediğimde Seni Seviyordum! Ben Seni Özlüyorum dediğimde Seni Özlüyordum. Ben Senin İçin Ölürüm Dediğimde ben senin özleminden zaten ölüyordum...

Ve Ben Şimdi Senin Hayatından Gidiyorum!

Ne zaman Aralık'ta bir yağmur yağsa, ben geceler'de ıslanıyor olacağım,Ne zaman bir parfümeriye girsem hala kokunu arıyor olacağım...

Ben Kaybettim... Sen Kazandın! Artık sesimi duymayacaksın...

Sana sımsıkı sarılmak istiyordum, kokunu içime yıllarca bana yetecek kadar çekerek, sana sımsıkı sarılmak istiyordum.... Gelmedin!

Gelsen yapabilir miydim bilmiyorum...Ama ben artık gidiyorum..

Eğer hayatından çekildiğimi hissedersen, bana sana geri dönmemem ve seni yeniden deliler gibi sevmemem için şans dile...

Ve Lütfen, Aralık'ta yağmur yağdığında sakın İstiklale gelme.

Sana sımsıkı sarılmak istiyordum....

Gelsen yapabilir miydim bilmiyorum... 

gιzℓι ιη¢ι

ιуαмєтℓєя кσρυуσя ιçιм∂є




Benim gözlerim yine uzaklara dalgın,yine kirpiklerimde tuz var.. Tırnaklarım avuçlarıma kan oturtmuş, öfkeliyim,susuyorum ağlarken.. Aşka dair şarkılar çalmasın artık, acıtmasın yüreğimi.. Yoruldum her şarkıda seni düşünmekten, seni bulmaktan, seni özlemekten.. Derin nefesler çekiyorum içime, senin hasretini içime çeker gibi..   

    
                                                     

Soluyamıyorum geriye, içimde kal diye.. Ne vardı bu kadar sevecek, ya da ölesiye güvenecek.. Aşk kimi güldürmüşki? Ya da ne kadar olmuşki ömrü mutluluğun.. Gözlerimdeki ışıltıyı yitirdim, yaşama sevincimi, umutlarımı, sitemlerimi, beklentilerimi yitirdim.. Kendimi yitirdim sensizlikte.. Her sabah yeni bir role hazırlanıyorum, sahneye çıkacakmışım gibi.. Bana en yakışan rengi giyiniyorum ...      

    

Gülümsüyorum.. Kıyametler kopuyor içimde..Aşıklara bakmıyorum artık, içimden bir şeyler kopuyor sanki Yorumlayamadığım rengarenk bir tabloya bakar gibi oluyorum.. Bu mutluluk resimleri gerçekmi? Hepsi sahtemi.. İnanmıyorum artık, inanamıyorum.. Yaşadığım sürece gerçekti.. Oysa şimdi.. Gece olunca kaldır başını bak gökyüzüne.. Kaç bakışım kaldı orada, ya da kaç sabah doğan güneşe dokundum sen diye.. Ben seni oralarda aradım.. Her zaman bulabileceğim ama asla seni göremeyeceğim yerlerde.. Sensizlik böyle bir şey işte.. Ben tükeniyorum, hasretler çoğaldıkça..


Kırmızı kalpgi乙レi i刀ciKırmızı kalp

кєη∂ιηє ιуι вαк





KENDİNE İYİ BAK


Kendine iyi bak' bir 'veda' değil 'elveda' cümlesidir çoğu zaman. O üç kelimeden çok daha fazlasını gizler içinde...

'Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra ben yanında olmayacağım, olamayacağım. İstesem de istemesem de... Sevdim seni bir zamanlar, hala seviyorum ve benden sonra da mutlu olmanı istiyorum. Olurda bir gün dönersem seni iyi bulmak istiyorum.'
...
'Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra kendinden başkası olmayacak yanında sana bakacak. Ben olmayacağım. Kendine iyi bak ve beni düşünme. Çünkü ben de seni düşünmeyeceğim artık. Arama sakın beni, yazma, çünkü ben
yazmayacağım. Sil beni yüreğinden, çünkü ben sileceğim. Fakat, yaşanılan, paylaşılan güzel şeyler hatırına sana yürekten mutluluklar diliyorum. Ve ben bir daha dönmemek üzere gidiyorum.'
...
'Kendine iyi bak. Aramızda geçen her şeye rağmen benden sonra iyi olduğunu bilmeyi tercih ederim. Aslında bilmem çok önemli değil, iyi olduğunu varsayacağım ben. Seni bir daha asla görmemek üzere gidiyorum ben, seni kendinle baş başa, yapayalnız bırakıyorum ben. Biliyorum kendini bırakacaksın benden sonra, o yüzden iyi bak diyorum. Aslına bakarsan, çok da fazla umursamıyorum.'
...


Kendine iyi bak, derler ve giderler. Tutkuyla sevenler, bazen birden fazla söylerler bunu. Çünkü onları ayırmak, eti tırnaktan ayırmak gibidir. Kolay kolay kopamaz onlar, süreç çok acı vericidir, yürek parçalayıcıdır. Her seferinde azalan umutlarla geri döner ve yine 'Kendine İyi Bak' gözleriyle ayrılırlar. Ta ki umut da, sevgi de tükeninceye kadar... Ta ki son elveda mezar sessizliğine bürününceye kadar.

Tutkunun ötesinde sevenler, bir kez 'Kendine İyi Bak' derler ve giderler. Onlar eti tırnaktan ayırmak yerine ölümü yeğlerler. Onlar bu acıyı bir kereden fazla kaldıramayacaklarını bilirler. Kendine iyi bak, derler ve giderler. Bu sözlerin içinde ihanet yok, hiçbir zaman olamaz derler ve giderler. En büyük ihanet değil midir aslında seni seveni, ihtiyacı olanı yüzüstü bırakıp gitmek.

Kendine iyi bak, derler ve giderler. Seni suskunluğa mahkum edip giderler. Seni parçalara ayırıp, en büyük parçayı yanlarına alıp giderler. Seni senden alıp giderler. Daha kötüsü suçlayamazsın onları tüm bunlar için. Kendine iyi bak deyip gidenin geçerli bir nedeni vardır elbet... Suçlatmazlar kendini. Savaşmadıkları için kızarsın ama suçlayamazsın. Savaşmışlarsa, yenildikleri için kızarsın ama suçlayamazsın. Yenildiğin için kızarsın ama suçlayamazsın..

Ayrılığın kaçınılmazlığına inandırır seni, kendine iyi bak, derler ve giderler. Elinden umutlarını, düşlerini, sevgilerini alıp giderler. Bir tek anıları bırakırlar geride, bir de hatırladıkça gözyaşlarına boğulasın diye unutulmayan nağmeler. Arkalarına bakmadan çekip giderler eğer yalnız kalmışsan, çünkü insafsızlıklarını görmek istemezler. Her şey o saniye orada bitsin, kapansın bu sayfa isterler.

'Bitti' diyemedikleri için, kendine iyi bak derler.
'Kırıldım ve affedemiyorum' diyemedikleri için kendine iyi bak derler.
'Seni istemiyorum artık, hayatımdan çıkaracağım ama bil ki hiç unutmayacağım' diyemedikleri için kendine iyi bak derler.
'Biliyorum çok kanayacaksın ama daha iyisini yapamıyorum' diyemedikleri için kendine iyi bak derler.

Vicdanlarını rahatlatmak için kendine iyi bak derler, çünkü o kan uzun süre akacaktır ve o yara asla kapanmayacaktır, bilirler. Kendine iyi bak bir noktadır çoğu zaman.
Kendine iyi bak deme bana, sadece kötülükler noktalansın isterim ben. Oysa sen iyisin...

Sen gözümdeki ışık, dudağımdaki tebessüm, sen içimdeki sevinçsisin. Sen hayatıma renk katan, sen yüreğimdeki çarpıntı, sen hayatımdaki neşesin. Sen yolumu aydınlatan, sen dert ortağım, sen gönül yoldaşım, sen bir tanesin. Kendine iyi bak deme bana. Nokta koyma. Keşke böyle yaşanmasaydı bazı şeyler, keşke affedebilsem seni, keşke sen de affedebilsen beni.. Keşke döndürebilsek zamanı geriye. Keşke bugünkü aklımızla yaşasak her şeyi baştan. Nafile... Ama yine de, gitmesen olmaz mı? Bitmesek olmaz mı? Sen eksikken, ben nasıl tam olurum? Senden kalan boşluğu kimlerle doldururum? Savaşsak aramıza giren şeytanla olmaz mı? Hani büyük aşklar her türlü engeli aşardı, hani gerçek dostluklar her sınavı geçerdi, hani sevgi eninde sonunda kazanırdı? Hani hayatta hiç kirlenmeyecek değerler vardı? Hani en büyük zaferler, en kanlı savaşların ardından kazanılırdı? Bunların hepsi yalan mı? ... Sahiden, gitmesen olmaz mı? Bitmesek olmaz mı?

boşver her şey olması gerektiği gibi olsun.
Öyleyse...Sen de 'Kendine İyi Bak.



Kendine iyi bak derler, kurşunu kafana sıkıp giderler…
 
gιzℓι ιη¢ι

ѕαηα ѕєηι уαzıуσяυм

 

 

 

Sana Seni Yazıyorum
Güneşin başka iklimleri aydınlatmaya,başka gönülleri ısıtmaya gittiği şu saatlerde kağıdı,kalemi elime alıp,
seninle dertleşmek,yalnızca sana yazmak ve yalnızca
seni özlemek geliyor içimden. Sana yazmak.''Sana seni Yazmak''
 
Seni ve yüreğimde anlam bulan duyguları...Sana ait yüreğimin derinliklerinden
 kopup gelen artçı şokları anlatmak ve toprağı
alnından öperken yağmur taneleri gibi, tüm benliğimle sana yağmak istiyorum...
 
Bu gece dudaklarımdan dökülen her kelimede sen varsın ve yine sen
varsın yarım kalan sevdamın eksik taraflarında.
 Bomboş ve sessiz kaldırımlarda yürürken seni haykırıyorum.
 Sensizliğin inadına! Bu sensizlik gecesinde sevdamın en ücra köşelerine seni yazıyorum.
 
Bu gece yine yağmur yağıyor.
Yağmur yağıyor gönlümün sensizlikle yanan her yerine.
Yağsın, yağsın ki saklasın sensizliğimde döktüğüm gözyaşlarımı!
Ve yine saklasın sensiz geçen bomboş hayatı...
 
İşte seni haykırıyorum sensizliğe alışamamış yüreğime, işte seni yazıyorum!!!
Bu gece yine yağmur yağıyor.
Sen yoksun oysa biliyorum ve üşüyorum.
 Sensiz kaldığım saatlerde, gözyaşlarımı efkarıma kattım bu gece.
 Sevdamı, umudumu ve seni kızgın bir sel gibi kalbime akıttım.
 
Bu gece yağmurla beraber gözyaşlarım yağıyor ve ismini yazıyor.
 Sensizliğin acısı ile kıvranan kaldırımlara.
 Süzülen her damlada sen vardın ve yine sen vardın.
 Gecenin en karanlık anında. o, doya doya bakamadığım gözlerin,
 gözlerimin içine bir kez daha değseydi ve tebessümünden
 bir gül açsaydı yanaklarında, yetmez miydi? Bir bakışın bir ömre değmez miydi?
İsmini kazıdığım kaldırımlara sanki sen yağıyorsun
yağmurla birlikte ve sevgin yağıyor yüreğime...
Yalnız ve bom boş odamda sen varsın hala. Hala sensizliğim duruyor yanı başımda...
 
Bu gece gözyaşlarım yağıyor sensizliğimle birlikte kaldırımlara.
 Seni arıyorum, erimekteyim... Karanlık geceye inat ay gökyüzünde...
 
                        Ve gökyüzü yüreğimde.......
 
     ***gιzℓι ιη¢ιι***

ѕєηι ѕєηℓє уαşıуσяυм


SENİ YAŞIYORUM.

Acılar biriktiriyorum masum avuçlu çocukların yüreklerinde!
Şehre dar gelen bir hayalin tam ortasında kederler çoğaltıyorum yırtık ceplerimde.
An geliyor bir ülkeye bölünüyor yüreğim ve an geliyor dünya oluyor acımasızlığım yamacında yüreğim...
Saklı düşlerimin o en kayıp adreslerinde bir masala dönüyor sözlerim.
Zamansızlığıma sığdıramadığım derin acılar saklı şimdi kimliksiz düşlerimde!
Ben bir şehre çekip giderken bir ülkeye dönüyor yüreğim.
Ben şehir ve ülke iki bağımsız hayal atlası ve otam ortasında ben masum avuçlu bir çocuk yüreği...
Bütün terkedişlerime bir kandil yakıyorum gecenin sustuğu bu anda!
bütün hayal kırıklıkları bütün sıradanlıklar ve bütün mavi olmayan aşklar birer birer kapı çalıp çekip gidiyorlar.
Oysa bir yıldız sararken gamlı düşlerime ve kelimeleri hüznün rengine boyarken ardımda yaşayamaycağım her şey bir uçurum olup çıkıyor karşıma!
Zamanı karalıyorum silikleşen yazılarımın içinde ve göğün karanlığına hicran yazıyorum siz sabaha soyunup uyurken bense gecenin tam koynunda.
adıni bile bilmediğim bütün sözlerin esaretini yaşıyorum.
Bütün savunmasız korkularımın cesur bir savaşçısıyım sanki şuan çünkü ben;
SENİ YAŞIYORUM.

1fznyjuk.gif ROSAS picture by AMIGASOLEDAD71

Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket
       536454.gif picture by gonca_02gιzℓι ιη¢ι536454.gif picture by gonca_02      

ğι∂єη ∂єğιℓ тєяк є∂єη кαℓαη∂ıя''

 



resmin hala asılı duyuyor.. Söküp atamadım kalbimin duvarından...
şu gözlerim hala dalıp dalıp gidiyor.

bir türlü dökemedim sen son damlasıyLa...
Mutlu oLdunmu?
Birini buLdunmu?
Dün gece rahat uyudun mu ?

EN kötü ihtimalle sen beni bu halde bırakıp gitmezsin siye düşündüm..

Ah perde perde yanıp tutuşan bir dertle yokluguna sarıldım biraz daha üşüdüm
 
   
 
Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
4 minutes ago
7 hours ago
muratwrote:
...
Image and video hosting by TinyPic
GÜZEL, MUTLU GÜNLERİMİZ AKLINDAN ÇIKACAĞINI SANMIYORUM... 
  Hostato su Megaportal.it
ÇOKMU MUTLUSUN ŞİMDİ..GÖZLER İNSANIN AYNASIDIR...GECELERİ BENİM GİBİ UYKU TUTMAZ.
 
 

 GEL...HADİ....CANIMİÇİ...

Hiç olmadı ki anlayanım benim ve hiç olmadı gözyaşlarımı silen. Aydınlıkları yaşamdım ki. nedenlere 
niçinlere takıldım hep. Hiç elimi tutan ve hiç kimse kaldırmadı düştüğüm yerlerden. hep hasret kaldım  
 sevgiye sevmelere ben. Hiç yaşamadımki düşlediğimce sevgiyi ben. Üşüdüm hep sensizliklerde. Bir tek
 sadece sen ol ama hepsi  diye düşledim. sevdam.. Çünkü hiç olmadı senin gibi sevdiğim. Hep uzaklara 
kaçtım ben hep bilinmezliklere. Hep içinde yangınlar misali yaşadım sevgimi. Hiç kimse duymadı 
 sezssiz çığlıklarımı benim. ve farketmedi büyük yakılışlarımı. Hiç olmadı sevdam sensiz Gülümsediğim  
içten anlarım yok.çocukluğuma dair, bir oyuncağım olmadı benim. Ellerim hep toprak kokardı küçükken 
Duygularım herşeyimdi benim. Bir de seni ekledim bunlara. Başka hiç bir şeyim olmadı benim. Bir de
   
SANA dair şiirlerim.

Ben miyim karanlıklar içinde, yoksa karanlıkmı benim içimde.Güneşimi kaybettim yoksa, güneşmi unuttu
doğmayı. Gecenin sessizliği mi çınlayan kulağımdaki yoksa sensizliğin içindeki sessizlik mi çığlık çığlığa
bağıran. Benmiyim çıldıran yoksa sensizlik mi beni benden alan. Kelimelermi yetmiyor anlatmaya, yoksa
ben miyim sevgimi anlatamayan sana. Hasret beni esir alan yoksa, benmiyim hasretin içinde kaybolan.
Sen misin bana uzak olan yoksa uzaklık mı seni benden alan?

 

 HERŞEY GÖNLÜNÜZCE OLSUN

21 hours ago
;;;

 


 

DEVRIMCI RUZGAR GEZMIS




Ben  seni uzaklardan sevdim

 

 

 

ONUR DA AĞLAR

Gözlerinin pınarında
Bir bulut,
Boşandı boşanacak
Nerdeyse.
Aklımdan geçenleri
Okuyorsun su gibi.
Dünya gördü
Bizi boğazladılar...

Tutma gözyaşlarını
Onur da ağlar...
Bırak yıkansın gökyüzü,
Lacivert, yeşil, altın
Işıkları günbatının.
İşte şafaktayız gene
Çırılçıplak
Ve mavi.
İşte sanki dağ yeli
Ve işte sanki meltem...

Kimse toz konduramaz
Kesip attığımız tırnağa bile
Sen en güzel kızısın
Bütün galaksilerin
Bense tozuyum artık
Akkor tozuyum
Prometheus'u yakan
Kara sevdanın...

Ne alnımızda bir ayıp
Ne koltuk altında
Saklı haçımız
Biz bu halkı sevdik
Ve bu ülkeyi.
İşte bağışlanmaz
Korkunç suçumuz...

 

RUZGARDAN SELAM DOSLARA BENIM YOKLUGUMDA YALNIZ BIRAKMAYAN TUM ARKADASLARA
Vermeyin

 

 

 

 

2 days ago
 

   

           

     bir ömür anlatılabilir bir şiirde..
vaya belirsizlikler
gitmelerin ardından agıtlar yakılır
susmalar belirir satır aralarında..

hersey anlatılabilir üç beş satırda
yaşama dair herseye anlam yüklenebilir
veya yazılabilir,mucizeler,güzellikler,ardı ardına gizlenir
dizelerin sessizlğinde..

hersey anlatılabilir bir şiirde
kısa yasam öyküleri,beklentiler sevmelerden yana
yani kısaca akla gelen ne varsa anlatılabilir şiirlerde
betimlemelerden yararlanılır kah dogadan destek alınır
kah mucizelerden..

şimdi ne anlatabilirki seni??
nasıl tanımlamalı gözlerindeki gizemi
mercan mavisimi demeli ?
okyanus yeşilimi ?
yoksa,yoksa gecenin o simsiyah perdesimi?
nasıl anlamlandırılırki?
bir çift gözdeki yaşam büyüsü..

ne zaman yazmaya yeltensem
gülüşün takılır bakıslarıma,
masmavi gözlerinde anlamlar dizili
sırdır mucizeler gülüşlerinde
gülerken sen güller açar
gülerken sen mevsim coşar
sonra
ben şair olurum,kalem bir olur
yazılmış ne varsa güzelliğine dair
hepsini alırda koynuma,
ben şair olurum
anlatmaya calısırım,gözlerindeki gizemi..

sen gülersin olur olmaz sancılar kaplar bedenimi
sen gülersin ben şair olurum
gözlerinde susuz kalırım
bakıslarında mutlulugu yudumlarım
hasret olur gözkapakların
ve her saniye birdaha ölür birdaha dirilirim..

bir şiir çaldım gözlerinden
sevmeyi , hayatı anlatan,
zifri karanlıgımda bir tutam aşk olan
bir şiir caldım gözlerinden
yeniden doğmak için
yeniden küllerimden..

gözler ki,sende birer parcası ilah'ın
gözler ki, seni en katı zülmun silahın
vur o şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin
sen öldürürkende gülerkende yakısıklısın..

şimdi ne anlatabilirki seni ?
susuşun mermi,gülüşün gizemli,
olmadı gitmelerin sitemi
şimdi ne anlatabilirki seni?
iyisimi ?
baştan ayağa sen demeli..
sen.... sen....sen....
yinede sen....
illede sen......

şimdi ne anlatabilirki seni?
bir yanda geçmişim,bir yanda güz mevsimi

sen kapatma gözlerini
kapatırsan eger
maviler hayata küser..

 

  

 

3 days ago
3 days ago
!! 

 




http://www.miskokulum.com/resim/hayirli_cumalar.jpg
Renklerin toprağından fışkıran derin coşku, yağmurlarla buluştuğunda yüreğin tufandan kurtulduğu gün;

seher soluklu Cuma…


Canın coştuğu, ruhun kanatlandığı, gönlün güllerle güldüğü günde; zaman ötesinden kokular getirir zaman…

Sürgün saatleri serinletir melekût meltemler…

Mana maddenin önünde gizem kapılarını açar;

her şey anlam değerini dillendirir… Dilekler, dualar yükselir durmadan, saat-i icabeyi yakalamak için…

Cumanın kalbini yakalayanın kalbi duaları kabul olunur…

Ne isterseniz cevap verilir; düğümler çözülür, dertler dağılır, hayata renk gelir, renklere hayat…

Ubudiyet dua renkleriyle süzülür gönlün gökkuşağına…

Kulluk toprağından yükselen tefekkür çiçekleri güneşin renklerini görür ve gösterir…

Bereket yağmurlar yağar Rahmet bulutlarından… Toprağın kokusuyla, gökkuşağı renkleri coşku kuşlarını uçurtur sekine kanatlarıyla;

Dağların, denizlerin ötesinde, yıldızların yetişemediği, galaksilerin göremediği yöne doğru…

Kalp, cumanın kalbiyle bütünleşmiş, yönsüz ve zamansız iklimlerde renkleri ve kokuları geride bırakmış yitik yurdunu arıyordur; sonsuz saadet…

Latif ve Alim olan Rabbimiz dünya saadetiniz için Cuma'yı vesile kılsın, ahirette size ve tüm sevdiklerinize "Cuma Yamaçları" nasip etsin...

Hayırlı Cumalar..


 

!!

4 days ago
""EY TÜM GECE SABAHLARA KADAR YATAN ZAVALLI,,,
KALKTA YARIN YATACAĞIN KARANLIK TOPRAK İÇİN BİR MUM YAK. HAYIRLI CUMALAR.."""

 
Bizleri yaratan ve bizlere her türlü nimeti veren, insanlığın en karanlık döneminde bir hidayet rehberi olarak Hz. PeygamberinMuhammed’i (s.a.v.) gönderen alemlerin Rabbi Allah’a (c.c.) sonsuz hamd-u senalar, O’nun Sevgili Kulu ve e (s.a.v.) salat-ü selamlar olsun!
 
Ey Allah’ım!
Nimetini üzerimizden eksik etme! Nefislerimizi azdırma!
Yolundan ayırma! Tembellikten koru! Sevdiklerini sevdir.
Sevmediklerini nefsimize hoş gösterme!
Nimetini salih kullarına vâd ettiklerinle tamamla.
Ya Rabbi! Ayaklarımızı Senin yolunda sabitle!
Hayırlı, sevdiğin neticelere hem dünyada tez, hem ahirette ulaştır.
Ey Allahım! Bizi ateşten koru.
Ya Rabbi! Yolumuzu aç!
Dualarımızı aziz ve yüce İsmin hürmetine kabul et.
Bildiğimiz bilmediğimiz her türlü tehlike ve kötülüklerden koru.
Bildiğimiz bilmediğimiz her türlü güzellik ve iyiliklere eriştir.
Bizleri muvaffak ve muzaffer eyle.
Ayaklarımızı Senin yolunda sabitle!
Hayırlı, sevdiğin neticelere hem dünyada tez, hem ahirette ulaştır.
Allah bizlere makyajla saklanan sahte yüzleri,
kamufle edilerek süslü kaplarda sunulan zehir içecekleri ayırt etme feraseti,
yeteneği, kabiliyeti versin, idrakimizi güçlendirsin.
Allah (c.c.) hepimizin akibetini hayır eylesin.
Dünyanın süs, ziynet ve geçici güzelliklerinden,
aldatmacalarından sıyrılıp Firdevsi Âlâ Cennetine girmemizi
ve orada Cemâlullah’ı seyretmeyi, sevdiklerimizle beraber nasib etsin.
Allah, yaptığınız ibadetleri ihlasla samimiyetle yapılmış makbul ibadetlerden eylesin.
Lütf-u keremi ve ihsanıyla dünyalık isteklerinizi versin,
kıyamet gününde de azabından koruyup cehenneminden emin olan
kullarının arasına dahil etsin.
Cenneti içinde sevdiklerinizle beraber yüksek derecelere ulaştırsın.
İçimizdeki Allah Aşkı daim olsun…
Cumanız Mübarek. Olsun…

4 days ago
Zeynel akwrote:

 

   
 

 

 

 

 

Çiçek…Çiçek…

Çiçek renktir, tabiatta ölçülü âhenktir,

 

Çiçek kokudur, nakış nakış dokudur,

 

 

Çiçek arıya baldır, yapraktır daldır,

 

 

Çiçek bitkilerin tâcı, dertlerin ilacıdır,

 

 

Çiçek tohumdur, meyvedir, şaire ilhamdır,


  Çiçek Allah’ın sanatı, mahlûkatın mir'atıdır,

 


Çiçek âşıkların gülü, duyguların dilidir,

 


Çiçek tevhidin lâlesi, seven gönlün hâlesidir,

 

 
Çiçek zülfün sünbülü, çiçek çemenin tülüdür
,

 

 

Çiçek yârin bakışı, nergisin mestân nakışıdır,

 

 

Çiçek karanfilin tütsüsü, çeyizin süsüdür…

 

Musa Tektaş

 

SAĞLICAKLA KALIN…

ALLAHA EMANET OLUN…

CUMANIZ MÜBAREK OLSUN…

4 days ago
garip garipwrote:
Aksaminiz hayirli CUMA,niz mubarek
olsun arkadasim saygilarimla... 
     Image and video hosting by TinyPic
 

                         GO TO LUSTYPROFILES.COM 

Sordum Hayat Nedir? Dediler ki;

Hayat mutlu yaşamaktır
Ölüme hazır olmaktır
Hayat değer vermektir
Dost kıymetin bilmektir
Hayat su gibi akmaktır
Ve denize kavuşmaktır
Hayat bir limandır
Kısa bir zamandır
Hayat yaşamayı bilmektir
Şehadet ederek ölmektir
Hayat bir içim sudur
Yaşama tutkusudur
Hayat ertelemedir
Bilinmez neye gebedir
Hayat bir tutkudur
Allah’ın lutfudur
Hayat aşık olmaktır
Bir yere tutunmaktır
Hayat hep merak etmektir
Merakını gidermektir
Hayat hazırlanmaktır
Birazcık zorlanmaktır
Hayat nefes alıp vermektir
Ölürken günahsız ölmektir
Hayat bilmediğini bilmektir
Ve öğrenmeye devam etmektir
Hayat elinle kalem tutmaktır
Hakkıyla talebe okutmaktır
Hayat bir misyon yüklenmektir
Sabırsızlıkla beklenmektir
Hayat ölümü bilmektir
Ölüme gülümsemektir
Hayat dimdik durmaktır
Haktan yana olmaktır
Hayat bir süre yaya yürümektir
Yaşlanıp ayağını sürümektir
Hayat herkese selam vermektir
Tüm insanlara gülümsemektir
Hayat günahlara dalmaktır
Sonra dönüp pişman olmaktır
Hayat yaşarken uyumaktır
Ancak ölümle uyanmaktır
Hayat bir gaflete dalmaktır
Kendinden intikam almaktır
Hayat candır canandır
Allah’a kul olmandır
Hayat yaşamaktır
Hep canlı olmaktır
Hayat kısa bir çizgidir
Ya da yanık bir ezgidir
Hayat insanları sevmektir
Güzel yaşamak ve ölmektir
Hayatın manevi bir yönü vardır
Hayat ölümle son bulmayacaktır
Hayat yokuşa tırmanmaktır
Her şeyi hak edip almaktır
Hayat bir alış veriştir
Belki karlı bir iştir
Hayat belki her şeydir
Belki de hiçbir şeydir
Hayat zorlu bir imtihandır
Ölüm zilin çaldığı andır
Hayat sorumluluktur
Sosuz bir mutluluktur
Hayat yemek içmektir
Nefsani bir istektir
Hayat yaşamaktır
Yaşamak sanattır
Hayat bence paradır
Parasız hayat çok zordur
Hayat sağlıktır, sevgi, saygıdır
Yarına duyulan derin kaygıdır
Hayat hoşgörüdür ve özgürlüktür
Hayattan ders almamak bir körlüktür
Hayat kimine göre kafayı çekmektir
Sarhoş olup demlenip kendinden geçmektir
Tiryakiye sorarsan derin bir nefes almaktır
Çıkan acı dumanda keyifle boğulmaktır
Hayat yerle gök arasında sıkışıp kalmaktır
Geçmişten ders alıp, geleceğe uzanmaktır
Hayat her gün dikleşen merdiveni çıkmaktır
Her gün doğan yeni güne umutla bakmaktır
Hayat bize verilen sınırlı bir zamandır
Aslında bizim için cetin bir imtihandır
Hayat mezardan sonrasını görmektir
O günler için bonus biriktirmektir

Image and video hosting by TinyPicImage and video hosting by TinyPic

5 days ago


canımın canı olan ALLAH’ım
Madem senin lütfunla yaşıyorum
madem üfledigin ruhu taşıyorum
Artık kendimi kirletmeyecegim
Madem kalbimi aydınlatan sensin
Bütün yalan düşünce ve hisleri kalbimden uzak tutacagım
madem kalbime misafir oldun
Senden başkasını içeri almayacagım
madem ki bana hayat veren sensin hayatımla seni anlatacagım
Ey gönlümün hakiki sultanı
seni görmesem ne rahatım ne huzurum olur
Sen diyorsun ki;
“Onlar Rablerine bakarlar”
Yarab ben onlardan degil miyim
Ey ruhumun arkadaşıbeni şu dünya topragından kopar da
cennetin bir köşesine dik
hem ben hem cennet ehli svinsin
bana öyle güzel bir koku ver ki
bu MUHAMMED’in çiçegi;
kokusu MUHAMMED(sav) kokusu densin
Ey yalnızların yoldaşı eger benimle konuşmazsan
kalbimi sükutunla doldurup buna katlanacagım
kıpırdamadan duracagım ve sabırla bekleyecegim
MUHAMMED i bekleyecegim Hatice’yi bekliyecegim
Ali’yi Bilal ‘i bekleyecegim
beni Sana getirmelerini isteyecegim
YARABBİ ... derdimi biliyorsun
kalbimin hüznünü biliyorsun
sana varmak için çektigim acıları biliyorsun
görüyorsun ki RABBİM herşeyi kaybettim
ne bir dost kaldı yanımda
ne bir çiçek açıyor şu yalancı dünyamda
günden güne kuvvetten düşüyorum
ama RABBİM ben hiç ümitsiz olmadım
sana dua ettigimde bedbaht olmadım
görüyorsun Ya RABBİM bu dert dilime ve kalbime dokundu
senden şifa diliyorum korkuyorum RABBİM
dilimin seni unutmasından korkuyorum
rahmetinden beni bu korkulardan, emin kılmanı bekliyorum.
her sevgi,her bakış bir gün kaybolur ama
RABBİM sen hepsinden başkasın
her dost her sıgınak bir gün yıkılır ama
RABBİM sen herzaman varsın
her yüz her gönül bir gün yüz çevirir ama
sen hepsinden başkasın yüz çevirmezsin
her yıldız her parıltı bir gün söner ama
sen başkasın RABBİM
sen yerlerin ve göklerin nurusun
sen hiç sönmeyen nursun
ey RABBİM bil ki bu kalbi sana vermek
ve senden başkasını bu kalbe sokmak istemiyorum.
beni bu istek ve niyetimden ayırna bana güç ve nur ver
kalbimi sevginle yaşat...


aminnn
5 days ago
garip garipwrote:
 
GECENIZ HAYIRLI YARINLARINIZ HUZURLU MUTLU  BASARILI OLSUN ARKADASIM SAYGILARIMLA...
Image and video hosting by TinyPic
Image and video hosting by TinyPic                                             Image and video hosting by TinyPic  

Image and video hosting by TinyPic  YAŞAMAK İSTİYORUMImage and video hosting by TinyPic    


İnancımı yaşamak istiyorum,
Fırtınalı ve depremli dünyada,
Allah’ın büyüklüğünü haykırmak istiyorum,
Galaksiler ve beyin boşluğum arasında.

İhlâs ve samimiyet sömürüsü,
Karadağ gibi, çöktü duygularımın ortasına,
Ufacık radyo bile, tatmin etmedi beni.
Zerre kadar nefesçikler,
Beynimi oksijenlemedi, eksoz deryasında,
Karbonların içinde oksijen misali,
Can damarı olmak istiyorum,
Beni kuşatan sevgi dolu enerjime.

Kalbim buruk, fakat ufkum açık,
Bazen uykuya o kadar dalıyorum ki,
Rüyalarım korkutuyor beni.
Sahi rüyalar ne demek; firen mi, yaşam mı?
Yoksa ebedi hayat tarlasının bir uyarısı mı?

Korkuyorum, rüyalar âleminde yaşamaktan,
Gerçekler bizi çepeçevre kuşatmışken,
Ağlıyorum hıçkıra hıçkıra,
Lakin yaş bulamıyorum, göz çukurlarımda,
Çöldeki serap misali, yaş arıyorum gözlerimde,
Kalbim, beynimle temasını yitirmek üzere,
Dünyanın kahpe yüzü,
Beni çekmeye çalışıyor kendine…

Aman Allah’ım hakikat meyveli ağaçlar!
Hep serap olmuş, hayat felsefesinde,
En ileri aydınlar; olmuş din, iman tanımaz,
Allah’ı Peygamber’i bir an olsun anmaz,
O, hep yakar, kendini ve çevresindekileri,
Başkası için hiç tutuşup yanmaz…

Rabbimin oku emrine karşılık,
Sokulur, küfür çukuruna;
Onun hakikati, hâlâ para ve dünya.
O, ruh âleminin yaban keçisidir,
Ağlamaz, ağlayamaz; güler hep güler,
Neden güldüğünü bilmeyerek…

Evet, inancımı yaşamak istiyorum,
Ağlayarak ve haykırarak,
Zincirleri kırmak istiyorum,
İçimdeki vesveseleri yakarak.
Kalbimi beynime emanet ediyorum,
Kur’an hakikatini düşünerek…(Alinti)
5 days ago
5 days ago

 

Gözyaşlarım süzülüyor göz pınarlarımdan.

Dokunmayın bana ben biraz daha ağlıyacağım.

Biraz daha sonra biraz daha.

Ağlamalara doyacağım.Gözyaşlarımda hüzünlerimi boğacağım.
Unutmaya çalışacağım adını VEFASIZ koyduğum yarimi.


Sonra yelkenler yapacağım hayallerimden.

Hayallerim yaşıyorsa eğer.
Bir yelken dolusu olacak.

Okyanusun en kuytu köşesine doğru bırakacağım.

 Benim hayallerim gidemez oraya kadar tek başına.

Ben götüreceğim onları oralara kadar.


Uzaklara kadar. Sonra bırakıp kaçağım .

 Hayallerimi okyanusun en ücra yerinde yalnız bırakacağım.

Arkama bile bakmadan gideceğim.

Çünkü YARİM sen olmayınca neyleyim ben o hayalleri.


O kadar da küçük hayallerim vardı ki hani ben inanmamıştımda

sen inandırmıştın zorla.

Küçücük bi evimiz olcaktı. İki gönlümüz bir olucaktı ya.

Tüm dünya seyran olacaktı ya.


Sonra sen beni sevecektin ya sonra

 bize benzeyen çocuklarımız olucaktı ya.

YALAN YALAN HEPSİ YALANMIŞ.
İki gönül bir olunca hiç bişey olmuyormuş.
İkiden bir çıkınca bir kalıyormuş.
Bu AŞK'dan beni çıkardın
sen bir kaldın
sevgilim.


Şimdi kur istediğin hayali kiminle kurarsan kur.

Ama ben satmıyacağım hayallerimi üç kuruşa meze etmiyeceğim

mantığın içki sofrasında.


Ben hala Aynıyım
Sevgilim tamah etmiyeceğim üç kuruş dünya malına.

Kimselere yar etmiyeceğim hayallerimi.


Dedim ya bir yelkenliye koyacağım hayalleri .

Okyanusta bırakıp kaçacağım.



Oysa ben senden ne de çok şey öğrenmek isterdim.


Yazıkki sadece bırakıp kaçmayı öğretmiş zavallı yüreğin ancak.

Sen beni bırakıp kaçtın bende hayallerimi.


Şimdi ağlıyorum. Boşuna kendi üstüne alınma.

Ben sana ağlamıyorum. Arkamdan feryat figan haykıran hayallerime ağlıyorum.

O hayallerim ki daha yüzme bile bilmiyordu.

Şimdi SEVGİLİM tek sorum var





Nıye yaptın bunu bana Hayallerıme nıye kıydın?


cok mu gordun bana BEYAZ GELINLIGI


SUS SÖYLEME BİRŞEY.duymak ıstemıyorum. ben artık tek bır

KEFENIN BEYAZLIĞINI dusluyorum..


zaten bende BİR SAL yaptım kendıme

GİDİYORUM OKYANUSUN DERİNLİKLERİNE ....


bılıyormusun SAL OKYANUSTA ANINDA BATAR


Bende YÜZME BİLMİYORUM.....

Hükmü verilir firari yüreğin zaman zaman
Yüreğim yüreksiz
Köhnedir hayatın pembe panjurlu evleri
Bahçesinde gülleri sahtedir
Mısraları ayakların basıldığı bir paspas
geceleri yalnızlığın alevlediği yangındır
Yıldızları iki küçücük nefes
Acıları andan öte bir ahtır
Yıkkınlığı kaybedişidir sevdanın yüreğini
Aşk sarayı başına yığılmış bir enkazdır

6 days ago
Zeynel akwrote:

Image Hosted by ImageShack.us

 Posted ImagePosted ImagePosted ImagePosted ImagePosted Image

 

Mutluluk Ne Demek?...

 

mutluluk, uçurum kenarında yaşam demek
mutluluk, çıkışsız sokaklara girmek demek
mutluluk, mutsuzluğun tek kardeşi demek
mutluluk, acıyla yaşama tutunmak demek
mutluluk, ardı ardına düşüp kalkmak demek
mutluluk, ölüme ramak kala yaşama tutunmak demek...

 

Fatih Kuyucu

 

Image Hosted by ImageShack.us

 

 

Image Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.us

 

 

Image Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.us

 

SEVGİ…

 

Umutsuzluğu umuda dönüştürür sevgi
Elemleri sevince dönüştürür sevgi
Yoksulu gönül zengini yapar sevgi
Gözyaşlarını mutluluktan akıtır sevgi
 

Kadir Tozlu

 

Image Hosted by ImageShack.us

 

SAĞLICAKLA KALIN...

ALLAHA EMANET OLUN...

 

6 days ago


Zaman-sızıma,

Sana mektup yazmak nerden aklıma geldi bilmiyorum. sanırım hüzünlü kızlara özendim.
öyle afili bir şey bekleme benden. giriş gelişme sonuç olmayacak tıpkı sen ve ben gibi bir bütün olamayacak.
Gönül yazımı bilirsin düzensizdir, birazda okunaksız. Anlatacaklarım var. Sadece dinle....




Sessizliğini dinledim uzun bir süre. Düşündüm taşındım çözümünü bulamadım.
Özlemek neden bu kadar yorar insanı? “özlem” isminin eyleme dönüşme çabasından mı?
“Düş” ün, “düşünmek” kadar büyümek özentisinden mi beynimin içindeki tüm hayallerin çocukluktan vazgeçip başımın etini yemesi?
Ne zaman lafın bir ucu sana çıksa sonuna gelemeden heba oluyor gülümseyişlerim.



Yorgunum…

Şu saatlerde sıcak çekildi kapı eşiğine. Senin rüzgarların var sen kokan.
Zaman öldürüyorum geçmişi yoklayarak, leşlerim çoğalıyor. Dip balığı oluyorum.
Tüm bu çırpınışlarım tek bir nefeslik su yüzüne çıkıştan öteye götürmüyor beni.
Yüzün geliyor gözlerimin önüne beni dinlerken kalkan kaşlarına asılıyorum tut beni çıkar diye….
Gözlerinde boğuluyorum…



Sol yanıma yatsam seni uyusam, hep rüyada kalsam... içim dilime vuruyor, konuştuklarım incir çekirdeğine yetmiyor;
sakladıklarımdan ve senden bahis açmama inadımdan. Burnumu bir karış dikiyorum havaya, içim düşüyor.
Oysa söz vermiştim kendime, üzerime giydiğim güçlü kız kostümü çıkmayacak,
çıksa da senin haberin olmayacak diye. Varlığımla yokluğum ayırt edilemez olacaktı senin için,



“herkes” olacaktım ve belki “hiç kimse”....

Beceremedim…



Kimse görmeden, tutup elinden kaldırdım içimdeki ufaklığı.
Çok acımış, kimseye belli etmedim,edemedim..
Teselli bile aramadım kızgınlıklarıma, hakkımdı bu kara isyan.
Sonra fark ettim ki ben bu zamana ait değilim ve biliyorum sende...
o yüzden hep “an”larda teğet geçtik birbirimizi



Ama içime dokundun bir kere . Parmak izlerin duruyor bakışlarımda. Nereye baksam senden bir iz bırakıyorum.
Bu aralar kendime hep suçüstüyüm. Islah olmaz bir özlemim ve korkak bir mantığım var.
Tek dinginliğim kelimelerin. koklayıp koklayıp saklıyorum hafızama. arşivimde acılarım var benim.
Rutubetli; güneşe serip kuruttuğum Tozunu alıp, halı altında biriktirdiğim hatalarım. seninse anlatmadığın masalların var.
"sus"ların kucağında çocuk masumu yüzün ve küfrengi günahların.....



Baksaydın korkmayıp gözlerime. Sana keşkelerimi sunacaktım terketmeden bahar kıpırtısı içimi.
Yalpalamayacaktım bugünlerde yarınlara inançsızlığımla ve biliyor musun “kal” deseydin
rüzgarlarla getirdiğin son hecemle kavrulacaktı bahar bitimi...
Çırılçıplak sevdalar dört mevsimdi. ayı günü yoktu.gidenler tekrar gelebilmek için gitmişti.
İhanet sayıldı. sükut altındı; yağmur gibi çisil çisil, acıkmış bir nefesin dudaklarında tadımlık. korkaklık sayıldı.
Dinleseydin aryaları, kulaklarına çalınan tını; sevgilinin sızlayan ahına eşti....
Yoldaştı sayıklamalara in-ce in-ce in-ce ...




Bil(e)medin...

Yaşananların üstünü örtecek kadar şeffaf bir kelimem yok.
Sen bilirsin ürkekliğimi, tarihten çalınmış eğreti kahramanlığımı...
Çekerim kılıcımı zamana ama kesip atamam biriktirdiklerimi.
Gözlerim yağar, toprak kokar ve filizlenir kabuk bağlayan yaralarım.
Dilek kipleri bağlarım.... .


Kaçışlarım sana meyilimdendir.
Sessizliğine sığınışım kabullenişimdir her şeyi. Sakın “neden” diye sorma.
Verdiğim her cevap mayındır pişmanlığıma.

Ve bu bir iç dökümdür çağıl çağıl. Bil ama bilme…..

Su Kuşun..
 
6 days ago
garip garipwrote:
Gününüz hayirli huzur mutlu saglikli olsun arkadasim.....
Martı

 
 
Martılar

İçim sıkıntılı yine deniz sahile vuruyor
Yanıma gelip konuştu benimle martılar
Göz yaşlarımı sorup dertlerimi dinlediler
Dinledikçe dayanamayıp ağladı martılar

Aşkta karanlık her yer hiçbir şey görülmüyor
Ne ay ışık vuruyor nede güneş doğuyor
Karanlık kader kahpe felek hiç bana gülmüyor
Bir çıkış yolu yok çıkamazsın dedi martılar

Uzun karanlık ve yorucu oluyor geceler
Tükenmiyor bitmiyor içimdeki çileler
Ne bir umut ne bir ışık hep aynı dertler
Karanlıkta yürümeye alışmalısın dedi martılar

Göz yaşlarım yarime dinlemiyor ki beni
Sevemem başkasını kimse tutmuyor onun yerini
Kader değil çileler yendi o güzel günleri
Gözlerini kapatıp eğdi başını martılar

Her şey bu kadar mı böyle mi kapandı aşk kapısı
Nedense hiçbir şey yıkıp geçmiyor sancıları
Kimse yok etmiyor güneşi örten bulutları
Umutsuz bir aşk deyip karanlıkları aşıp gitti martılar

özgürlük

Nov. 17

    

ZİNDAN.

                         

             

GeneralEast Turkistan

Göktürkler, Atatürk, Gökbayrak resimleri
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim

DOĞU TÜRKİSTAN'IN NAMUSU BİZİM NAMUSUMUZDUR.

Yaklaşık 30 milyon Türk’ün yaşadığı, kurdukları devletler ile  “uygar” lık kavramının türemesine yol açan Uygur Türkleri’nin ve bütün Türklerin vatanı olan Doğu Türkistan, Türk Dünyası’nın en sancılı bölgesi.
Çin devleti, bölgede uzun yıllar nükleer denemeler yaptı ve Türk çocuklarının sakat doğmasına yol açtı. Yine hamile Türk kadınlarının çocuk doğurmaması için vakumla cenin alma yöntemi uyguladı. Bunlar yetmezmiş gibi bölgeye Çinli nüfus yerleştirerek Türkleri kendi vatanlarında azınlık durumuna düşürmeye kalkıştı.
Doğu Türkistanlı aydınlar, Çin tarafından, dünyaya aşırı İslamcı, El Kaideci gibi tanıtılmaya başlandı, bütün Doğu Türkistan kuruluşları uluslararası terörist ilan edildi. 2004 yılı sonunda Doğu Türkistan’da bütün okullarda Türk dili yasaklandı.
Orta Asya’daki Türk devletlerinden hiçbiri kendilerine sığınan Doğu Türkistanlılara yardım etmediği gibi Çin’in gücünü dikkate alarak onlara baskıda bile bulundu ve idam edileceklerini bile bile bazı aydınları Çin’e iade etti. Bugüne kadar 200 binden fazla Doğu Türkistanlı genç idam edildi. Komünist dönemden bugüne kadar toplam 600 bin Türk katledildi ama kimse bu soykırımdan bahsetmiyor.
Türkiye’de Doğu Türkistan konusunda milliyetçiler arasında güçlü bir bilinç vardı. Çin ile silah teknolojisi konusunda sürdürülen görüşmeler yüzünden Türkiye’de bu bilinç sahipleri baskı altına alındı. Hatta, Doğu Türkistan meselesini Türk kamuoyuna duyuran MHP’de bile bir bilinç kaybı yaşandı. MHP’nin iktidar ortağı olduğu dönemde, Doğu Türkistan’da Türklere zulmedilirken, Çin Devlet Başkanı Zemin’e Türkiye adına madalya verilmesi yüzünden partide büyük sorunlar çıkmıştır.
Çin’de bu politikalar uygulanırken 2003 yılında AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çin gezisinde Başbakan Zhu Rongji’ye  “Türkiye olarak, mevcut bir politikamız var: Tek Çin anlayışını destekliyoruz. Çin’in toprak bütünlüğü konusunda Türkiye’nin herhangi bir tereddütü yok, saygısı var”  dedi. Erdoğan, sanki Türkiye toprakları şahsi malıymış gibi Çinliler’e Türkiye’de istedikleri yerde tahsis edilecek bir toprakta serbest ekonomik bir Çin kenti kurmalarını önerdi!
Türkiye’deki bu zafiyet yüzünden ABD konuya el attı ve Çin’i sıkıştırmak için  “Sürgündeki Doğu Türkistan hükümeti” nin kurulmasını sağladı. Amerika’nın hedefi, Çin’de de turuncu devrim yapmak, bu hedef için Türkleri ayaklandırmak olabilir ama Çin de Türkleri ezerek kendi bindiği dalı kesiyor.
Son olaylar 2005 yılından itibaren Çin hükûmetinin binlerce Türk kızını, Doğu Türkistan’dan alarak, Çin’in iç bölgelerine çalışmaya göndermesiyle başladı. Bu kızlara gittikleri yerlerde hor davranıldı. Türk kızları taciz edildiler, fuhuşa sürüklendiler!
Maksat, Türk ailesini, Türk dilini ve kültürünü ayakta tutan Türk kızını vatanından uzaklaştırarak Türk erkeklerinin Çinli kızlarla evlenmesini sağlamak, böylece Doğu Türkistan’ı tamamen Çinlileştirmekti.
Son olaylar, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Çin ziyareti sırasında Çin iç eyaletlerinden Guandong’un  Şao Güan şehrindeki bir oyuncak fabrikasına zorunlu işçi olarak götürülen Türk kızlarının taciz edilmesi iddiası ile başladı. Çin hükûmeti, Türk kızlarının namusunu korumak için sokağa dökülen Uygur Türklerini katlediyor. Türk Medeniyeti’nin beşiği olan Kaşgar, Urumçi ve Hotan’da Türk kanı dökülüyor.
Erdoğan hükûmeti, Gazze’ye gösterdiği hassasiyeti, Doğu Türkistan’a da göstermeli ve doğrudan Çin hükûmeti ile görüşerek, Türklerin can ve mal emniyetinin sağlanmasını istemelidir.
Doğu Türkistan’daki Türklerin namusu bizim namusumuz değil mi dostlar?

Nov. 17
Diana Naderwrote:
La presunción y la arrogancia son estados adquiridos de la mente. Conquista los estados adquiridos de la mente, y podrá desarrollarse la cordura original. La pasión y la voluntariedad son partes de la falsa conciencia; suprime la falsa conciencia, y aparecerá la conciencia verdadera.

Cuando los que son intelectualmente brillantes, que debieran ser reservados, se muestran por el contrario ostentosos, son ignorantes y necios, a pesar de su brillantez.

Si se ha alimentado el silencio, se sabe qué perturbador es el exceso de charla.

Nunca seas charlatán en lugar de conversador.
Cuando las cosas van suavemente, esfuérzate por permanecer respetuoso.

Rosa roja

The presumption and arrogance are acquired states of mind. Conquest acquired state of mind, and could develop original sanity. The passion and willfulness are part of false consciousness; suppresses false consciousness, and consciousness appears true.

When those who are intellectually brilliant, they should be reserved, are showed in flashy, they are ignorant and stupid, despite his brilliance.

If you have been fed the silence, he knows what is disturbing talk too much.

Never be charlatan instead of talking.
When things go smoothly, strive to remain respectful.

Rosa roja

Varsayımı ve kibir aklın devletler elde edilir. Fetih ve ruhsal durum satın orijinal aklı geliştirebilir. Tutku ve inatçılık yanlış bilincin parçasıdır; yanlış bilinç bastırır ve bilinç gerçek görünür.

Zaman olanlar entelektüel brilliant, onlar saklıdır olmalı, gösterişli ayında, cahil ve aptal, onun parlak rağmen gösterdi vardır.

Eğer sessizlik beslenen olmuştur, o çok ne rahatsız konuşmaya bilir.

Never be şarlatan yerine konuşuyorum.
İşler düzgün, git çalışıyoruz saygılı olmaya çağırdı.

Rosa roja


وافتراض والغطرسة التي اكتسبت الدول العقل. الفتح المكتسبة حالة ذهنية ، ويمكن أن تتطور التعقل الأصلي. العاطفة وتعمد هي جزء من وعي زائف ؛ يقمع الوعي الزائف والوعي يبدو صحيحا.

عند أولئك الذين فكريا رائعا ، ينبغي أن تكون محفوظة ، وأظهر في مبهرج ، هم جهلة وأغبياء ، وعلى الرغم من تألقه.

إذا كنت قد غذى الصمت ، لأنه يعلم ما هو مقلق نتكلم كثيرا.

دجال أبدا أن يكون بدلا من الحديث.
عندما تسير الامور بسلاسة ، تسعى جاهدة لتبقى محترمة.

Rosa rojaRosa rojaRosa roja

http://fc08.deviantart.net/fs28/i/2008/162/5/1/let_me_clean_you_by_sweetmya.jpg

http://i92.photobucket.com/albums/l5/olgagladys/misfondosog2/misfondosOg/animationOg.gif

http://fc08.deviantart.net/fs47/i/2009/205/3/3/Take_My_Hand_by_crazylemolwreck.jpg

HOLA DULCE Y QUERIDO AMIGO!
TE LLEVO EN EL CORAZON SIEMPRE,
BUENA SEMANA
TE AMO
GRACIAS!

HELLO SWEET AND DEAR FRIEND!
YOU ALWAYS in my heart,
GOOD WEEK
I LOVE YOU
THANKS!

MERHABA TATLI VE DEAR FRIEND!

YOU in my heart, HER ZAMAN
İYİ HAFTA
SENİ SEVİYORUM
TEŞEKKÜRLER!

مرحبا الحلو وصديقي العزيز!
أنت دائما في قلبي ،
أسبوع جيدة
أنا أحبك
شكرا!

Nov. 17

DÖRT KELEBEK


Dört tane kelebek bir gün bir ateş görmüşler.
Bunun nasıl bir şey olduğunu öğrenmek istemişler.

Birinci kelebek ateşe biraz yaklaşmış
ve üzerinin aydınlandığını görmüş.
Arkadaşlarının yanına gelmiş ve:

--Bu ateş aydınlatıcı bir şey!, demiş..

İkinci kelebek bununla yetinmeyerek
daha fazla şey öğrenmek istemiş.
Biraz daha yaklaşmış ve ısındığını hissetmiş…
Demiş ki:

--Aynı zamanda bu ateş ısıtıcı bir şey!

Üçüncü kelebek bununla da yetinmemiş,
Biraz daha biraz daha yaklaşmış.
Bir anda ateşin kanatlarını yaladığını hissetmiş
ve yanmış kanatlarıyla geri dönmüş…
Şöyle demiş:

--Ve bu ateş yakıcı bir şey!

Sonuncu kelebek daha da çok şey öğrenmek istiyormuş.
Biraz yaklaşmış, aydınlandığını görmüş.
Biraz yaklaşmış, ısındığını hissetmiş.
Biraz daha yaklaşmış, ateş kanatlarını kavurmuş.

ve biraz daha yaklaştıktan sonra tamamen yanan kelebek
"poff !" diye ortadan kayboluvermiş...

Ateşin gerçekten ne olduğunu belki bir tek o öğrenmiş
ama geri dönüp söyleyememiş…
Çünkü o kaybolmuş ateş içinde
ve bir şeyi, ancak içinde kaybolan bilebilirmiş!...


Nov. 16
Nov. 15




Yüce dağlar koydun sineme
Bakışında sihir mi var yar senin
Gördüğüm an ateş dştü haneme
Her bir yanın alev kor senin

Günbe gün hasretin yakar kavurur
Günümü gecemi senle yoğurur
Korkarım katlime ferman buyurur
Şu sevdanı söküp atmak zor senin

Karagözlüm düştüm senin derdine
Bazen çekilirsin dağlar ardına
Bilmiyorum şu sevmenin şartı ne
Çözülmeyen kanunların var senin

İçimi dökemem zor gelir bana
Derdinden dolarak döndüm ummana
Ne olur halimi bir anlasana
Bakışın güneşten daha nar senin

Ay doğmuş gecede mehtap gibisin
En hırçın sularda girdap gibisin
Bir türlü bitmeyen hesap gibisin
Her tavrın inan ki büyük sır senin

Velhasıl halıma koymadın beni
Nerde gördüm nerde buldum ben seni
Yanına gelmeye kalksam da beni
İnan ki dört yanın boran kar senin

Nov. 15
Kenanwrote:




Ben seni soğuk ve yağmurlu bir günde
Seni düşünürken gülüşündeki sıcaklığın içime dolup da
Beni sardığı bir anda sevdim
Seni sadece selvi boyun, siyah saçların yada kara gözlerin
Güzel bir yüzün var diye değil
Fikirlerinle,konuşmandaki güzelliğinle ve benim o kor halde yanan
yüreğimle
sevdim
Ben seni derinden ve hissederek sevdim
Her kalp atışımda vücudumun dört bir köşesine yayıldığını
Beni sardığını her nefes alışımda ciğerlerime işlediğini bilerek sevdim
Seni kış gecelerinin o soğuk yatağında birlikte uyuyup beni ısıttığın
Yaz sıcağında uyuyamayıp sıkıntılarım olduğun
Ve rüyalarımda buluştuğumuz gecelerde sevdim
Seni ellerinden tutup kanımın kaynadığı
Kalbimin yerinden fırlayacağını hissettiğim anlarda
O ıslak dudaklarınla beni sevdiğini söyleyeceğin anları düşünerek
sevdim
Ben seni o sensiz anlardaki boş ve değersiz geçen dakikalarda
Kayıp zamanlarımızda, seni arayıp bulamadığım
Çaresizlik içinde olduğum,içki sofralarını dost bildiğim anlarda sevdim
Sen ne kadar uzak olsan da,
Aramızdaki kilometreler nasıl çoksa
Bende seni o kadar yoğun ve o denli çok sevdim
Seni kalbimde yanan ateşin ile
Zihnimde oluşan hayallerin o ay parçası çehrenle
Bana derinden bakan o gözlerindeki ışıltıyı göreceğim anları beklerken
Kalbimin yanıp tutuştuğu anlarda
Gelip o bu ateşi alevlendirerek
Bana sarılarak beni sevdiğini söyleyeceğin anları düşünerek sevdim

Korkuyorum!
Hakkettiğin mutluluğu sana verememekten korkuyorum.
Seni beni sevdiğinden fazla sevememekten korkuyorum.
Senin sevgine layık olduktan sonra başkaları tarafından o sevgiyi
kaybetmekten korkuyorum.
Seni kazandım derken kaybetmekten korkuyorum.
Aramızdaki maneviyat haricindeki uçurumlardan korkuyorum.
Senin kalbini daha fazla kırmaktan korkuyorum.
O temiz ve masum göz yaşlarını daha fazla akıtmaktan korkuyorum.

Evet korkuyorum;
seni kaybetmekten, seni daha fazla üzmekten ...
Sana kendimi ifade edememekten
Yada yanlış anlaşılmaktan korkuyorum.
Uçurumun kenarında yalnız kalmaktan korkuyorum.
Dostluğuna doyamadan uluorta yalnız kalmaktan korkuyorum.
Yüreğimdeki o ince sızının bir gün çoğalmasından ve beni sarmasından
korkuyorum.
Sevgi denen güzelliğinin bir gün beni terk etmesinden korkuyorum.
Dostluğun ölüp yerine nefretin yeşermesinden korkuyorum.

Korkuyorum evet;
seni kaybetmekten ve seni daha fazla üzmekten...
Bir çiçek misali ne ellemeye nede koparmaya kıyamıyorum uzaktan
seyrediyorum
çünkü;
Seni daha fazla incitmekten korkuyorum. Ömründe yaşadığın mutluluğu huzuru sana yaşatamamaktan korkuyorum.
Sana kalbimden fazlasını verememekten korkuyorum.
Sonunda sana gözyaşından başka bir şey bırakamamaktan korkuyorum.
Seni sevmekten degil;
dostluğunu suistimal etmekten,
Seni kaybetmekten ve değerini bilememekten ve Yüce Rabbime hesap
verememekten korkuyorum.
Belki de çok fazla korkuyorum ...

ÇÜNKÜ; BEN iLK DEFA SEViYORUM...
Nov. 15
Kenanwrote:

Bir yüzük alıp takıcam parmağımaben artık yanlızca seninim sevgili...hayırlısı sen misin değil misin bilemem.
"O" Der Yuregim Sadece "O" hani hep dualarımızı bu yönde yaparız ya."hayırlısıysa olsun."Hayrı'da Şer'i de yaratan aynı
Yarattığına hükmedende oydu.Benim dua'larım farklıydı.Hayırlısı o değilsede o olsun Allah'ım
Senin herşeye gücün yeter
Helalim o olsun derdim.Ondan gelicekleri geri çevirmek değildi amacım.o benim kalbime eşsiz bir sevgi verdi zaten.tek amacım o sevgiyi kalbimde muhafaza edebilmek.Sende benim olduğunu söyliyebilicekmisin?yine kendinden emin değilsin dime...
o zaman elini o güzel kalbine koy ve hissettiklerini düşün. sen emin olmasanda o biliyor.Dışarda el ele gördüklerin sevgilimi sanıyorsun?öpüşenler sevgili mi? sevişenler? Nikah masasında imza atanlar evet diyenler sevgilimi sanıyorsun?
Yanılıyorsun...Herkes sevemez böyle herkes gerçekten sevemez...Kara sevda dedikleri bu olsa gerek hiç vazgeçilemiyen...Neden kara derler bilmem ama bildiğim tek şey
karanlığın ölçülemediği...Aynı sevgimi hiçbir kelimenin anlatamadığı gibi
bir değil bir kaç ömür yetmez bunu yaşatmaya yaşamaya...Hep seni yaşıyorum biliyor musun? her an her saniye
Akıl unutur belki zaman zaman peki ya kalp?Sevmek akıllı işi değil zaten ki akıl hep seni düşünsün.
Sevmek gönül işi. Sabah seni yaşamışsamAkşam olunca yine seni yaşadığımdaki hisler aynıysa sen hep bende yaşıyorsun demektir.Değişmiyen döngüsün sen bende..Her son bahar yağmuru gibi...Her sabah doğan güneş gibi
Ay'ın her gece tepemde çizdiği aynı rota gibi.Ben hep
şiirlerimi kendime okuyorum.hiç yazasım gelmiyor sevgili
Yazıpta geriye ne bırakıcaksın ki?yaşıyamadığım şeylerin kanıtı sözlermi?Gel diyorum işte bu insanlığın sevmenin kıymetini bilenlere ihtiyacı var.Bizlerde hakkını yersek sevginin iyice küstürücez insanlığa sevgiyi.Geleceğin neler getiriceğini hiç bilmiyorum.Ama senden vazgeçmiycem ya zaman beni sevindiricek yada üzücek.Hayallerim var çok sen gidersen onlarıda götürüceksin.Sen sevgi tohumuydun. Yaradan seni ekti kalbime...

Nov. 14

KOCA REİS. TUFAN KARATAŞ. DELİ KURT.

VATAN SEVDALILARI.

Nov. 13