Ƹ̵̡Ӝ̵̨̄Ʒﻮเzlเ's profile»»-(¯`·.·´¯)-» gιzℓι ιη¢...PhotosBlogGuestbook Tools Help

»»-(¯`·.·´¯)-» gιzℓι ιη¢ι «-(¯`·.·´¯)-««

вυ υмυтѕυz αşкıмı кαℓвιмє göмüуσяυм gözüм∂є уαşℓαяıмℓα ѕαηα νє∂α є∂ιуσяυм вєη мυтℓυ σℓαмα∂ıм ιηşαℓℓαн ѕєη σℓυяѕυη özℓє∂ιğιη нαуαтı вαşкαѕıη∂α вυℓυяѕυη öρ вєηι уαηαğıм∂αη кαя∂єş¢є αуяıℓαℓıм кσѕкα¢α мαzιуι уαşαηмαмış ѕαуαℓıм

∂öηмє вαηα

 
 

Arkama bakmaya cesaretim yok..!
Kim nasıl kaldıysa bıraktım orada..
Dönsem boğulacaktım anıların altında..


Dün gülerken hayata bugün suskunluğum ve ona yoldaş oluyor Hüzünler..

Yapayanlızım...

Yanaklarımdan aşağıya umutlarım
hayallerim ve geleceğim süzülüyor..
Tuzlumsu bir tatla dudaklarımda son bulur..

Keşkelerle başlayan bir kaç cümlem var şimdi;
Keşke benide verseler o sadık yare

Keşke unutsam herşeyi... Düş olsam
umut olsam yok olsam ve hiç olmasam..

Şimdi aklıma gelen bir kaç cümle ne kadar anlatır ki beni?
Şimdi sen ol desende olmayacak bir düşüm haytında..
Kadehler dolusu hüzün bırakıyorum kaldırım taşlarına..
Yollara bakamıyorum
yüreğimi zincirledim bu meçhul kaderime..
Can verilirmi hani şu "gitmek" sözcüğüne..

Keşke sende vaktinde gitmesini bilseydin..
Şimdi dudaklarımda senin duyamayacağın iki kelime;
"Özür dilerim"


Biliyorsun

Sen bana yağmurlardan emanettin.. Öylesine uğradın baharlarıma..
Şimdi belkide hiç birşeyden habersiz veda bile etmeden

kaybolup gideceksin..
Son Baharlarımda….

 

Ağlamışsın!
 
Kirpiklerine nazar boncuğu gibi astığın hüzünlerden belli.

Çığlıksız yaşayamıyorsun artık.

Kudüs'ü mazaret gösterip, sancıdan kıvranan saçlarını esmer tenli çocukların Filistini gözlerinde vuruyorsun.

Ne desem sana, ne söylesem bilmiyorum!

İncinmişliğimi, tükenmişliğimi kızıl topraklara döküp öyle geldim gözlerine.

En biçimsiz yanlarıma Bediri gözlerini sürdüm: Yeşile kestim, aşk oldum sonra...


Uhud'un sargılı başındaki çöl rüzgarıyken...

 

 Bir sana ağladım, bin sana düştüm.

Açtım yelkenlerimi gözü doymaz acıya karşı.

Ey Aşk!

Avare cümlelerin tırnak diplerinde mi çiçeklenir senin gülüşlerin?

Kan bulaşığı postalların altından mı toplarsın Necef suretli yüz parçalarımı?

Ne olur!

Çekme ellerimden aşka buladığın zülüflerini.

Yoruldum hayatımı ipuçlarına bağlamaktan.

İhtilallerden sağ çıkmayı başaran yüreğimi tufan kılıklı şafaklara gömmekten usandım.

Ne olur!

Fütursuz karnavallardan geriye kalan bu denizi küllendirme, kelamların acziyetini kuşandığı yerde.

Ey Aşk!

Gün olur; sende düşersin aşkın ahtapot kollarına.

Yana yana üşürsün kalbindeki buzdağının eteklerinde.

 
Usta biliyor musun? ''Süsle beni ey aşk!

Geçtiğin yerleri öpüyorum'' deyişinden bu yana hiç üşümemiştim ayaz çağlar arasında.

Korkmamıştım meydan muharebelerine yalın yürek girmekten.

Ama şimdi, Kızıl Deniz'in ötesinde boğuluyor kabuğuna sığmayan hülyalarım.
 
Yankısızlığımda bir gece ''sus'' oluyor gömülü umutlarıma.

Ey Aşk!

Bugün ne Yusuf'um ne Yakup.

Sadece kendi içini parçalayan gözlerim, Mısır'a vurgun, Kenan'a sevdalı.

Ayaklarımın dibindeki denize yığılan RamAllah'ta kurşuna dizilmiş türkümdür.

Zaten hiç beceremedim yaşamayı.

Varsın dolaşsın Azrail'in elleri ensemde!

Ölsem ne gam.


Ben Rüzgar'ım, sen Aşk.

Ne yöne essem yüzümü sana çarpıyorum.

Yüzüm iklim iklim sana bulanıyor.

Ey kurbanı olduğum gül!

Bu infaz, bu katliam, bu gidiş niye?

İçimde yığınlarca ceset varken nasıl yaşarım ben söyle?

Hani, ''Ay düşünce denize seni hatırlarım'' diye haykırmıştın ya!

Kurumuş dudaklarımı kan dolu kadehlere gömerek, içimin duvarına vuran bu çığlığına yasladım kulaklarımı.
 
Hadi öp düşlerimi yanıyorken hala buselerinin menekşesi.

 
Zulmetin iflah olmazlığından esiyorum divaneliğine.

Kanıyorum utangaç karanfilleri basarken sermest yarama.

Ki ben Rüzgar'ım!

Seni bulmadan ıslatamam kanatlarımı.

Savuramam ıslığımın damlalarını ıslak yanışlarına.

Gardiyanıyım sakıncalı aşkların!

Tutuklayamam seni tutuklanmadan ben.

Ki sen Aşk'sın!

Göçemezsin Sürgün Kentler'e sesi üç noktalı esişime ölü toprağı serperek.

Katillerini vuramazsın üç bölümlük oyun bitmeden, perde kapanmadan.
 
Ki sen kalbimdeki bıçak sırtısın!

Kıyamazsın güneş saklısı sarı saçlarıma, saçlarım gülüşünü öpmeden ey Aşk!

 
Seferini bitiremediğim müebbet düşmeleri, çürümüş çatık kaşlarıma mühürlüyorum.

Esişimi astığım mum iplikleri yol-yordam bilmeyen rüyalarıma darağacı oluyor.

Doymasamda kaçışlara, seni geri çekilmeye kıyamıyorum.

Yani beni, yani içimi, yani intiharlarımı...

Bendesin, sendeyim!
Usta be! Aşıkken ölmeden yaşayabiliceğim bir yürek var mı?

Gülmek istediğimde yüzümü rehin vermemi istemeyen bir gök tanıyor musun?

Ey Aşk!

Seni susmak için şiirlerimin bileklerini kesiyorum yirmiüçbin asırdan beri.

Sonra bir hastahanede gözümü narkozlara yatırıyorum.

Beyhude ölmüyorsun, susuyorum.

 
Sana gizli gizli eserken ispiyoncu yüreğim beni ihbar etmiş sabıkalı mevsimlere.

Şimdi, galeyana getirilen tipilerin sorgularındayım.

Oysa suskunluğum itiraf edemediklerimden ibaret: Aşığım, tehlikeliyim, Aşk'a tanığım ve Aşk'tan sanığım.

Ben ki lanetlenmiş Kasırga Kavmi'nin tek varisi, Rüzgar'ım.

Susturun Beni!!!.....

gιzℓι ιη¢ι

ѕαηα ∂üşтü göℓgєℓєяιм ( кιяαğι )

...Ve bütün aşkların,

...Kör kurşun tadında sevişlerine,

...Kırağı çaldım…

...Buz kesti cümle okşayışlar..

Kırağı kokulu bir sokak esintisine maruz, Yağan yağmur çaresizliğinde sensizliğim.. Sustun ve gittin,
 
kızgınlığıma çarpmamak için.. Biliyorum.. Şimdi birikip mazgal yolculuğuna çıkmış sel olmaya namzet akan
 
birikinti gibi düşlerim..(de sen..)

....Dönmez misin....?

Bütün isyanlarımı ve isyankârlığımı ve anlamamışlığını içime atıp senden saklasam…

....Ve üstüne bir kilit assam; Anahtarı derin denizlerde yolculukta olan....

....Ve unutsam cümle yazdığım şiirleri, hâlâ, hâlâ, hâlâ anlamamışlığının darbesini yemiş....

....Ve kahrolmuşluğumu gizlesem iki avucumun ayasıyla yüzümü kapatıp....

....Ve pişmanlığımı dile getirsem “AHA” bu satırları bağırtıp bağırtıp....

....
Ve sussam iki kelimeni duyacağım “an” a kadar....

....Dönmez misin....?

....Adını kehribar ışıltılı akşamlara kazısam göğün karanlığını yarıp....

....Ve güneşe uzatıp elimi, Bir tutam sarıcıkla ısıtsam üşümüş benliğini....

....Ve yeni doğmakta olan anadan üryan kızıl bir sabahın tüm vaktini....

....Gönlüne sersem....

....Dönmez misin....?

....Sevgi`li....

Güne yazılı akşamı,

Sana boyadım..

Bir tutam güneş çalıp,

Ruhuna saldım..

Ayı beyaza boyayıp,

Gündüzün yaptım…

Sana düştü gölgelerim..

İzbe sokak arası çığırtkanlığında,

Lâl’lığım..

Kırağı düşmüş yaprak gibi,

Üşümüşüm…

Yoksun ya…

…Ve sustun ya…

Günü de, geceyi de lime lime

Etmişim../ Bitirmişim..

                                       gιzℓι ιη¢ι ѕρα¢єѕι
 

αşкα яüzgαя

 

 

 

 

 

Ey yar!
Diyetini ödedim atalarıma, sana sır esişlerin.
Vakit; pervasızlığı vurulan lacivert bir yalnızlığın tam yirmiüç'ü.
Susmalarına güç yetiremedi avazım. Kafi gelmedi sesimin alfabesi, konuşmayan cümlelerine.
Bulgusuz yakılışlarımı, kederin demlendiği yerlere gömüp; içimi terkediyorum.
Gitmelerimden başka ne varsa içimde, hepsi yar boşluğu.
Hepsi, aynalarda kalan müsvedde ben...

 Y637.gif picture by daavidoo75 

Hiçkimsemin bir yerden bir yere gidemediği, nemlenmiş yüzümdü sensizlik oysa.
Cinayetlerinden sıyrılan saplantılı bir katilin, arsız istihzalarıydı pas tutmayan hoyrat gece.
Fakat ''Tek cani ve tek maktül, kalbim...'' diyorum, kanla sıvayarak günahlarımı.
Yüzü gülmez yaralarımı isli gülüşlerimle dağlasamda, onulmaz artık gözlerim.
Kahrı bitmez serzenişlerimin... Kanı durmaz intiharlarımın...

 Y637.gif picture by daavidoo75 

Ey Aşk!
Maskesini taktığım ucube hülyaların dar dehlizlerinde, bir hayatımı yitirdim bir de hayalimi...
Yani bana dönemediğim seni... Sahi, hayatın neresindeyim ben?
Saçlarımda doğranan bu fırtına, hangi kim'im?
Bozkırları sarsan intizarlı feryadım, annemin kasırga susuşları değil mi?
Sevgili!Bu aşk kefenlenmeden, hiçbir şair intihar edemez beni diyebilseydim, ölüme Şeb-i Arus adını verirdim. Şölenlerle karşılardım Azrail'i, canıma gül takarak...
Olsun!
Yinede, bana yabancı beni gömmeden seni yaşatamam.
Boşa değildir Tahiri yanışlarım o yüzden.
Zühre olmasanda artık gökyüzümde, Yeşil'im...

 Y637.gif picture by daavidoo75 

Ey güzellikte Yusuf'un kızkardeşi!
Siyahlar giyinmiş hummalı bir lodostur suretim bugün.
Yirmiüç kez kendimi ıskaladığım soylu bir kavgadır, hücrelerime sirayet eden yeşil gözlerin.
Söylesene!Kalsam kime yarayacak?
Gitsem kim yaralanacak?
Bil ki aşk, cevapsız kalmaktır ve hayatsız yaşamaktır darp izleriyle.
Kalmam gerekirken, gitmelerin körelmiş aydınlığına tutunmamdır.
Ben, Rüzgar; '' Ya aşk beni yenecek ya da ben aşkı susturup kendimi yakacağım...''

 Y637.gif picture by daavidoo75

 Kusursuz yalnızlıklarda, yaşamın sıtma nöbetlerinde yaşamama mücadelesi veriyorum.
Yirmiüç'ün kandan akarsuları yürüyor sahralarıma.
İmlasız cümleler büyütüyorum şahane yokluğuna, devrilmişken düşlerin üstüme.
Sesi güllere hayat katan ey!Gülsen, ağlama. Gül, sen... Sen gül... Ben giderim, zerrem düşmeden avuçlarına. Dağlar yıkılsada kafiyesiz ben'liğimin üstüne, aldırma!
İçimde yokluğun kadar sen varken, kıyamaz bana toplu katliam merasimleri.
Zaten kör bir aşktı, seni kalemlerin diline veren.
Yalnızca, seni baktığımı unutma...

Y637.gif picture by daavidoo75 

 Ey Rüzgar'ın Aşk'ı!
Kaç yağmur eskidi serseri kirpiklerimde, gelişinden bu yana?
Kaç satır, şiir adıyla infaza yürüdü saçının bir teli için?
Gözlerine halel gelmesin diye, yüreğimle bakamadım sana.
Firari rüyaları kucakladım hep.
Kaçağım gülüm!
Eşkiya bir sevdanın dağlarına yaslanıyor alnım.
Üşüyor, seni içinde bıraktığım içim.
Suların çoktan Aşk'a geldiği bir okyanusun dalgalarında, kullanılmış esişimi uçuruyorum.
Baskın yemiş güven duygun, bakışlarıma yığılmış sanki.
Gülüm!
Lanetli kavmimden miras kalan ah-u zarların semazeniyim.
Dönüp duruyorum Mevlevi bir aşkla,aşkına; ah çekerek...

Y637.gif picture by daavidoo75 

 Sevgili!
Daha vasiyetini yazmadım savaşlarımın.
Taze mezar kokan aşkımı, iç kanamalı ikindilere karşı yüz üstü bırakmadım.
Ama enkazıma yürüyorum, en diri ölümlerimle.
Ne olur!
Kendimde kal... Ben beni boğdum...

Y637.gif picture by daavidoo75 

''Ağladı bulutlar/Tutuştu yağmurlar/Bir yürek sustu...''
Bir Rüzgar sustu...
Beni sende tüketen kendimden, en bölüşülmemiş çığlıklarımla;
SENİ İÇİMDE TERKEDİYORUM

 

 

 gιzℓι ιη¢ι

özüℓ вαğℓαяıη∂αη / ∂σğ zαмαηѕızℓığıмα

 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Çözül Bağlarından / Doğ Zamansızlığıma

Kurtul zamansız karanlıklardan. Düş artık susuzluğun can damarlarına. Sığındığın yetmedi mi annenin masalsı eteklerine..Durma öyle yabancı gibi. Vaktim dar, gelmediğin her an aleyhime. Suçüstü yakalanmadan ölümün kalemine, sen doğ içimin musalla sessizliğine. Göbek bağını kes masal yüzlü hüzünlerden. Yalpalasa da yüzünü rüzgarlar, pes etme sakın şehrime gelmekten..Yüzüme kapanan ayazların ardından süzül kapılarıma. Küf koksa da kapılarım, kerpiçle boyansa da avuçlarım sen rengarenk balonlarınla gel bana..İlmeğini kendi ellerimle düğümlediğim uykusuz yüzümü duvağınla kapat. Kapat ki sancılar vurmasın sağır yarınlarımı. Sadece gel...Gelirken karanlığı devir üzerime. Geleceğime mühürledim mi seni soyunurum basiretsiz geçmişimi. Yarınlarımı kuşanır, yüreğime kundaklarım seni..Kambur olsa da sırtım, yarınlarıma doğrulur gövdem. Köklerim nadasa bırakılmış olsa da büyütürüm seni umudun varolduğu sabahlarda.. Vakitsiz olsa da gelişin adın baharlarla anılsın …

Çözül bağlarından. Düş artık düşsüzlüğümün dipsiz yatağına.Üç vakte kadar süzül avuçlarıma. Zamansızlığın suskularına vursun çığlıkların. Gözlerimin suçsuzluğuna inat dilimde intiharlar bileyen cümlelerime düş. Mavi bilyelerini saklayan adamın toprağa bakan yüzünü gökyüzüne çevir. Rengarenk balonların ardına takılayım. Hadi doğ duaları kabul olan yüreğimin sessiz kıyılarına. Ömür vadem dolmadan sen bayram günlerinden ibaret sevinçlerime ortak ol. Bulutsuzluğuma dağıt gözlerinin ıslak nemini..Avuçlarımdan köklerini sökmeye hazırlandığım mavi kubbenin gölgelerine süzül gözlerinde saklı aydınlığınla. Kelepir bir düş’ün sığ sevinçlerinde büyütürüm seni. Yeter ki bir an evvel gel göğüs kafesimin bir “ dua “ ıslaklığındaki gözyaşıma. Kaderimin enkazına istiflediğim düğümlerimden kurtar beni . Sokul şah damarı sıcaklığıma. Sonra da kıvrıl hüviyetimin kurak coğrafyalarına. Acıya tok bedenime doğur yüreğini. Kanamalı olsa öznelerin düşür cümlelerini öksüzlüğüme. Ağlamaklı sesinle kaybolsun karanlıklarım. Seni büyütürken sol yanımda, uykusuzluğum kanasın. Toprağa dönmüş ellerim seninle yeniden rengarenk balonların peşinden koşuştursun. Tökezleyen gölgelerim varlığınla güneşe vurulsun..Üç vakte kadar düş avuçlarıma..

Önce umut ol umutsuzluğuma…
Sonra da gül ol kuru dallarıma..
En son Elif ol yüreğimin kepenk vurulmuş yalnızlığına..

Adresini yitirmiş gençliğime sunulmuş bir hediyenin mucizevi sevinci ol. Gün doğumu sancılarına tanıklık eden çocuksu yanımın gülümseyen yanı ol sen. Her bayram arifesinde babama giden yollarda yanımda ol. Yüreğimi büktüğüm mezarı başında beni topraktan kaldıran ol. Kemikleri sızlamasın diye avuçlarıma damıttığım gözyaşlarımı sil yüreğinle. Ketum halimle susarken sen babamın ellerinden tut. Gözlerini ser soğuk gölgelerine.Çınar ağacına diz çökmüş bulutsuzluğun güneşe bakan yüzü ol sen. Kaldır beni dünyaya getiren adamın toprağa kök salmış halinden. Ya da bırak beni bana.. Ama hayır hayır.Tut ellerimden. Çevir yüzümü aydınlığa. Yüzünden yüzümü koparamam. Senin için seccademi gözyaşlarıyla yıkamadan kapatamam ömür sahifemi.

Bana vaat edilmiş mucizenin baş kahramanısın sen. Sen bozkır sabahı düşlerimin son durağısın. Ellerini uzat bana. Ya dol avuçlarıma ya da vur beni karanlığıma. Methiyeler düzeyim yüzündeki beyaz duvağa..Gülüşlerimi süreyim avuçlarında belirginleşen aydınlığa..Eşkalini çizemediğim kadere boyun eğmeden vurulayım saçlarına.. Ezberimi yitirmeden hak ettiğim tüm zamanı sana devredeyim. Kimliğim elimden alınmadan düş artık hüviyetimin boşluğuna. Gömleğimin yırtık yanına dolsun dilsiz varlığın. Rüyalardan ibaret olan düş’üm artık zamanın karnından avuçlarıma doğsun..

Sen doğ yeter. Sen varol yeter. Nadasa bırakılmış coğrafyalarıma bakıp korkma avuçlarıma süzülmekten. Sen gülümse gözlerimin badiresi bir türlü bitmez yarınlarına..Yüzüm Yusuf’un gözlerinde yitip giderken sen Nuh’un gemileriyle dön kıyılarıma. Gelmen için ölmemi bekleme..Erken ya da geç düş kollarıma. Zaman testisinin dudakları susuzluktan çatlarken sen bakir topraklarımda filizlenen tomurcuğum ol. Hadi durma sancılarımda. Kırık aynalarımda tara saçlarını. Dualarımın kıblesine döndür avuçlarını. Kabulü dudaklarında saklı amin’lerin sesi ol.. Mavi kubbenin altında susmayacak ezanın dinginliğinde vereyim adını. Sussun efil deyen rüzgar..Dönsün bıçağın yüzü toprağa. Lâl olan dilim yansın senin adını sayıklarken. Gülüşlerin düşerken güllerin dallarına rukü’ya yönelmiş dizlerim doğrulsun Kudüs’e..Ayak uçlarıma savrulsun âmâ gençliğim. Doğumunla kurtulsun kelepçelerden ketum dilim. Baharlarla müjdelensin gelişin. Filistin’ e revâ görülen sancılarda büyümek vaat edilse de sana gözlerin hep Yusuf gözlü aydınlıklarda anılacaktır. Hadi gel..Bekletme seni bekleyenleri..Yankılansın odalarım sesinin dilsizliğinde. Bu bedenin aslı suretine yenik düşmeden sen vurul geleceğime. Tevekkül dağlarına bıraktığım duaların kabulüne iştirak et şimdi. Vakit; sessiz harflerimden düşüp seninle yeniden kurmak alfabeyi umut sadeliğinde..Bir gül büyütmek kökleri bakir topraklarda Elif tazeliğinde…

Gözlerindeki aydınlığa vurulduğumdan beri
Karanlıklara dargınım ben..
Sana susadığımdan beri
Seccademdeki gözyaşlarımla kavgalıyım ben..
Çözül bağlarından..
Kurtar kendini karanlıklarından..
Gökyüzüm hazır,
Sal gökyüzüne renkli balonlarını..

Sen düşsüzlüğümü yağmaladığından beri
Ezberimi yitirdim..
Düştüm sesli harflerimden…
Hadi doğrul rüku’lardan..
Dualarımın kıblesine döndür yüzünü…
Kurtul Yusuf’un düştüğü zindanlardan..
Gök kubbe hazır…
Mavi bilyelerini saklayan bu adam hazır..
Her şey tamam
Çözül bağlarından..
Doğ karanlıklarıma..
Vakit tamam.
Yüreğime uzat dua kokan avuçlarını…




gιzℓι ιη¢ι


αуℓαя∂αη αğυѕтσѕ / кυятαя вєηι " вєη∂єη "

  





Aylardan Ağustos / Kurtar Beni " Benden "

" Kan çanağı gözlerimde hüzün yine var oysa aylardan Ağustos..”

Başaramadım yine..Bir türlü anlatamadım “ bendeki seni” .. Bir türlü ispat edemedim sana beni diri diri öldüren kadını bende içimde öldürdüğümü. Bir türlü önleyemedim benli soru işaretlerini. Oysa gözlerimi görmeden yüreğini bana kurban olacak delice seviyorsun beni..Düşüyorum yine kanamalı cümlelere..Üşüyorum. İliklerimde Şubat soğuğu..Oysa aylardan Ağustos.Sıcaklığıma dudaklarının serinliğini getirirdin sen..Ne oldu bilmiyorum.Boynum eğik yine..Belki de suçluyum. Suçluyum çünkü bir türlü anlatamadım “ bendeki seni”. Gösteremedim adının yüreğimde ne kadar büyük yer kapladığını..Cümlelerimi yuttum sustum şimdi. Düştüm yine ulu orta..Yırtıldı gömleğim.İlmek yine geçti şah damarıma. Yuvarlandım avuçlarına. Sığındım duasını unutmuş bir çocuğun avuçlarına. .Biliyorum suçlu benim. Aylardan Ağustos…Susmalıyım ben..Her sene olduğu yine hüzün sobeledi beni..Oysa sana bir şey yazmaya gelmiştim. Karanlık sokaklarımı aşıp gelmiştim. Bu akşam sana özlemlerimi anlatmaya gelmişken bir anda düştüm dudaklarından...Bilmiyorum ne oldu beni öldüren kadını hala özlediğimi söyledin.Sustum..Yutkundum Hangi insan özler ki kendini toprağa diri diri gömeni ? Hangi insan katilini delice sevebilir ki ?

Ben bu satırları sana yazarken sen “ istediğin gibi özgürsün; belki bir gün beni de özlersin başkasıyla “ cümlesini bıraktın ağlamaklı suretime. Başaramadım yine bir kadını mutlu etmeyi..Seni severken başka birisini özleyecek kadar küçülmedim ben. Sen bende hala büyüksün..Sen her zaman “ bir gün seni unutacağımı “ savunsan da ben senin umutlarında olacağım. Sen neşter vur kalbine. Seni hiç sevmediğimi, sana binlerce yalan söylediğimi dikte yüreğine. Dilin söylese de bensizliğimi, kalbin hep beni yaşayacak..Bil ki; avuçlarım yüzünü duaya dönmüş halde. Yoksa vururum kendimi yağlı ipe. Sana anlatmıştım kalın ipin evimizin neresinde olduğunu. O kadar basit ki ölüm..Ama ben yaşayacağım. Seni sende yaşayacağım. İnatla..Sabırla..Biraz da susacağım. Ama avaz avaz bağıracağım seni...Sende yaşacağım biliyorum. Tıpkı bende yaşayan sen gibi…

Aylardan Ağustos…Karlar yağıyor saçlarıma. Gözlerimi neden kan bürüdü benim. İçimde bir kız cocuğu çığlıklarda. Kanamalı bir yürek var içimde..Düşlerim ağır yaralı. Yine tökezledim.Yine sobelendim…Az kalmıştı doğum günümde “ senin sesinle “ uyanmaya. Ne kalmıştı ki 29 Ağustos’ a..Ramak kalmıştı doğum günümde verebilecek en güzel hediyenin sen olduğuna…

Geriye dönüp tek bir soru sormuyorum bunlar neden olduğu diye..Sadece gitme diyorum..Gitmeyeceğini bile bile gitme diye sesleniyorum. Biliyorum bu satırları okurken dudaklarını kanatacaksın. Biraz da sesli susuşlarda kanayacaksın. Adımı çığlık çığlığa haykıracaksın..Dur gitme..Hayat testisinden üzerime akan umutları toplama zamanı. Dur gitme. Uzat ellerini.Başım düşmesin toprağa..Ama söz sevgili..Doğum günüme kadar buralardayım..Ölmeyeceğim sesini duymadan. Gitmeyeceğim Cehenneme doğum günü sabahı yüreğinle uyanmadan. Gitmeyeceğim..


Hatırlıyor musun senden önce kör topaldım ben, denizlerinde yürüttün beni. Yarı çıplak gövdeydim ben , yüreğinin sevda gömleğini giydirdin bana.Dilsizdim..Umut cümlelerini doladın dilime..Tanımsızdım bir o kadar hüviyetsiz...Kimliğini “ mevcudiyetime “ adadın sen..Senden önce yoktum.Vardım da yoktum aslında..Ya da sureti “aslına “ teveccüh eden bir adamdım ben. Gölge oyunlardan bir figüran. Adressizdim. Sokaklarım yoktu kaldırım taşlarımdan öte..Ama sen yüreğinin başkentinde ağırladın beni..Şimdi bu sevdayı çıktığı komadan çıkarma zamanı. Tut ellerimi bulutları tutar gibi. Kapat gözlerini..Sabah uyandığında hiçbir şey olmamış gibi sesime uzan..

Biliyorum..
Anlatamadım; sana “ bendeki seni “…
Gösteremedim; adının yüreğimde ne kadar büyük yer kapladığını…
Susturamadım; vadesi dolmuş sağanaklarımı.


Gecemi gündüze çeviren kadın;
Yukarıdaki tüm olumsuz yüklemlere inat,
Ağustos sancısı tutmuş gözlerime inat,
Kurtar beni " benden" ..
Çevir yüzünü aydınlığıma..

Çünkü;
Ne ben sensiz yaşayabilirim,
Ne de sen bensiz nefes alabilirsin..."

Çünkü senle ben ; Umudun avucunda Cennet kokan NEFES'İZ..

Çünkü benle sen ; Elif'in dalında taze FİLİZ'İZ..

Çünkü senle ben ; BİR’İZ…BİZ'İZ...


                      gιzℓι ιη¢ι ѕρα¢є             

∂üşℓєя∂є ѕєν∂ιм ѕєηι

 

 

 

 

Düşlerde sevdim seni söyleyemedim
Sessiz öptüm nefesini söyleyemedim

İnsanın içini en çok yakan şey söylenemeyen sözlermiş meğer. Sana söyleyemediğim her söz acı bir yumruk gibi boğazımda. Sana her baktığımda kalbimi avucuna alıyorsun, sesini her duyduğumda biraz daha sıkıyorsun avucunu, yüreğim sıkışıyor sesini duyduğumda. Kaçmak istiyorum senden, senin sesinden, senin gözlerinden kaçmak istiyorum, bırakmıyorsun. Bilmeden tutuyorsun beni. Bilmeden sevdiriyorsun. Bilmeden acılar veriyorsun yüreğime. Bilmeden Öldürüyorsun.

Sana ben hayaller düşler büyüttüm
Sana ben gözümde yaşlar büyüttüm
Sana ben hummalı aşklar büyüttüm
Söyleyemedim


Yanı başında olabilmek isterken delice, sana bakmak isterken, seninle konuşmak isterken, sana dokunmak isterken, sana yakarken yüreğimi, sana baktıkça acı çekiyorum. Gözlerin ölümüm oluyor.

Sana baktıkça yıkıla yıkıla ölüyorum. Sen bilmesen de, ben biliyorum.

Şarkılar yazdım sana okuyamadım.

Şarkılar yazdım sana okuyamadım
Hep yanımdaydın oysa dokunamadım.

Hep yanımdaydın oysa dokunamadım

Bir gün sen de bileceksin, biliyorum. Bir gün söyleyemediğim bütün sözler yol bulacak yüreğimden gözlerine. Yüreğim yol bulacak yüreğine. Biliyorum, bir gün uzattığım ellerim buluşacak ellerinle. Bilmekle yetiniyorum. Sensizlikte seni sevmek yüreğime yetmese de, gözlerinde yabancı olmak gözlerime yetmese de, uzandığım boşlukta seni hissetmek ellerime yetmese de yetiriyorum. Seni sevmekten vazgeçmemek için kendimi bitiriyorum. Yokluğunda seni var etmeye çalışırken, varlığımda yok oluyorum. Bitiriyorum kendimi bizi başlatmak için. Seni çok seversem duyarsın sanıyorum. Yüreğimin çığlıklarından kendimi duyamıyorum.

Sana yüreğimi duyuramıyorum.

Sen bilmesen de ben biliyorum.

Sana ben hayaller düşler büyüttüm
Sana ben gözümde yaşlar büyüttüm
Sana ben hummalı aşklar büyüttüm
Söyleyemedim

Sana ben hayaller düşler büyüttüm
Sana ben gözümde yaşlar büyüttüm
Sana ben hummalı aşklar büyüttüm
Söyleyemedim


Gözlerimden gitmiyor bakışın. Gülüşüne bakarken gülüşünü özlüyorum. Bana gülmeni istiyorum sadece. Benim için gülmeni. Gülümserken küçülen gözlerine aşık oluyorum durup durup. Durup durup seni seviyorum.

Sen bilmesen de ben biliyorum. Sen sevmeden de ben seviyorum.

Sana ben şiirler sözler büyüttüm
Sana ben baharlar yazlar büyüttüm
Sana ben hummalı gizler büyüttüm
Söyleyemedim

Sana ben hayaller düşler büyüttüm
Sana ben gözümde yaşlar büyüttüm
Sana ben hummalı aşklar büyüttüm
Söyleyemedim

gιzℓι ιη¢ι

кαℓвιм α¢ıуσя...

 
 
gιzℓι ιη¢ι ѕρα¢є

Image Hosted by ImageShack.us


Kalbim acıyor ..
Mutsuzluk, umutsuzluk ve adını koyamadığım duygular bedenime, yüreğime ve de ruhuma yapışmış durumda. Kurtulmak istiyorum hem de bir an önce. Ama bırakmıyor beni bu duygular ..



Hani bazı anlar vardır, Bağırıp, çağırıp, bir şeyler anlatmak istersin, ağlamak istersin deliler gibi, hıçkıra hıçkıra gözyaşlarının özgürce akmasına aldırmadan, ya da bir omuza yaslayıp da başını ağlamak istersin ama yapamazsın ya. Ya da alıp başını gitmek başka diyarlara, ya da ne bileyim, alıp başını saatlerce yürümek istersin, ayaklarının seni sürüklediği yere İşte ben o durumdayım şu an ..



Ve bu durumda tek başına olmak …
Kanadım, kolum kırık şu an. Bir şeyler eksik …
Yanımda olsan… Ne kadar iyi gelirdi şu an ruhuma, kalbime. Ama yoksun. Ne içler acısı bir durum aslında benim için. Anlıyorsun ki, hayatta hep tek başınasın, bunu kabullenmek gerekiyor. Kabullenmek istemesen de … Gerçek … Acı gerçek … Hayatın ta kendisi …



Ruhum bedenime sığmıyor, isyanlarda. Taşmak, önüme çıkan ne varsa çarpmak istiyorum. Çarpa çarpa ufalıp, yokolup, bitmek için …

Feryatlarda yüreğim, avaz avaz bağırıyor, ama kimse duymuyor.
Nafile …

Ağlamak istiyorum, gözyaşım bitene kadar … Gözyaşım; ruhumu, kalbimi bulunduğu durumdan kurtarıp, temizleyene kadar … Yepyeni, huzurlu, mutlu bir ben ve yanımda sen olana kadar…

Varsın ağlayışım aşktan olsun, Ne kadar sürer bilmem ama yıllarca sürse bile;
Ağlayacağım … Ağlayacağım ..

Yanımda sen olana kadar ..

 

gιzℓι ιη¢ι

кєηαя ѕüѕü σℓѕυм нαуαтıη∂α...

 
 
 

 

Image and video hosting by TinyPic
 
Senin bir hayatın vardı, planların, zamanların vardı. Benimse hiç bir şeyim yoktu senden başka. Senin hayatında, senin planlarında, senin zamanlarında yaşadım sessizce. Orada olduğumu unuttuğun zamanlar olduğunda bile, kırılmadım sana. Sadece sevdim. Hep sevdim. Çok sevdim seni. Sessizce, hayatını izlerken, yaşadıklarınla yaşadığımı zannederken, sadece sevdim seni. Başka bir şey de elimden gelmedi.

Kenar süsü oldum hayatında,
Yani olmasam da olurdu.


Sen mutlu olduğunda benim de mutlu olmam gerektiğini düşündün, ben de mutlu oldum. Hayallerimin ne kadar farklı olduğunu umursamadım. Hayallerimi umursamadım. Senin yanında olduğum sürece hiç bir şeyi umursamadım. Beklediklerim, istediklerim, düşündüklerim o kadar önemsizdi ki senin için; benim için de öyle oldu zamanla. Sadece yanında olmak, sadece sana bakmak, sadece sana dokunmak yetti. Ya da bana öyle geldi.
Sen mutsuz olduğunda ben çekildim kabuğuma. Seni rahatsız etmemek için. Seni daha da mutsuz etmemek için. Tek önemli olan senin mutluluğun olduğu için...

Rezil ettim kendimi,
Dağıttım
İçtim
Düştüm

Hayatım ellerimden kayıp giderken, ben senin hayatını süslemekle meşguldüm, fark edemedim. Yaşamımın gerisinde kalan zamanlarımın, en güzel zamanlarım olduğunu fark edemedim. Bir gün pişman olacağımı, o zaman çok geç olacağını bilemedim, vazgeçtiğim hayallerin bir daha asla gerçekleşemeyeceğini düşünemedim. Sadece sevdim seni. ÇOk sevdim. Başka türlüsü de elimden gelmedi.
Kenar süsü oldum hayatında. Hiç bir şeyin olamamaktansa.

İçimdeki notayı, dinlediğim hiç bir şarkıcı tam basamadı...
Ruhum detone oldu...
                                  gιzℓι ιη¢ι  ѕρα¢єѕι

 

уσкѕυη

 

 

 

İlk defa birisine yani sana bu kadar nefret duyuyorum.Sevgin yüreğimde ama nefretinde içimde...

Ne güzel başladı herşey'Beni seviyordun ve sık sık bana o tatlı sesinle seni seviyorum dedin.Sonra?Niye bitti sevgin?Belki hiç sevmedin beni,kendinide beni de kandırdın.Ama artık yeter!

Sana olan nefretim hergün bir parça artıyordu.Seni severken bile.Ama sesini duyunca unutuyordum herşeyi ve istediğin ben oluyordum karşında.Konuşmak istediklerimi konuşamıyor,isteğin doğrultusunda hareket ediyordum.Tutsak ettin beni kendine.Ve seninle konuşan,sana o sözleri sarf eden ben BEN DEĞİLDİM.Hayır hayır!Değiştirmiştin beni baştan sona.Sen ne istiyorsan yapıyordum.Neden?Çünkü seni seviyordum ve kaybetmek istemiyordum.Sonradan anladım ki sen sadece hayaller dünyasında ben olmadan yaşadığım bir sevdaydın.Hiç farkında değildin ama kişiliğimi değiştirdiğin benle yaşadın ne yaşadıysan.Asıl ben kayboldu ortadan.Çünkü sen onu sevmeye cesaret edemezdin.Beni sevsen bırakamazdın çünkü...Yüreğim seni öylesine sarardı ki artık hiçbir yer bu kadar sıcak gelmezdi sana...Ama sen istemedin.Çünkü gideceğin baştan belliydi.Biliyordum birgün beni kolu kanadı kırık bırakıp gideceğini...Yinede sevdim seni...

Artık sesini duymuyorum,duyuyrmuyorsun.İstemiyorum artık.Ellerimi her açtığımda benim ol diye dua ediyorum ama öyle nefret doluyum ki...Ağzımdan dökülen sözcükler istemiyorum diyor,kalbimse sen diye atıyor.Ne yapacağımı şaşırdım.Nefretim bile engel olamıyor seni sevmeme!Sevsem neye yarar?Sen belki hala onu seviyorsun.Belki değil onu seviyorsun.

YETER!YETER!YETER!Çık hayatımdan.Neyimsin ki zaten benim?Arkadaş,dost,abi?Hiçbiri değilsin.Çünkü beni nasıl sevdiğini bile bilmiyorsun.Ben belirsizlikleri istemiyorum hayatımda.Ne olursun ya gel ya GİT!!!Nefret ediyorum senden.Gelsende gitsende değişmeyecek.Sen benim NEFRETİMSİN...

gιzℓı ιη¢ι

уαşαм

 

Bilirim ki aşkın bahçesinden bir gül koklayan, şeyda bülbül olurmuş. Bilirim ki aşkın pınarından bir damla içen, ömrünce sarhoş gezermiş. Bilirim ki kavuşmak olmasa sevdalılar, ağlayı ağlayı kör olurmuş."

Biliyor musun, iki gözüm; bugün ayın kaçı? Hangi mevsimdeyiz? Bahar mı, kış mı, sonbahar mı, yaz mı; inan farkında değilim. Sıla ne yana düşer, gurbet ne yanda? Nerdeyim, nasılım? Bilmiyorum.
Derdim, kederim ne ? Biliyor musun yanıtını?... Neşemi, sevimcimi, yaşama gücümü yitirdim. O coşkulu, mutlu, umutlu günlerimi ne de çok özlüyorum. Öylesine bir özlem ki bu; ne sen sor, ne ben söyleyeyim. Sevdiklerim, özlediklerim ve bana dost olanların her biri başka bir yerde; hiç birine kavuşamıyorum.
Dalları fırtınada kopmuş bir ağaç gibiyiz iki gözüm. Her dalımız bir sınır boyunda, her yaprağımız bir ülkeye savrulmuş. Bir yanımız vizeli, bir yanımız kaçak. Çocukluğumu, ilk gençliğimi, geçmişimi, memleketimi velhasıl eskiye ait herşeyimi nasıl özlüyorum biliyor musun? Özümü özlüyorum, özümü.....Kendim olabilmeyi, sözümde durmak için verdiğim çabayı, kendime dürüst olmak için kendimle olan mücadelemi, özümle barışık yaşamayı özlüyorum. En iyi sen bilirsin, bir huyumu terk etmek için sarf ettiğim gayreti. Doğaya, insanlara, hayvanlara, çocuklara olan sevgimi, tutkumu ve yüreğimdeki ateşi, dimağımdaki tadı da en iyi sen bilirsin.
Zaman geçiyor, hayat geçiyor, ömrümde akşam çanları çalmaya başladı bile. İnsanın mutlulukları, heyecanları, hayatı, yaşadıkları geride kalıyor iki gözüm. Bizim gibileri yıllar geçtikçe daha bir duygusallaşıyor. Toplumların gittikçe bencilleştiği, duyarsızlaştığı dünyamızda olup bitenler beni hüzünlendiriyor. Acaba bu durumun bilincinde ve farkında olan çevremizde kaç insan var ? Binbir düşünce üşüşüyor beynime. Anılarla, özlemlerle boğuşmak beni yıpratıyor. İç acısıyla dolu, yaralı, bin yerinden vurgun yemiş bir gönülle acılara karşı umarsız olmaya çalışıyorum ama olmuyor. Belki bir gün son bulacak ufuklarda solar hüznümüz. Hala bir şeyler bekleyerek bulutsu bir sise gömülüyor her şey.
Şimdi ise, gülmek-ağlamak arası monoton bir hayatın girdabında kaldım. Üzerime ölü toprağı serpilmiş gibi. Silkinip çıkamıyorum. Gün ışığına, suya hasret bitkiler gibi tatsız ve tuzsuzum. İşte şimdi böyle bir insan oldum iki gözüm. Gayesiz ve huysuz . Evden sokağa her çıkışımda, penceremden dışarı her bakışımda, karabasan gibi çöken sis ve karanlık dokunuyor bana. Oysa ışık umut, umutsa hayat demektir. Ben mi o ışığı yitirdim, yoksa o ışık mı beni; bilmiyorum.
Nedense hep geçmişe bir özlem duygusu büyüyor içimde... İşte böyle iki gözüm. Hangi gündeyiz? Bugün ayın kaçı? Hangi mevsimdeyiz ? Bilmiyorum. Bilsem de, benim için artık hiç bir önemi yok..........
Uzun yıllar önce sevdamı yüreğime yükleyip geldiğim bu yabancı ülkede, koynunda volkanları taşıyan bir dağ gibi sustum. Suskunluğumu delicesine haykırmak isterken, içime ağuları akıttım ve öylece sustum. Kara bir diken gibi yuttum ve içime yığılıp öğlece kalakaldım. İçimdeki yangını, yüreğimdeki yarayı, gözlerimdeki damlayı sorma. Hasretlere dayayıp başımı, hüzünle geçip giden günlere, gecelere döndüm sırtımı iki gözüm. Yorgun, yetim ve yaralı. Gönlümün duvarına kocaman bir sevda resmi çizdim, bir de ateş yaktım ocağıma dağ gibi.Ki, okyanuslar söndüremez.
İnsanlar, var olalı beri kabullenmiş sevdayı. Herkes kendi sevdasının Mecnunu; kendi hasretinin delisi olmuş. Kendi hikayesini, kendi sevdasını en büyük sanmış ve saymış; büyütmüş yüreğinde dağ dağ. Sabır sabır beyninin gergefine işlemiş. Benim sevdam da benim için dünyanın en büyük, en kutsal sevdası....
Ben ki, sevdanın çöllerinde ayrılıkların en büyük hasretini çektim Leyla ‘mın. Ferhat oldum dağları deldim. Kerem oldum yaktım kendimi. Pir Sultan oldum asıldım, Nesimi oldum yüzüldüm. Kavuşmak için gönlümü yollara düşürdüm. Horlandım, ezildim, hakaretlere, işkencelere maruz kaldım.
Yüreğimdeki yangını, gözlerimdeki hicranı sorma iki gözüm. Acılarımı kimsesizliğime yükleyip, uzayıp giden yollara düştüm. Yorgun, yetim ve yaralı. Aşık oldum, yaktım kendimi. İçimde bin yangınla çıktım yola. Sevgilime şiirler yazmak, şarkılar bestelemek, türküler yakmak en büyük ibadetimdi. Kavuşmak ise en inanılmaz hayalim.
Bilirim ki aşkın bahçesinden bir gül koklayan, şeyda bülbül olurmuş. Bilirim ki aşkın pınarından bir damla içen, ömrünce sarhoş gezermiş. Bilirim ki kavuşmak olmasa sevdalılar, ağlayı ağlayı kör olurmuş.
Aşk olmasa iki gözüm, içimde biriktirdiğim bu yangın olmasa, dolmasa iliklerime aşkın hasreti, bu yangın yüreğimi sarmasa, avuçlarımı yakmasa bu ateş, akar mı damarlarımdaki kan! Bir gün kavuşmak hayali olmasa, nasıl dayanılır bu yaşama, bu kimsesizliğe, bu gurbete, bu hasrete iki gözüm, nasıl?
sorma
ben kimim, adım ne, nereden geldim
kim açtı bu kahrolası çukuru yüreğimde
kimi sevdim, kime özlemim
kaç yıl sevda doldu iliklerime
kaç yıl eksildim.
tut ki, bir pınarım suyu kesik
akamadım nazlı nehirlere tut ki
susturulmuş binlerce türkü
bastırılmış binlerce acıyım
baştanbaşa aşk ve ateş
tut ki, incinmiş bir gülüşüm
gecikmiş bir düş
bir ateşin çemberinde
yarım kalmış sevinçler kanayan
tut ki, kar altında sevincim
bütün mevsimlere küsmüşüm
kanadı kırık bir serçeyim tut ki
dağlarda koparılmış kınalı bir çiçek
ateşin zulmünü gördüm
suyun ihanetini
baştanbaşa aşk
baştanbaşa hasret
susturulmuş
milyonlarca türküyüm
bir sarı çiçek
bir sarmaşık belki
çözer dilini yüreğimin
ihanetlerin kilitlenmiş
gιzℓı ιη¢ι

υѕαηç

 
Neden bu kadar çok sevdirdin kendini yar ? Neden...Gittin ama hala içimde kanıyor adın.. Unuttun ama hala içimde kırılıyor hatıraların... Neden bu kadar çok sevdirdin kendini ? Adımı dudaklarına almazken, niye ben hala senin adınla başlıyorum sensiz sabahlara ? Niye ? Sen sevgimi pişmanlıklar tek tek yakarken, ben niye hala gülüşlerini katıyorum puslu yarınlarıma ? Niye.?. Senle başlayıp benle biten cümleler kur bana…


Gittiğin halde niye kanıyor kelimelerim ? Neden sevgili.? Sana ne yaptım ben ? Sana ne yaptım ki bu ayrılığı, bu sessizliği reva gördün bana ? Seni sevmekten başka ne yaptım sana ? Geleceğini mi çaldım, hayallerini mi kararttım..? Seni sevmekten öte, yüreğimi sana vermekten öte sana ne yaptım ki. ? Neden kadar sevdirdin kendini sevgili ? Neden ?

Ben bu satırları gözyaşımda tasdiklerken, sen sıradan bir yazıymışçasına yüreğinle susacaksın. Ahizeyi kaldırıp sesinden “ iyi misin “ cümlesini geçmeyecek bir merakı bile hak etmedim değil mi ? Hadi söyle…Ahizeyi kaldırıp bir iyi hal sormak bile bu kadar zor mu sevgili.. Aşk kelimeleri istemiyorum artık.. Sadece telefonda söylenilecek en küçük bir kelimeyi bile duymaya razıyım. Yeter ki senin yüreğinin sıcaklığını taşısın kelimeler..

Hiç gelmeyeceksin biliyorum..Sen olmayacaksın ama güneş hep sensiz inecek perdelerime. Baharlar gelecek avuçlarıma.. Ama hep sen bende kanayan yara olacaksın. Senden sonra hiç kimseyi sevmeyeceğim . Hep senin gülüşünü anımsayacağım. Hep senin sözlerini..Sana ait bir şeyler arayacağım…Ama hep vazgeçeceğim. Seni hatırlatan kelimeler arayacağım satırlarında.. Hiçbir kadını sevmeyeceğim…Çünkü her kadın da seni arayacağım..İşte bu yüzden, seni sensiz yaşatacağım….Sana söz sevgili, seni sensiz büyüteceğim sisi eksik olmayan sabahlarda..

Gittiğin günden beri gözümden tek bir gözyaşı akmadı…Kirpiklerimden akan sadece yüreğimdi.. Sensiz biten her gece yüreğimden bir parça koparıp kapına bıraktım..Bağırdım sensiz gecelere.. Seni bu kadar çok sevdiği için küfürler savurdum kendime.. Yerden yere vurdum kalbimi. Kör bıçaklar biledim yüreğimin senle başlayan kelimelerinde. Susmayı denedim bir de unutmayı..Ama hiçbir zaman ibi “ seni sevmiyorum “ diyemedim..Çünkü, ben seni unutmak için sevmedim ki…

Biliyorum gelmeyeceksin. Hayat boyu sensizlik duracak aramızda. Ellerimiz hep ayrı dağlara uzanacak, sırtlarımız hep ayrı duvarlara yaslanacak.. Ve biliyorum bu satırları okurken “ ben sana hiçbir zaman ait olmayacağım “ cümlelerini haykıracak yüreğinBiliyorum, sevdigim her kadın biraz sana benzeyecek. Gözlerinin içine baktığımda “ senin gözlerinin “ olmadığını görünce ölmeyeceğimi sanıyorsun…Offf lanet olsun ki senden bir daha yok ki.. Hiçbir zaman senin gözlerinde izleyemeyeceğim hayatı.. Hiçbir sabah senin sesinle uyanmayacağım. Hiçbir zaman omuzlarına başımı yaslayıp şiirler okuyamayacağım sana ….Kıyılarıma hep sensizlik vuracak…

Biliyor musun seni en çok akşamları özlüyorum. Karanlık odamın ışıklarında senin gözlerin olmalıydı. Akşam iş dönüşü demir kapıda sen karşılamalıydın beni, dört duvar yalnızlığı değil ! Yorulmuş bedenim senin gülüşünle dinlenmeliydi. Huzur kokan ellerinden içmeliydim bir yudum suyu, senin gözlerinde bilmeliydim gül kokulu mutluluğu…Ama işte yine sensizlik var perdelerimde…Uykularım darmadağın..Göz çukurlarım hep ıslak…Yollarım ise hep sana ırak…Söyle bana sevgili neden bu kadar sevdirdin kendini ? Neden ?....
 
gιzℓι ιη¢ι
 
 
 

gєя¢єктєη ѕєνмєк

 

Her şey senin için sevgili. Gururumu ayaklar altına alıp; geleceğin günün umuduyla beklemelerim, beklerken yaşadığım sıkıntıları sineye çekişim, hayallerimi ıslatıp gecenin morumsu dalgalarında; umutlarımın üstüne paspas çekişim; geleceğini hazırlamak için çaba sarfedip yorulmalarım ve bir cümleye sığdıramadığım tüm acılara katlanışım, hayata dair sana güzellikler sunabilmek ve seni bir ömür mutlu kılabilmek adına ne varsa omzuma yüklenişim, hepsi senin için!..

Bu zamanlar içinde; yaşamı uyku ve iş arasında sıkıştırmışken; düşlerimi senin olduğun bir anda yaşamak ve işimi senin dünyanı hazırlayabilmek için en iyisini yapmaya çalışarak geçirdiğim anlara sığdırırken; sen bir dakika bile aklımdan çıkmıyorsun ve ben peşinde seyyah olan ruhumun yanına tüm bedenimi yoldaş kılıp seni düşünüyorum. Çünkü bugüne kadar hasret kaldığım; sevgi, mutluluk, aşk; sıcak tebessümler ve seninde içinde olduğun hayallerin gerçekleşmesi; aklına ne gelirse hepsini sende bütünleştirdim. Sende bulacağıma inanıyorum ve ben dünyamı senin olduğun bir gezegenin tam kalbinde kurdum. Yağmur yağıyor dışarıda sevgili; bilirsin çok severim yağmurda yol almayı ve o hüzün damlalarıyla buluştukça tenim; hayat denilen çamurlu yolda üstüme sıçramış ne kadar pislik varsa hepsinden temizlenmişçesine rahat hissederim. İşte öyle bir geceydi bu gece; önce demli birkaç bardak çayla-sanki seninle karşılıklı içiyormuşçasına bir hayal içinde- dinlendim; yol boyunca “Ah Sevgili” diyerek yağan yağmurla temizlendim ve şimdi sensizliğin kol gezdiği, yokluğunun eşkıya kesildiği, kimsesizliğimin; ıslak sokak kedileri gibi kendini üşümüş bulduğu bir odada seni yaşayarak, bir parça mutluluk kırıntıları biriktiriyorum yüreğimde… Yarın bana güç verecek bu kırıntılar biliyorum. Bugünün acılarını yarınınkilere ekliyor; derviş hırkası giymiş bir beden, ruh edasıyla sabır ediyorum.

Özledim be gülüm, hayalinin iri gözlerinde kendimi bulmayı özledim, seni şiir tadında görmeyi özledim; hasretinle yanmalarımın sıcaklığını ve sende ne bütünleştirdiysem hepsini sende yaşamayı özledim. Hayalin senden mi öğrendi vefasızlığı? Beni böylesine özlemler içinde kıvranırken görmemek, acı çektiğime şahit olmamak için mi gelmiyor yanıma eskisi gibi? Düşüncelerim, düşlerim ve ben o kadar dağıldım ki sevgili, cümlelerimde olmasa varlığın; kendimi bulamasam hayalinin güzel gözlerinde ne yapardım, bilemiyorum.

Canım; ne olur artık sensizliğin soğuk koynunda özlemlere mahkum bir ruh olarak çaresiz bırakma beni, sana çok ihtiyacım var ve ellerinin sıcaklığını bulurken ellerimde; sen yanımdayken seni özlemenin hazzını çok görme bana da; şu ıslak caddelerde, kimsesiz köşe başlarını bir bir dönerek; ad

 

ımlarını aşkla atıp, karanlık gecelerin içinde yok olan sensiz sokaklara izini bırakarak gel bana….

Ötesi yok yokluğunun ve ben artık yokluğuna dayanamıyorum. Cümlelerin son bulduğu anlardayım şimdi… Yine yoksun… Söz bitti!...


»»-(¯`·.·´¯)-» gιzℓι ιη¢ι «-(¯`·.·´¯)-««

ятıк уαzαмıуσяυм ѕєνgιℓιм ѕαηα


 

izi5i7i7.gif picture by Kleinheinz 

51zknp[1]

Artık yazamıyorum sevgili sana

İçimden gelenleri dökerdim ya kağıtlara sayfalarca seni anlatırdım, artık yapamıyorum.. neden diye soruyorum deArtık yazamıyorum sevgili sana

İçimden gelenleri dökerdim ya kağıtlara sayfalarca seni anlatırdım, artık yapamıyorum.. neden diye soruyorum derin bir düşüncenin ardından bile cevabını bulamıyorum

Artık özlemiyorum sevgili seni

Arada bi aklıma geliyorsun , sonra kızıyorum kendime neden hatırladın diye..
sen nasıl unuttuysan bende unutmalıyım seni öyle ya.. birtek bunu istemiştin benden.."YaPmalıyım.."

Artık ağlamıyorum sevgili Güçlüyüm..

tıpkı sen gibi..
Hüzün dolu bakışlarlada izlemiyorum çevremde olup bitenleri
biliyorum inanmıyacaksın ama galiba Unuttum seni
Arkadaşlarım bile şaşırıyor onca çektiklerimden sonra gülümsemeyi yeniden becerebilmeme

Eskiden yolda kimi görsem sen sanırdım ya,heyecandan titrerdim Seni görebilmek için dualar ederdim , Ama şimdi "sakın çıkma karşıma!"
Bensiz yapamazsın demiştin ya hani ; yapabiliyorum galiba

...Ta ki bugüne kadar...
Sesini duymadan geçirdigim 8.günümdü bugün
Neden çıktınki karşıma?
Görmezlikten gelseydin keşke , agzından çıkan o tek Günaydın kelimesini de söylemeden gitseydin..
niye baktın ki öyle gözlerime ?
İçim acıyor canım yanıyor



Şimdi ne güçlü oldugumu düşünüyorum ne de seni unutabildigimi..!!

Beni boşverde sevgili
Söyler miisin sen ne istiyorsun benden ?



Ben zorda olsa vazgeçtim sevgili senden;
Sende neolur vazgeç hayatımı altüst etmekten


rin bir düşüncenin ardından bile cevabını bulamıyorum

Artık özlemiyorum sevgili seni

Arada bi aklıma geliyorsun , sonra kızıyorum kendime neden hatırladın diye..
sen nasıl unuttuysan bende unutmalıyım seni öyle ya.. birtek bunu istemiştin benden.."YaPmalıyım.."

Artık ağlamıyorum sevgili Güçlüyüm..

tıpkı sen gibi..
Hüzün dolu bakışlarlada izlemiyorum çevremde olup bitenleri
biliyorum inanmıyacaksın ama galiba Unuttum seni
Arkadaşlarım bile şaşırıyor onca çektiklerimden sonra gülümsemeyi yeniden becerebilmeme

Eskiden yolda kimi görsem sen sanırdım ya,heyecandan titrerdim Seni görebilmek için dualar ederdim , Ama şimdi "sakın çıkma karşıma!"
Bensiz yapamazsın demiştin ya hani ; yapabiliyorum galiba

...Ta ki bugüne kadar...
Sesini duymadan geçirdigim 8.günümdü bugün
Neden çıktınki karşıma?
Görmezlikten gelseydin keşke , agzından çıkan o tek Günaydın kelimesini de söylemeden gitseydin..
niye baktın ki öyle gözlerime ?
İçim acıyor canım yanıyor



Şimdi ne güçlü oldugumu düşünüyorum ne de seni unutabildigimi..!!

Beni boşverde sevgili
Söyler miisin sen ne istiyorsun benden ?



Ben zorda olsa vazgeçtim sevgili senden;
Sende neolur vazgeç hayatımı altüst etmekten

51zknp[1] 

gιzℓı ιη¢ι

ιη¢ιηιη öукüѕü

 

 

 

incinin öyküsü

Okyanusun dibinde yatan bir istiridye, su uzerinden
akip gecsin diye,
kabugunu acmis. Su icinden gecerken, solungaclari
yiyecek toplayip
midesine gonderiyormus. Aniden, yakinindaki bir balik,
bir kuyruk darbesiyle
kum ve camur firtinasi yaratmis. Istiridye de kumdan
nefret edermis;
zira kum oylesine puruzluymus ki kabugunun icine
kacarsa son derece
rahatsiz olurmus. Istiridye derhal kabugunu kapamis
ama cok gec kalmis;
Sert ve puruzlu bir kum tanecigi iceri girip, ic
derisi ile kabugun arasina
yerlesmis.
Kum tanesi istiridyeyi ne cok rahatsiz ediyormus.
Ama, kabugunun icini kaplamasi icin kendine verilmis
olan salgi hucresini
hemen calistirarak, minik kum tanesinin ustunu
kaplamaya baslamis;
ta ki, nefis, parlak ve duzgun bir ortu olusana
kadar...

Istiridye, yillar yili, minik kum taneciginin ustune
katlar eklemeye devam
etmis
ve sonunda muthis guzel, parlak ve son derece degerli
bir inci olusmus. Karsi karsiya oldugumuz problemler
bu kum tanecigine benzer,
bizi rahatsiz ederler ve niye bize bu derece eziyet
cektirip
asabilestirdiklerine sasariz;
fakat ; ... azmin getirdigi cesaret ve kuvvetle,
sorunlarimizin ve zayifliklarimizin
ustesinden geliriz. ...daha alcakgonullu,
isteklerimizde daha israrli, cevremizdekilere daha
yakin,
daha akilli ve sorunlarimiza karsi daha dayanikli hale
geliriz. ...gizli gücümüzle, yasamımızdaki pürüzlü kum
taneciklerini,
bize kuvvet veren ümit ve ilham kaynagi olan degerli
incilere
dönüstürürüz....

ümitsiz olmayın
ümit SİZ olun....



                                                    gιzℓι ιη¢ι.ѕρα¢є

 

ѕα∂є¢є ѕєν∂ιм ѕєν∂ιм

 

 

 
 

 

Sen benim sevgimi değil ben sana sevgimi harcadım sevgilim!
Ben seni öyle sevdim üstüne alınma sebebi sen değildin. Seni ben sevmek istedim diye sevdim! Sevmek için seni seçtim pişman da değilim!

Ben sende sen dâhil kimsenin göremediklerini sevdim sakladıklarını gizlediklerini sevdim. Ben senin sevilmeye değer bulmadığın taraflarını sevdim. Çirkinliklerini kötülüklerini çekilmezliklerini bencilliğini kinini nefretini sevdim.


Ben senin gün aşırı başka birine dönüşmeni izlemeyi sevdim. Başka bir adama her dönüştüğünde başka bir kadın olmaya soyunup seni bambaşka ama yine sınırsızca sevmeyi sevdim.

Ben sendeki doyumsuzluğu sevdim. Arsız çocuklar gibi “beni daha çok sev” demeni gezdirirken parmaklarımı saçlarında kıvrılıp kucağımda uykuya dalmanı ve en çok da yüzünde beliren o tarifsiz masumiyeti sevdim.

Bir kâbusun orta yerinde sırılsıklam uyanıp yüklenip korkularını tek söz etmeden çarpıp kapıyı gitmeni sevdim.

Gece yarıları tavana diktiğin gözlerine vakitsiz yerleşen kederi ve bir de dudak kenarlarına sinen o içsel devinimlerini görmeyeyim diye pencere kenarlarında dikilip uyumamı beklemeni ve en çok da uyuduğumu sanıp arka odada gizli gizli akıttığın gözyaşlarını sevdim!

Hiçbir şeyden mutlu olamayacak portresi çizerken sen ben seni mutlu edebilme ihtimalini sevdim!

“Sıkıldım artık senden!” derken bile yanımdan bir adım öteye gidemeyişini sevdim.

Sen ağız dolusu küfürler ederken bana suskunluğa sığındığımda sabrımdan usanıp çıldırıp önüne geleni devirip kırmanı sevdim! Hırsını alamayıp kalbimi kırdığındaysa sarhoş olana dek içmek için dışarı çıkıp sabaha karşı yatmadığım uykumdan beni kaldırmanı sahil boyu tek kelime etmeden saatlerce el ele yürümelerimizi sevdim!

Şefkatim ağır geldiğinde kabadayılığa soyunmanı sevdim. Yersiz kıskançlıklarınla ve kuruntularınla zehir ettiğin geceleri bile sevdim.

Üstünde başka kadınların kokularıyla ve zafer sandığın tek gecelik kaçamaklarının vicdan azabıyla kapıma dikildiğinde seni içeri alıp sonsuz bir merhametle sana sarıldığımda gözbebeklerinde beliren o çocuksu şaşkınlıklarını sevdim!

İçinde yanan ihanet ateşinin sıcaklığına dayanamadığında benim de seni aldattığım yalanına kendini inandırmak için çırpındığında vakitsiz beni sorgulamanı sevdim en çok da aslında doğru olmaması için içinden dualar ederken bana inanmayan gözlerle bakmanı sevdim.

Seni bıkmadan usanmadan böylesine fütursuzca sevebildiğim için sana olan sevgimden tükenmek bilmeyen sabrımdan merhametimden ve şefkatimden nefret etmeni bile sevdim!

Ben senin çevrendeki tüm o kalabalığa rağmen içini kaplayan kimsesizliğini sahiplenmek isteğiyle yanıp tutuştuğum sahipsizliğini paylaşmaktan korktuğun yalnızlığını sevdim.

En çok da arınmaya çalıştıkça çoğalan günahlarını bana duyduğun o yapay kini apansız hortlayan saklamaya çalıştıkça eline yüzüne bulaşan o başıboş kederini sevdim.

Ben senin beni başka kadınlarda arayışını sevdim. Bazen beni kıskandırmak bazen kendini kandırmak için başka kadınlara gidişini kazanmak için gittiğin uzaklardan yaralarını sarmam için yine bana dönüşünü yalnız onlara değil bana ve en çok da kendine yenildiğinin farkındalığında arınmak için bana sığınmanı sevdim.

Ben senin çocuksu inatlarını sevdim. Bazen neyi savunduğunu bile unutarak saçmaladığına aymanı sana “haklısın canım” derken aslında içten içe ve sessizce haksız olduğunu kabullendiğini gizlemeni sevdim.

Ben seni şahitsiz sevdim seni tutanaksız belgesiz sevdim. Kafanı karıştırdı korkuttu seni bu sevgi oysa çok basitti her şey; ben seni sevmek istedim diye sevdim!

Beni sevip sevmemen umurumda bile değildi ben seni sevmeyi sevdim ben seni böyle sevebilmeyi sevdim! Ben seni hem senin yerine hem benim yerime sevdim! Ben seni her gün her gece hep başka türlü sevdim.

Benim seni sevdiğim gibi başka birinin seni sevemeyeceğini ve bunun şimdilik farkında olmadığını bilerek sevdim sevgilim! Günün birinde belki benim sevdiğim kadar başka bir kadın daha sevecek seni ama kimse benim sevdiğim gibi sevemeyecek ne yazık ki bu da benden sana kalacak kara bir lanet sevgilim!

Sen benim sevgimi değil ben sana sevgimi harcadım sevgilim!

Ben seni öyle sevdim üstüne alınma sebebi sen değildin. Seni ben sevmek istedim diye sevdim! Sevmek için seni seçtim pişman da değilim!
Seni sevmem için varlığına ihtiyacım yok çünkü ben seni sana rağmen sevdim
gιzℓι ιη¢ι

 

мєктυρ



 

 

 
Sen, belkide bu mektubu sana yazdığımı hiç bilmeden okuyacaksın.
Ben, senin bunu okurken parmağınla yanağına dokunduğunu, gözlerini hafifçe kıstığını, saçlarını ardına attığını görmeyeceğim.

Elimin uzanamadığı yerlere kelimelerimle sokulmaya çalışmamın, kırılgan harflerden kurulmuş görünmez bir köprüden sana doğru yürüken düşmekten böylesine kokrmamın, sana tek bir bakışla anlatabileceğime inandığım ve birçoğunun belki bir ismi bile olmayan birçok duygunun herbirine isimler bulmaya uğraşmamın beni nasıl yaralayıp yorduğunu bilmeyeceksin.

İleride bir gün bana çok karmaşık ve anlaşılmaz görünecek olsalar da, şu anda bana, kendime saplamak için elimde tuttuğum çelik bir bıçak gibi sade ve içmeye hazırlandığım zehirli bir su gibi berrak görünen duygularımın, keskin ve yakıcı tadını onların üstünü örten sözcüklerin altından çıkarıp çıkarmamakta duyduğum kararsızlığı da herhalde sana hiç anlatamayacağım.
Halbuki bütün korkunçluğu sadeliğinde gizli olan duygularım o kadar açık ki..

Yorulduğumda, bıktığımda, yenilginin tam kıyısında durduğumu hissettiğimde, beni sadece bana dokunarak iyileştirebileceğini biliyorum.

Yalnızım..

Kendimi yalnız hissediyorum ki, bu yalnızlıktan da kötü..

Benim yalnızlığımı ve kendimi yalnız hissetmemin yalnızlıktan da kötü olduğunu anlayacak senden başka kimsem yok.

Ve sen de yoksun..
Belkide hiç olmayacaksın..

Sözcüklerden oluşturmaya uğraştığım bir köprüden sana ulaşmaya çalışacağım.

Ve biliyor musun, sen bütün bunları okurken, ben yazdıklarımı şakacı gülüşlerimle reddedeceğim.

Beni birgün görürsen, gördüğünün bu satırları yazan kişi olduğuna inanmayacaksın.

Duyduğum aşkı, özlemi ve bunları duymaktan duyduğum korkuyu güvenli bir duruşun ardına saklayacağım.

Yüzümde satırlardan bir iz aradığında, onlar orada olmayacak.

Sana nasıl yalvardığımı hiç işitmeyeceksin, sıradan bir ''nasılsın'' sözcüğü saklayacak o yalvarışı.

Ama bütün bunlar, bu sahte kibir, bu şakacı gülüş, bu sıradan ''nasılsın'' sözü, bu güvenli duruş, içimdeki sesi dindirmeyecek.

Bütün bunlara hiç aldırmadan bana sarılmanı bekleyeceğim. Bazen benden annenden korktuğun gibi korktuğunu, bazen beni çocuğunu okşar gibi okşadığını görmek isteyeceğim.

Aralarında dolaştığım kalabalıklar içinde benim yalnızlığımı gören ve kendimi yalnız hissetmemin yalnızlıktan da kötü olduğunu sezen bir tek sen varsın.

O kadar sadeki duygularım..

Kırılgan bir köprüden sana doğru yürüyorum.

Sana ulaşamazsam, sesim ve kelimelerim sana değmezse ve sen bana bir daha dokunmazsan, işte o zaman korkarım sonsuz ve sensiz bir boşluğa yapayalnız düşeceğim.

Beni tut, beni herşeye rağmen tut!..

gιzℓι ιη¢ι

ѕαηα αкıуσяυм

Image Hosted by ImageShack.us
Sana akıyorum, hiçbir şey bu akışı geri çeviremiyor. Çünkü sen her taraftasın. Sağımda, solumda, arkamda, karşımda. Ne yana dönsem, ne yana yol almaya kalksam ulaşılacak her noktada sen duruyorsun.
Sana akıyorum, çünkü senin yolunda yürüyorum. Önüme çıkan hiçbir sapak, hiçbir kavşak ilgilendirmiyor beni. Yürümenin en zor olduğu yol bu belki de. Ama tozundan, toprağından, çakılından, çalısından şikayetçi değilim ben bu yolun. Sana ulaşmak için attığım her adımla mutlu oluyorum.
Sana akıyorum, çünkü hayatın akışı kadar doğal sana akışım. Doğa, her cinsin yaşayabilmesi için nasıl kurallar koymuşsa, benim yaşamamın da var olmamın da kuralı sensin.
Sana akıyorum, çünkü sesin de cismin de kuşatmış durumda beni. Senin kuşatmana karşı savunma yapmıyorum. Kalemin bütün kapıları açık. Yıkıcı bir kuşatma olmadığını biliyorum. Böyle bir teslimiyet rahatsız etmiyor beni.
Sana akıyorum, çünkü yüzüne, gözlerine, ellerine baktıkça kendimi görüyorum. Sesine yüklediğin gizli anlamları çözerken hep kendimden bir şey buluyorum.
Sana akıyorum, çünkü paylaşacak daha çok şeyimiz var. Bugüne kadar paylaştığımız her şey, daha sonra paylaşacaklarımızın da habercisi. Hayatın herhangi bir yerinde bir çiçeği birlikte tutup, birlikte koklamak, sonra o kokunun bize verdiği hazla sıkı sıkı sarılmak istiyorum sana.
Sana akıyorum, çünkü bir insanı tutkuyla, beklentisiz, delice sevmenin ne anlama geldiğini biliyorum. Birini böyle seveceksem, bu sadece sen olmalısın.
Sana akıyorum, çünkü seninle yaşamak sonu hiç gelmeyecek bir şölene benziyor. Bu şölenin tadını çıkarıyorum. Böylesine keyifli, böylesine eğlenceli bir şöleni yarıda bırakıp gitmek istemiyorum.
Sana akıyorum, çünkü 'hayatın uslanmaz ruhusun' sen. İşte ben bu ruha aşığım aslında. Seninle yenileniyorum, seninle yüreğime çöreklenmiş ne kadar kötülük varsa arınıyorum.
Sana akıyorum. Bütün coşkumla... Aşka dair ne varsa benimle birlikte onlar da akıyor sana. Benim gibi coşkun bir denizi aktığı yolu çok iyi bilen bir ırmağa çevirebilecek tek güç sendin. Orada kal. Ayrılma yolumun üzerinden. Sana ulaşamasam da bu yolda olmak bile yeterli bana.

img66/4822/barra1hojeyx5.gif

ⓖⓘⓩⓛⓘ ⓘⓝⓒⓘ

BANA BİR MEKTUP YAZ

 

BANA MEKTUP YAZ

 

Sevgilim,yabangülüm!..
Bana mektup yaz gittiğin yerlerden...
Aynaya aksedenleri, yaşadıklar
ının azını ,gördüklerinin birazını anlat bana...
Benden giderken yorgun anılarını doldurd
uğun

bavulu anlatma bana...
Mayın tarlasının ortasında patlayan aşkımızın sende bıraktığı kalıntılardan söz etme bana...
Kanayan dudaklarından bahsedip de
kabuk bağlamış
yaramı kanatma sevgilim!..
Ezberlediğim güzelliğini anlat bana yabangülüm...
Küçük evini anlat bana,bahçesine ektiğin çiçekleri anlat...
Benim için kırmızı bir gül ek bahçene ve onu

anlat bana özene bezene...
Sabah odana dolan güneşin seni nasıl uyandırdığını
anlat...
Uyandığında yüzünü örten uzun saçlarını nasıl

bertaraf ettiğini anlat...
Saçlarına yaptırdığın gölgeleri anlat,hayatın
gölgelerini

anlatma ne olur!..
Ve sevgilim rüzgarları bile kıskandıran saçlarından bir tutam bile
kesmeyeceğine dair söz ver bana
...
Pencerenin pervazlarına konan kuşlarla muhabbetini...
Sahil kenarında simitini bölüştüğün martıları anlat bana...
Kuğu gibi zarif boynuna taktığın inci kolyeni...
Dudağının kenarında ki zamanın oluşturduğu 

kıvrımları anlat bana...
Ellerinin hala eskisi kadar güzel olduğundan bahset...
Beklediğin otobüs duraklarını anlat bana...
Yağmurları anlat ama gökyüzünden yağanları...
Yüreğine yağan yağmurlardan bahsetme olur mu?..

Yeni çıkan şarkılardan,okuduğun şiirlerden dem vur bana...
Yürüdüğün yollardan ve mutlu olduğundan bahset...
Gülümseyişlerini anlat bana doğan güneşe inat...
Tek damla gözyaşını dökme mektuba sakın

yazılar silikleşmesin,kahretme beni!..
Ve sevgilim benden mektup bekleme sakın...
Ben senin giderken kanayan parmaklarına iliştirdiğin bavulun içinde ki yorgun anılardan biriyim artık...
 Bana mektup yaz sevgilim!..
Beni mektupsuz bırakma emi?..


http://dl9.glitter-graphics.net/pub/549/549109aby6teywy3.gif

GİZLİ İNCİ

Hoşçakal Birtanem!...

 

 

 
Hoşçakal Birtanem!...

Ben'li çilelerin, ben'li pişmanlıkların bitti artık. Dilediğince özgürsün... Mavi gökyüzünün altında istediğin düş ülkelerine kanatlanabilir yüreğin...Dilediğin mevsimlerde delice ıslanabilir gözlerin... Bana çıkan tüm yolları adres defterlerinden sil artık.. Adımın üzerini kalın harflerle işaretleyip kaldır beni hatıralarının en tozlu raflarına...

Bana dair tek bir satır kalmasın , tek bir cümle olmasın dudaklarında..
Madem sana acı çektiriyorum, madem ben sende pişmanlığı anımsatıyorum bırak bitsin bu çile..Ben sana acı çektirmek için gelmemiştim.. Ağır yaralı yüreğine umut diye girmiştim oysa.. Şimdi sende " kanayan pişmanlık " olmuşken unut beni...Hiç yaşanmamış say yaşananları.. Ben'li hatıraların üzerine karanlığı ört ve kapat tüm perdelerini.....Bana kattıklarını, bana bıraktıklarını topla yüreğimden...
Sözlerini, yeminlerini sök dudaklarımdan...

Ama bir şeye dokunma ne olur...Seni " sen " diye seven yüreğime dokunma...Dokunma, acıtır yalnızlığım yüreğini.. Dokunma, kanatır diz boyu karanlığım o ince dudaklarını....Hayatımda yenilmeye alışmışken senin yenilgine de alışırım ben...Ben nice yürekte canlı canlı gömüldüm senin zaferlerine de alışırım...

Bırak dokunma kanayan yaralarıma..

Cennet kokulu tenini sıçramasın kirli yüzümden akan yalnızlıklarım...Daha fazla acıtmasın pişmanlıklarda avutulmuş hatıralarım....Topla cümlelerini dudaklarımdan...
Her şey bitti artık...Ve her şey bitmişken, sana git demeyeceğim....

Gitsen de tek bir kelime bile etmeyeceğim..
Susmalıyım. Susuyorum...En derininden, en acısından suskunluğumda saklı cevaplarım... Belki de tüm cevaplarım soruların da saklı....
....Bana kalan acıları, bana bırakılan yenilgileri- sevgin için bedenimi yüreğimi semer bileceğim - sırtıma yüklenip gidiyorum...Kapıyı aralamana gerek yok sevgili..
Sana geldiğim yollardan gitmeyi de bilirim ben....Gerek yok " en iyisine sen layıksın " sözleriyle avutulmuş devrik cümlelere...Ben iyi bilirim tozlu yolları....Gidiyorum, tüm zaferlerin başkumandanı olarak ayrılığın ganimeti olarak tüm hatıraları yakabilirsin..

Ben'li tüm yaşananları da unutabilirsin...Artık söze gerek yok...Gitmeliydim ama bu kadar erken değildi..Gidiyorum bir bedende " yüreksiz " yaşamayı öğrenmeye gidiyorum..Gidiyorum öznesi çalınmış cümlelerde
sana " susmaya " gidiyorum....

Biliyorum sen bensiz de yaşabilecek kadar güçlüsün..Hayata kaldığın yerden devam edeceksin

...Noktasız, virgülsüz...Oysa ben..Oysa ben yaşadıkça hep bir eksik vereceğim sabah ictimalarında..Hep bir sen eksik olacak nefes almalarım..Artık öznesiz paragrafların içinde yarım cümlelik olarak sayılacağım...Artık ben " sensiz " varolacağım....

Topla cümlelerini dudaklarımdan..Bana vaat edilmemiş yarınlarımı da yanına al...Bir de benimle yaşadığın mutlulukları. Bir de sana yazdıklarımı.Kötü bir gününde gözyaşlarını kurulamak için kuru bir peçete niyetine kullanırsın senli satırlarımı...

Unutmadan bir teşekkür borçluyum sana; kısa bir süreliğine de olsa yarımlığımı, yalnızlığımı unutturduğun için

...Ve de yaşattığın tüm mutlulukların için....Teşekkürler sevgilim....Giderken sakın ardına bakma...Gözlerin pişmanlıklarında, günahlarında kalmasın...:*(

Sana paylaştırılmış her acına ben yüreği kefil gösterdim..Sen yüzünü aydınlığa çevir sadece..İnan bana bensiz hayatta seni hep mutluluklar bekliyor olacak...Çünkü sensiz bir yerde yaşarken bile her nefesimde bin dua saklı olacak sana...

Artık mutluluğa kanatlanma zamanın geldi...

Bensiz olsan da;
Her güneş, gözlerine doğmaya,
Her rüzgar, saçlarında dolaşmaya gelecek...
Hadi git....

Varlığımda acı çekmektense,
Yokluğumda mutlu ol....
Çünkü; mutluluklar en çok sana yakışıyor...

"Topla cümlelerini dudaklarımdan...
Her şey bitti artık... Maviler kadar özgürsün artık...
Dilediğince uçabilirsin....
Yolların hep Cennete çıksın...."

Bensiz hayatında mutluluklar dilerim...
Hoşcakal bitanem/ hoşcakal yüreğimi adadığım ömrüm
 
gιzℓι ιη¢ι

 

öη¢є ѕєη gєℓ ѕєν∂ιğιм ....


 

 

x1piykpqhc35kquto8ciymqsl2.jpg picture by nisa7750 

 
Önce Sen Gel Sevdiğim ....

Uzaklardan bir ses olmanı isterdim, bir selam, bir nefes... "Üşüme" diye seslenmeni isterdim... Bir el olmanı isterdim, bir kol... "Özledim" deyip sarılmanı... En karanlık yerinde düşlerimin çıkıp gelmeni isterdim. Kınalı bir bahar gibi, umut ışığı olmanı isterdim hayatıma... Gelseydin ve yaslasaydım başımı omuzuna, ağlasaydım doya doya ... Geçerdi üşümesi yüreğimin, geçerdi üşümesi içimin, kirpiklerimde yağmurlar dumanlanmazdı biliyorum...

Seninle suları yeşil bir ırmağın kıyısında buluşmak, saçlarının kokusundan öpmek, içime çekmek ve serin soluğundan içmek, sana sarılmak, kucaklamak, uçmak isterdim…

Ama nafile, aramızdaki bütün yollar kapalı... Bütün dallar kesik... Yokluğun buz gibi soğuk... Üşüyorum... Yüreğim de donmuş sanki. Gözlerimde...
Ateşler içinde bedenim... Öyle bir üşüme ki, hiç bir şey ısıtmıyor artık. Bütün uzuvlarım uyuşmuş. Ezip geçiyor ruhumu acılar...

Yoksun işte, kalbimin kuyusu en hazin sesle inliyor şimdi. Kirpikleri kırılan bir zamanın teninde, ağrılı şiirler topluyorum gecelere şimdi...
Bilirim, sevmek ve özlemek bir ateşe dokunmaktır; yakmaktır yüreğini yangınlarda. Ama ben üşüyorum. Yokluğun buz gibi soğuk.
Yakacak bir şeyimde yok…
Ağlıyorum, buza dönüşüyor gözyaşlarım… Ağlıyorum, akıp gidiyor gözyaşlarım çağlayanlara… Bakakalıyorum ardından çaresiz…

Ah! bir el olsan dokunsan alnıma, okşasan saçlarımı bir anne şefkatiyle.. Geçerdi ağrısı başımın, geçerdi biliyorum...
Bir gül olsaydın bahçemde, koklasaydım nefes nefes, çekseydim içime derin derin...
Bir göz olup baksaydın gözlerime, çekip alsaydın içindeki hüznü...
Ah! bir bilsen nasıl sevinirdi yüreğim, nasıl sevinirdi dudağımdaki gelincik, kapımdaki akasya...

Susuyorum artık derin derin... Ve sessizce soluyorum bir hazan yaprağı gibi... Oysa ne kadar çok hasretim konuşmaya, anlatmaya anlaşılmaya...
Oysa ne çok istiyorum, tüm bedenimden söküp almanı yalnızlığımı, hicranımı bir tılsımla...
Yüreğim kanrevan, dikenler acımasız, ayaklarım kırık koşamıyorum artık doruklara, menzil uzak...

Gel. Yüreğim ol seher gülüm, her ölümümde bana yeniden hayat ver. Elim ol, ayağım ol, canım ol... Gecem - gündüzüm ol...
Ağlayan gözlerim ol her damlada yeniden doğur beni, yeniden doğur umudumu. Her öldüğümde yeniden yarat ki, seni ne kadar
özlediğimi anlatayım yeryüzündeki bütün canlı cansız varlıklara, ne kadar çok sevdiğimi ...

Önce sen gel sevdiğim.. solmadan resimler, şiirler sislenmeden... İslenmeden geceler ... Sonra ölüm gelsin
 

gιzℓ ιιη¢ι

ѕαяıℓмαк ιѕтιуσяυм

 

Sana sımsıkı sarılmak istiyordum... Ah bir görsem, bitirsem içimdeki özlemini bu kadar zor gelmeyecekti senden, sevginden vazgeçmek... Nasıl olsa alışkınım ya seni görmemeye, galiba böyle de başarabilirim...

"Ama eğer hissedersen hayatından çekildiğimi bana sana geri dönmemem için şans dile... "

Neler yazmak istiyorum sana bir bilsen, tek yapabildiğim yazmak olduğundan yine yazıyorum işte! Seni daha önce de yazmıştım ama bu kez bir daha yazmamak üzere, seni beynimde, içimde bitirerek yazıyorum, yada bitirmek isteyerek... Ne kadar sürer bilmiyorum ama ben senden, sevginden vazgeçmek istiyorum.

Yine senden habersiz...Ben seni severken de senden habersiz sevmiştim. Belki de kendimden bile habersiz...

Dünyaları etrafında döndürmek isteyen bir kalbi bilerek isteyemezdim. Kendimden ve senden habersiz "bir tanemmm" olmuştun sen...Öyle ya; Sen bir taneydin; Eşin benzerin yoktu yeryüzünde, Yoktu Sen Kadar Güzel Güleni, Sen birtanem din!

Yaşanmamış ve yaşamamış olsam bile Sen Özel'din... Aşk Özel'di....

"Yağmurda Aşk Başkadır" diyenlere gülüyordum ama bende yağmurda üşüyen ellerini severek başladım seni sevmeye...

Önce aldırmadım seninle güzelleşen herşeye...Sonra tüm parfümeri dükkanlarını aşındırıp kokunu ararken anladım seni deliler gibi özlediğimi...

Ne kadar gerçeksen o kadar yalandın... Ve ben her seferinde en baştan başladım...Yeniden bir sondayım ama bu kez yeniden başlayacak gücüm yok... Ben senden vazgeçmek istiyorum!

Herkes gibi biri olmanı yada hiç kimse olmanı istiyorum...Sesini duymak için telefonlara sarılmaktan vazgeçmek, ismini duyduğumda içimin titreyip,gözlerimin dolmasından kurtulmak istiyorum...Senin benim için herhangi biri olman ne kadar zor bir bilsen...Zaten kolay olan ne vardı ki benim için;Sanki seni öldürmemle sevmem ararsında hiçbir fark yoktu....Ve ben hep sevgim yüzünden cezalıydım...Hiç sonu olmayan bir yolda seninle yürümek,yeni çıkan filmleri birlikte izlemek, saatlerce sana sarılı kalmak,sadece ama sadece bir kez olsun sana sarılıp uyumak, bir sabah gözlerimi açtığımda yanımda seni bulmak isterken, sen sevgimle utanmamı sağladığın için galiba gerçekten "bir taneydin"!

İşte bu yüzden imkansızlığına hep inandım!

Ben yalnız kalıp seni düşünmeyi deli gibi sever olduğumda, sen benim her şeyim olduğunda ben senin için hiç yoktum...Bu yüzden yalnızlıklarım, ağlamalarım, özlemlerim canını hiç acıtmadı.Benim tarafımdan sevilmek belki de hayatında önemseyeceğin en son şeydi...

Keşke kendi dünyamda bir zamanlar seni sevdimden hiç bahsetmeseydim Ben Seni Seviyorum dediğimde Seni Seviyordum! Ben Seni Özlüyorum dediğimde Seni Özlüyordum. Ben Senin İçin Ölürüm Dediğimde ben senin özleminden zaten ölüyordum...

Ve Ben Şimdi Senin Hayatından Gidiyorum!

Ne zaman Aralık'ta bir yağmur yağsa, ben geceler'de ıslanıyor olacağım,Ne zaman bir parfümeriye girsem hala kokunu arıyor olacağım...

Ben Kaybettim... Sen Kazandın! Artık sesimi duymayacaksın...

Sana sımsıkı sarılmak istiyordum, kokunu içime yıllarca bana yetecek kadar çekerek, sana sımsıkı sarılmak istiyordum.... Gelmedin!

Gelsen yapabilir miydim bilmiyorum...Ama ben artık gidiyorum..

Eğer hayatından çekildiğimi hissedersen, bana sana geri dönmemem ve seni yeniden deliler gibi sevmemem için şans dile...

Ve Lütfen, Aralık'ta yağmur yağdığında sakın İstiklale gelme.

Sana sımsıkı sarılmak istiyordum....

Gelsen yapabilir miydim bilmiyorum... 

gιzℓι ιη¢ι

ιуαмєтℓєя кσρυуσя ιçιм∂є




Benim gözlerim yine uzaklara dalgın,yine kirpiklerimde tuz var.. Tırnaklarım avuçlarıma kan oturtmuş, öfkeliyim,susuyorum ağlarken.. Aşka dair şarkılar çalmasın artık, acıtmasın yüreğimi.. Yoruldum her şarkıda seni düşünmekten, seni bulmaktan, seni özlemekten.. Derin nefesler çekiyorum içime, senin hasretini içime çeker gibi..   

    
                                                     

Soluyamıyorum geriye, içimde kal diye.. Ne vardı bu kadar sevecek, ya da ölesiye güvenecek.. Aşk kimi güldürmüşki? Ya da ne kadar olmuşki ömrü mutluluğun.. Gözlerimdeki ışıltıyı yitirdim, yaşama sevincimi, umutlarımı, sitemlerimi, beklentilerimi yitirdim.. Kendimi yitirdim sensizlikte.. Her sabah yeni bir role hazırlanıyorum, sahneye çıkacakmışım gibi.. Bana en yakışan rengi giyiniyorum ...      

    

Gülümsüyorum.. Kıyametler kopuyor içimde..Aşıklara bakmıyorum artık, içimden bir şeyler kopuyor sanki Yorumlayamadığım rengarenk bir tabloya bakar gibi oluyorum.. Bu mutluluk resimleri gerçekmi? Hepsi sahtemi.. İnanmıyorum artık, inanamıyorum.. Yaşadığım sürece gerçekti.. Oysa şimdi.. Gece olunca kaldır başını bak gökyüzüne.. Kaç bakışım kaldı orada, ya da kaç sabah doğan güneşe dokundum sen diye.. Ben seni oralarda aradım.. Her zaman bulabileceğim ama asla seni göremeyeceğim yerlerde.. Sensizlik böyle bir şey işte.. Ben tükeniyorum, hasretler çoğaldıkça..


Kırmızı kalpgi乙レi i刀ciKırmızı kalp

кєη∂ιηє ιуι вαк





KENDİNE İYİ BAK


Kendine iyi bak' bir 'veda' değil 'elveda' cümlesidir çoğu zaman. O üç kelimeden çok daha fazlasını gizler içinde...

'Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra ben yanında olmayacağım, olamayacağım. İstesem de istemesem de... Sevdim seni bir zamanlar, hala seviyorum ve benden sonra da mutlu olmanı istiyorum. Olurda bir gün dönersem seni iyi bulmak istiyorum.'
...
'Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra kendinden başkası olmayacak yanında sana bakacak. Ben olmayacağım. Kendine iyi bak ve beni düşünme. Çünkü ben de seni düşünmeyeceğim artık. Arama sakın beni, yazma, çünkü ben
yazmayacağım. Sil beni yüreğinden, çünkü ben sileceğim. Fakat, yaşanılan, paylaşılan güzel şeyler hatırına sana yürekten mutluluklar diliyorum. Ve ben bir daha dönmemek üzere gidiyorum.'
...
'Kendine iyi bak. Aramızda geçen her şeye rağmen benden sonra iyi olduğunu bilmeyi tercih ederim. Aslında bilmem çok önemli değil, iyi olduğunu varsayacağım ben. Seni bir daha asla görmemek üzere gidiyorum ben, seni kendinle baş başa, yapayalnız bırakıyorum ben. Biliyorum kendini bırakacaksın benden sonra, o yüzden iyi bak diyorum. Aslına bakarsan, çok da fazla umursamıyorum.'
...


Kendine iyi bak, derler ve giderler. Tutkuyla sevenler, bazen birden fazla söylerler bunu. Çünkü onları ayırmak, eti tırnaktan ayırmak gibidir. Kolay kolay kopamaz onlar, süreç çok acı vericidir, yürek parçalayıcıdır. Her seferinde azalan umutlarla geri döner ve yine 'Kendine İyi Bak' gözleriyle ayrılırlar. Ta ki umut da, sevgi de tükeninceye kadar... Ta ki son elveda mezar sessizliğine bürününceye kadar.

Tutkunun ötesinde sevenler, bir kez 'Kendine İyi Bak' derler ve giderler. Onlar eti tırnaktan ayırmak yerine ölümü yeğlerler. Onlar bu acıyı bir kereden fazla kaldıramayacaklarını bilirler. Kendine iyi bak, derler ve giderler. Bu sözlerin içinde ihanet yok, hiçbir zaman olamaz derler ve giderler. En büyük ihanet değil midir aslında seni seveni, ihtiyacı olanı yüzüstü bırakıp gitmek.

Kendine iyi bak, derler ve giderler. Seni suskunluğa mahkum edip giderler. Seni parçalara ayırıp, en büyük parçayı yanlarına alıp giderler. Seni senden alıp giderler. Daha kötüsü suçlayamazsın onları tüm bunlar için. Kendine iyi bak deyip gidenin geçerli bir nedeni vardır elbet... Suçlatmazlar kendini. Savaşmadıkları için kızarsın ama suçlayamazsın. Savaşmışlarsa, yenildikleri için kızarsın ama suçlayamazsın. Yenildiğin için kızarsın ama suçlayamazsın..

Ayrılığın kaçınılmazlığına inandırır seni, kendine iyi bak, derler ve giderler. Elinden umutlarını, düşlerini, sevgilerini alıp giderler. Bir tek anıları bırakırlar geride, bir de hatırladıkça gözyaşlarına boğulasın diye unutulmayan nağmeler. Arkalarına bakmadan çekip giderler eğer yalnız kalmışsan, çünkü insafsızlıklarını görmek istemezler. Her şey o saniye orada bitsin, kapansın bu sayfa isterler.

'Bitti' diyemedikleri için, kendine iyi bak derler.
'Kırıldım ve affedemiyorum' diyemedikleri için kendine iyi bak derler.
'Seni istemiyorum artık, hayatımdan çıkaracağım ama bil ki hiç unutmayacağım' diyemedikleri için kendine iyi bak derler.
'Biliyorum çok kanayacaksın ama daha iyisini yapamıyorum' diyemedikleri için kendine iyi bak derler.

Vicdanlarını rahatlatmak için kendine iyi bak derler, çünkü o kan uzun süre akacaktır ve o yara asla kapanmayacaktır, bilirler. Kendine iyi bak bir noktadır çoğu zaman.
Kendine iyi bak deme bana, sadece kötülükler noktalansın isterim ben. Oysa sen iyisin...

Sen gözümdeki ışık, dudağımdaki tebessüm, sen içimdeki sevinçsisin. Sen hayatıma renk katan, sen yüreğimdeki çarpıntı, sen hayatımdaki neşesin. Sen yolumu aydınlatan, sen dert ortağım, sen gönül yoldaşım, sen bir tanesin. Kendine iyi bak deme bana. Nokta koyma. Keşke böyle yaşanmasaydı bazı şeyler, keşke affedebilsem seni, keşke sen de affedebilsen beni.. Keşke döndürebilsek zamanı geriye. Keşke bugünkü aklımızla yaşasak her şeyi baştan. Nafile... Ama yine de, gitmesen olmaz mı? Bitmesek olmaz mı? Sen eksikken, ben nasıl tam olurum? Senden kalan boşluğu kimlerle doldururum? Savaşsak aramıza giren şeytanla olmaz mı? Hani büyük aşklar her türlü engeli aşardı, hani gerçek dostluklar her sınavı geçerdi, hani sevgi eninde sonunda kazanırdı? Hani hayatta hiç kirlenmeyecek değerler vardı? Hani en büyük zaferler, en kanlı savaşların ardından kazanılırdı? Bunların hepsi yalan mı? ... Sahiden, gitmesen olmaz mı? Bitmesek olmaz mı?

boşver her şey olması gerektiği gibi olsun.
Öyleyse...Sen de 'Kendine İyi Bak.



Kendine iyi bak derler, kurşunu kafana sıkıp giderler…
 
gιzℓι ιη¢ι

ѕαηα ѕєηι уαzıуσяυм

 

 

 

Sana Seni Yazıyorum
Güneşin başka iklimleri aydınlatmaya,başka gönülleri ısıtmaya gittiği şu saatlerde kağıdı,kalemi elime alıp,
seninle dertleşmek,yalnızca sana yazmak ve yalnızca
seni özlemek geliyor içimden. Sana yazmak.''Sana seni Yazmak''
 
Seni ve yüreğimde anlam bulan duyguları...Sana ait yüreğimin derinliklerinden
 kopup gelen artçı şokları anlatmak ve toprağı
alnından öperken yağmur taneleri gibi, tüm benliğimle sana yağmak istiyorum...
 
Bu gece dudaklarımdan dökülen her kelimede sen varsın ve yine sen
varsın yarım kalan sevdamın eksik taraflarında.
 Bomboş ve sessiz kaldırımlarda yürürken seni haykırıyorum.
 Sensizliğin inadına! Bu sensizlik gecesinde sevdamın en ücra köşelerine seni yazıyorum.
 
Bu gece yine yağmur yağıyor.
Yağmur yağıyor gönlümün sensizlikle yanan her yerine.
Yağsın, yağsın ki saklasın sensizliğimde döktüğüm gözyaşlarımı!
Ve yine saklasın sensiz geçen bomboş hayatı...
 
İşte seni haykırıyorum sensizliğe alışamamış yüreğime, işte seni yazıyorum!!!
Bu gece yine yağmur yağıyor.
Sen yoksun oysa biliyorum ve üşüyorum.
 Sensiz kaldığım saatlerde, gözyaşlarımı efkarıma kattım bu gece.
 Sevdamı, umudumu ve seni kızgın bir sel gibi kalbime akıttım.
 
Bu gece yağmurla beraber gözyaşlarım yağıyor ve ismini yazıyor.
 Sensizliğin acısı ile kıvranan kaldırımlara.
 Süzülen her damlada sen vardın ve yine sen vardın.
 Gecenin en karanlık anında. o, doya doya bakamadığım gözlerin,
 gözlerimin içine bir kez daha değseydi ve tebessümünden
 bir gül açsaydı yanaklarında, yetmez miydi? Bir bakışın bir ömre değmez miydi?
İsmini kazıdığım kaldırımlara sanki sen yağıyorsun
yağmurla birlikte ve sevgin yağıyor yüreğime...
Yalnız ve bom boş odamda sen varsın hala. Hala sensizliğim duruyor yanı başımda...
 
Bu gece gözyaşlarım yağıyor sensizliğimle birlikte kaldırımlara.
 Seni arıyorum, erimekteyim... Karanlık geceye inat ay gökyüzünde...
 
                        Ve gökyüzü yüreğimde.......
 
     ***gιzℓι ιη¢ιι***

ѕєηι ѕєηℓє уαşıуσяυм


SENİ YAŞIYORUM.

Acılar biriktiriyorum masum avuçlu çocukların yüreklerinde!
Şehre dar gelen bir hayalin tam ortasında kederler çoğaltıyorum yırtık ceplerimde.
An geliyor bir ülkeye bölünüyor yüreğim ve an geliyor dünya oluyor acımasızlığım yamacında yüreğim...
Saklı düşlerimin o en kayıp adreslerinde bir masala dönüyor sözlerim.
Zamansızlığıma sığdıramadığım derin acılar saklı şimdi kimliksiz düşlerimde!
Ben bir şehre çekip giderken bir ülkeye dönüyor yüreğim.
Ben şehir ve ülke iki bağımsız hayal atlası ve otam ortasında ben masum avuçlu bir çocuk yüreği...
Bütün terkedişlerime bir kandil yakıyorum gecenin sustuğu bu anda!
bütün hayal kırıklıkları bütün sıradanlıklar ve bütün mavi olmayan aşklar birer birer kapı çalıp çekip gidiyorlar.
Oysa bir yıldız sararken gamlı düşlerime ve kelimeleri hüznün rengine boyarken ardımda yaşayamaycağım her şey bir uçurum olup çıkıyor karşıma!
Zamanı karalıyorum silikleşen yazılarımın içinde ve göğün karanlığına hicran yazıyorum siz sabaha soyunup uyurken bense gecenin tam koynunda.
adıni bile bilmediğim bütün sözlerin esaretini yaşıyorum.
Bütün savunmasız korkularımın cesur bir savaşçısıyım sanki şuan çünkü ben;
SENİ YAŞIYORUM.

1fznyjuk.gif ROSAS picture by AMIGASOLEDAD71

Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket
       536454.gif picture by gonca_02gιzℓι ιη¢ι536454.gif picture by gonca_02      
 
Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
http://mursit-htp5858.spaces.live.com/guestbook/

· Koruktaki su ekşidir ama koruk üzüm olunca tatlılaşır, güzelleşir. Derken küpte yine acır, haram olur fakat sirke olunca ne güzel katıktır.
· Ay, yıldızlardan utanır ama yine de cömertliği yüzünden yıldızların arasında bulunur.
· İnanan, inananın aynasıdır.
· Sen şekillerde kalırsan puta tapıyorsun demektir. Her şeyin şeklini bırak, manasına bak
· Rengi kara bile olsa, bir kişi seninle aynı maksadı güdüyorsa, ona ak de, senin rengindedir.
· Hacca gideceksen, bir hac yoldaşı ara. İster Hint'li olsun, ister Türk, ister Arap. Şekline, rengine bakma, maksadı ne, ona bak.
· Yokluk, varlığın aynasıdır.
· Arslanın boynunda zincir bile olsa, bütün zincir yapanlara beydir arslan.
· Zıddı meydana çıkaran, onun zıddı olan şeydir. Bal, sirkeyle belirir.
· Kasırga pek çok ağaçlar yıkar fakat yeşermiş bir ota ihsanlarda bulunur.
· Dostların ziyaretine eli boş gelmek, değirmene buğdaysız gitmektir.
· Herkes güneşi görebilseydi, güneşin ışıklarına delalet eden yıldızlara ne ihtiyaç vardı?


RABBİM YAR VE YARDIMCIMIZ OLSUN
6 hours ago
Zeynel akwrote:
 

 

 
 
 
YA RAB!!!
Kararmış kalbimize Aydınlık
Daralmış gönlümüze ferahlık
Sönmüş ruhumuza Nur
Donmuş cesedimize sürur
Hayatımıza lezzet
Mematımıza Cennet ihsan eyle
 

 

 

Sıkıntılardan uzak huzurun gölgesinde geçireceğiniz günlerin

ömrünüze yayılması

Ömürlerinizin bereketli kazançlarınızın kârlı sevinçlerinizin

daim olması dileğiyle...

CUMA'NIZ MÜBAREK OLSUN

 Dualarınız kabul olsun.

Sevgiyle kalın sağlıkla nefes alın...

 

 

 

SAĞLICAKLA KALIN...

ALLAHA EMANET OLUN...

CUMANIZ MÜBAREK OLSUN...

 

 

6 hours ago
nihatwrote:
 

 ALLAHU TEALA TÖVBE EDİP TÖVBESİNDE SADIK OLAN KULLARDAN OLMAYI NASİP EYLESİN CÜMLEMİZE...
NE GÜZELDİR
''YA RABBİM BEN PİŞMANIM'' DİYEBİLMEK....
NE GÜZELDİR AFFET DİYEBİLMEK....
GÖNÜLDEN KAYNAYIP DİLDEN HAK TEALAYA UZANMASI VE YER BULMASI,
BÜTÜN MELEKLERİN AMİN DEYİŞİ NE GÜZELDİR
...
''YA RAB'' 
DEYİNCE,RABBİMİZİN ''BUYUR KULUM '' DİYEREK CEVAP VERMESİ ,
''BEN PİŞMANIM BÜTÜN YAPMIŞ OLDUĞUM GÜNAHLARDAN'' DERKEN SAMİMİYETLE TESLİM OLABİLMEK VE RABBİM MELEKLERİNE:''ŞAHİT OLUN KULUMU AFFETTİM'' DİYE BUYURMASI NE GÜZELDİR...
NASUH TÖVBESİ ETMEYİ ,TÖVBE KAPISINDAN GEÇMEYİ CÜMLEMİZE NASİP EYLE YARAB..

SELAM VE DUA İLE ARKADAŞIM. ALLAHA EMANET OLUN.

8 hours ago
İYİ GECELER & HAYIRLI CUMALAR ARKADAŞIM
animation15mt1xr8.gif
HERŞEY GÖNLÜNÜZCE OLSUN HAYAT BOYU MUTLU OLUN.ALLAHA EMANET OL.KİB
hareketli dini gifler, hareketli çiçek resimleri, motfiler, kenar süsleri, forum.vatan.tc
11 hours ago
garip garipwrote:
Image and video hosting by TinyPicGÜNÜN HAYIRLI OLSUN ARKADASIMImage and video hosting by TinyPic
Cumaniz  mübarek olsun.
Image and video hosting by TinyPic Dualariniz kabulImage and video hosting by TinyPic
ibadetleriniz makbul olsun.
Image and video hosting by TinyPicselam ve dua ile.Image and video hosting by TinyPic
garip garip
18 hours ago
Zeynel akwrote:

Image Hosted by ImageShack.us  Image Hosted by ImageShack.us

 Engelleri Kaldıralım Aradan....

Siz hiç tekerlikli sandalyede oturup koşmayı denediniz mi?
Siz hiç gözlerinizi bağlayıp annenizi görmeyi denediniz mi?
Siz hiç kollarınızı bağlayıp birinin size yemek yedirmesini, su içirmesini beklediniz mi?
Siz hiç konuşmayıp şarkılar söylemek istediniz mi?
Siz hiç duymayıp kordon da martıların sesini dinlemek istediniz mi?
Siz zihinsel engelli yerine gerizekalı yada deli demeyi mi tercih ediyorsunuz?
Siz hiç engelli bir yakınınıza, arkadaşınıza baktınız, ilgilendiniz, ona yardımcı oldunuz mu?
Siz hiç küçük bir çocuğu tekerlikli sandalyesinden kucaklayarak alıp belediye otobüsüne bindiniz mi?
 

 

3 ARALIK

DÜNYA ENGELLİLER GÜNÜ

HER SAĞLIKLI İNSAN YARININ BİR ENGELLİ ADAYI...

ÖNEMLİ OLAN GÖRSEL

ENGELİLİK DEĞİL..

ENGEL YÜREĞİNİZDE

ve

DÜŞÜNCELERİNİZDE OLMASIN!!!

 

3 Aralık Engelliler Günü’nün Tarihçesi

1992 yılında Birleşmiş Milletler aldığı bir kararla, 3 Aralık gününü “Uluslararası Engelliler Günü” olarak ilan etti. Bu kararın ardından BM İnsan Hakları Komisyonu 5 Mart 1993 tarihli ve 1993/29 sayılı bildirisi ile üye ülkelerce 3 Aralık gününün “engellilerin topluma kazandırılması ve insan haklarının tam ve eşit ölçüde sağlanması” amacıyla tanınmasını istedi. Ve o günden beri, 3 Aralık “engelliler günü” olarak bilinmektedir.

Türkiye’de Engellilerin Durumu

Türkiye’de nüfusun yüzde 12.29′u yani 8.5 milyon kişi engelli. Erkeklerde bu oran 11.10, kadınlarda yüzde 13.45.

ALINTI...

Image Hosted by ImageShack.us

 
*** Engelli Kardeşlerimin Dünya Engelliler Gününü Kutlar,
Selam Sevgi ve Saygılarımı Sunarım...***
 
SAĞLICAKLA KALIN...
ALLAHA EMANET OLUN...
 
 
 
1 day ago
 
 
Sen hep başkalarına bağımlı olduğumu sandın
Haykırdığımında duymadın,isyanlarımı duymadın

İşine gelmedi isyanlarımı haykırışlarımı duymak
Aslında ne hayrkırışlarımı duyman gerekirdi nede isyanlarımı
Sadece gözlerime baksaydın yüreğimde ki seni duyardın,isyanları duyardın..

İsyanım neydi?
Sana duyduğum sevgiydi,dudaklarımdan çıkmayan iki kelimeydi bana böylesine acı veren
Oysa gözlerime baksaydın görebilirdin içimde ki seni
Nelere isyan ettiği mi görürdün
Gözlerimin içine dalıp gitseydi o kahve gözlerin
Yüreğimdeki,gözlerimdeki seni görürdün..

Ben seni okyanus diplerinde
Bir midyenin içindeki inci'yi görme ihtimalimin olmadığını
Ve seni bir dağın zirvesine ulaşılamayacak bir çicek oldugunu düşündüm
Öyleydin benim için
Senin gözlerine baktığım heran eriyip gittim bir okyanus dibine
Yüreğim senin dalgalarınla yosun tuttu


Biliyorum bu dizeleri okuduğunda bile içimdeki senin nasıl bir hal aldığını anlamayacaksın
Oysa yüreğim sana aitten bunu sana söyleyememek öyle acı ki
Yüreğim isyanlarda
Dudaklarımsa mühürlü
Sadece iki kelime çıkacak oysa dudaklarımdan zor olmayan
Ama söylemediğim içimdeki sen..
Evet şimdi diyorum;"Seni Seviyorum"

Odamda sana diyemediğim sana yazdığım sayfalarca şiir
Yüreğimdeki senin tutsaklığın
Dudaklarımın sana susamışlıgı
İsyanım kendime..
Sana olan sevgimi söyleyemediğime
Kahve gözlerin gözlerimde kaybolsun
Yüreğim yüreğinde tutsak kalsın bir ömür

Şimdi şimdi hadi tut ellerimden
Bak gözlerime ve kaybet beni bu şehirden
Bırak iki yürek olmayı
Bir bedende tek yürek olalım
İsyanlarım,haykırışlarım dağılıp gisin
Hadi gel zor olmayan o iki kelimeyi söyledi dudaklarım
"Seni Seviyorum"
Yüreğim senin yüreğinde tutsak..

1 day ago
  
1 day ago

gül resimleri

 

Ayrılırken
		
		
Dinle sevdigim bu ayrilik saatidir Dunya var olali beri cirkin ve soguk Ergec icecegimiz bir ilac gibi Tadi dudaklarimizda acimsi, buruk Bu saatte gozyaslari, yeminler Bos bir tesellidir inandigimiz Perde kapaniyor, filim bitiyor iste O hic bitmeyecek sandigimiz Goruyorsun konusacak bir seyimiz kalmadi Sadece bakislarimizda huzun Iste ayrilik bu; hic beklemedigimiz O ikiz kardesi olumun Anliyorum bir daha gorusemeyecegiz Bu son bulusmamizdir seninle Yeni bir hayata basliyacaksin artik Onunla, o yeni sevgilinle. Anliyorum artik o opecek ellerini Kulagina aski o fisildayacak Icinde bir pismanliktan baska Benden eser kalmayacak. Sigarani sondur, kalkabiliriz On adim sonra yollarimiz ayrilmali Sakin aglama ve bir sey soyleme bana Insan ayrilirken bile buyuk olmali.

1 day ago
Bonhomme Hiver!

 

 

 

 

     
 
  
 

 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Bonhomme Hiver!
 
 
 
 
 
 
 
 
Bonhomme hiver!
 
Ecoutez les clochettes, du joyeux temps des fêtes
Le joie de Chaque coeur qui bat Annonçant
Au Royaume du Bonhomme Hiver
 
Le neige qui tombe sous le traîneau vagabonde
Chansons Tout nos Autour d'semant amours
Au Royaume du Bonhomme Hiver
 
Le voilà qui sourit lieu sur la
Son chapeau, sa Canne et foulard fils
Il Semble nous dire d'un ton bonasse
Donc pas Tard est Qu'il Ne voyez-vous?
 
Il dit vrai tout de même, près du feu, je t'emmène
Allons nous chauffer Dans l'intimité
Au Royaume du Bonhomme Hiver
 
Ecoutez les clochettes, du joyeux temps des fêtes
La Joie de Chaque coeur qui bat Annonçant
Au Royaume du Bonhomme Hiver
 
Sous la neige qui tombe, le traîneau vagabonde
Chansons Tout nos Autour d'semant amours
Au Royaume du Bonhomme Hiver
 
Le voilà qui sourit lieu sur la
Son chapeau, sa Canne et foulard fils
Il Semble bonasse nous dire d'Une tonne
Donc pas Tard est Qu'il Ne voyez-vous?
 
Il dit vrai tout de même près du feu, je t'emmène
Allons nous chauffer Dans l'intimité
Au Royaume du Bonhomme Hiver
Au Royaume du Bonhomme Hiver
Au Royaume du Bonhomme Hiver
Fleurose
  
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 

 

 

  
2 days ago
http://mursit-htp5858.spaces.live.com/guestbook/

Bu dönemde Ashâb-ı kiram Resulullah Aleyhisselâm'ın tebliğine bağlı olarak din ve dünya işleri ile ilgili sorular soruyorlar, o da cevap veriyordu.

Resulullah Aleyhisselâm'ın ilâhî hükümleri uygulama ve açıklamasında asla hata söz konusu olamaz. Çünkü o, bizatihi ALLAH-u Teâlâ'nın tasarrufu altında idi. Ondan aldığı emirleri tebliğ ediyordu.

Asr-ı saâdet'te bir hükmü gerektiren hadise olduğu veya bir soru sorulduğu zaman, onların hükümlerini açıklamak üzere ya bir Âyet-i kerime iniyor veya onların hükümleri Resulullah Aleyhisselâm tarafından açıklanıyordu. Bazen de herhangi bir sebep olmadan Âyet-i kerime nazil oluyordu.

Resulullah Aleyhisselâm ilâhî hükümleri tatbik ederken insan, ALLAH-u Teâlâ'dan almış olduğu vahyi teblîğ ederken peygamber olarak hareket etmiştir. Onun yaptıklarında yanılma söz konusu olmadığı gibi, ictihadlarında da hatası olmaz.

RABBİM YAR VE YARDIMCIMIZ OLSUN..
2 days ago
Zeynel akwrote:

Yayla....

 

 

Anadolu…

 

Üç tarafın deniz senin,
Atar damar gibi nehrin,
Bilirim ki yoktur zehrin,
ışıl ışıl parıldayan çiçek gifleri
Anadolu,Anadolu,
Senden geçer sevgi yolu
Şefkatle bastın bağrına,
Sanki anamızın kolu.
ışıl ışıl parıldayan çiçek gifleri
Yeşildir senin ormanın,
Kekiksi kokan dağların,
Ovaların,yaylaların,
ışıl ışıl parıldayan çiçek gifleri
Anadolu,Anadolu,
Senden geçer sevgi yolu
Şefkatle bastın bağrına,
Sanki anamızın kolu.
ışıl ışıl parıldayan çiçek gifleri
Sadıksın sen geçmişine,
Her toprağın olmuş müze,
Düşmanlar geldiler dize,
ışıl ışıl parıldayan çiçek gifleri
Anadolu,Anadolu,
Senden geçer sevgi yolu
Şefkatle bastın bağrına,
Sanki anamızın kolu.
ışıl ışıl parıldayan çiçek gifleri
Keklikler öter dağlarda,
Ceylan gezer ovalarda,
Ellerimiz dualarda,
ışıl ışıl parıldayan çiçek gifleri
Anadolu,Anadolu,
Senden geçer sevgi yolu
Şefkatle bastın bağrına,
Sanki anamızın kolu.
ışıl ışıl parıldayan çiçek gifleri
Bülbüllerin var güllerde,
Türkülerin hep dillerde,
Gündüzlerde,gecelerde,
ışıl ışıl parıldayan çiçek gifleri
Anadolu,Anadolu,
Senden geçer sevgi yolu
Şefkatle bastın bağrına,
Sanki anamızın kolu.
ışıl ışıl parıldayan çiçek gifleri
İnsan diksem insan çıkar,
Toprağın misk gibi kokar,
Irmakların çağlar akar,
ışıl ışıl parıldayan çiçek gifleri
Anadolu,Anadolu,
Senden geçer sevgi yolu
Şefkatle bastın bağrına,
Sanki anamızın kolu.
ışıl ışıl parıldayan çiçek gifleri
İnsani bakar yollara
Köprü oldun kıtalara,
Çağ atlattın tüm çağlara,
ışıl ışıl parıldayan çiçek gifleri
Anadolu,Anadolu,
Senden geçer sevgi yolu
Şefkatle bastın bağrına,
Sanki anamızın kolu.

 

Sinan Karakaş

 

 Yayla....

 

SAĞLICAKLA KALIN…

ALLAHA EMANET OLUN…

 

 

2 days ago
3 days ago
Zeynel akwrote:

 Image Hosted by ImageShack.us

 

 

Zor Bir Bilmece…

 

Bir aya sordum, bir de güneşe,
Gönüllerde sevda, gündüz ve gece.
Bir dosta sordum, bir de kardeşe,
Sevgi çözülmez zor bir bilmece.

Bir sana sordum, bir de niceye,
Bir güne sordum, bir de geceye,
Bir söze sordum, bir de heceye,
Sevgi çözülmez zor bir bilmece.

Bir güle sordum, bir de sümbüle,
Bir aşka sordum, bir de gönüle,
Bir derde sordum, bir de bülbüle,
Sevgi çözülmez zor bir bilmece.

Bir göze sordum, bir de hasrete,
Bir şansa sordum, bir de kısmete,
Bir ele sordum, bir de gurbete,
Sevgi çözülmez zor bir bilmece.

Bir yele sordum, bir de rüzgara,
Bir kışa sordum, bir de bahara,
Bir düşe sordum, bir de sabaha,
Sevgi çözülmez zor bir bilmece

 

Cemile Yüzçeler

 

 Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us

 

SAĞLICAKLA KALIN…

ALLAHA EMANET OLUN…

HAYIRLI, HUZURLU, SAĞLIKLI VE

MUTLU BİR YENİHAFTA TEMENNİSİYLE…

 

 

 

3 days ago
garip garipwrote:
 
Hayirli günler arkadasim  
                                                                                                                            
 
             


Herseyin sonu aslinda sonun basi
Image and video hosting by TinyPic
Herseyin sonu aslinda sonun basi
herkesin bildigi ama hic düsünmedigi bir konu
gelmezki böyle caresizligin sonu
icimize attilar ezzelden fitnenin tohumunu

Image and video hosting by TinyPic
herkes yürür düsünmeden sonunu
önce okumak sonrada düsünmek
iste budur insani insan yapan
Allaha degil ebu Cehil gibi yapma putlara tapan

Image and video hosting by TinyPic
dogrulari görmemek icin kendinden kacan
asil budur insani cehennem atesinde yakan
hep kurtulmak isterken hep pat an
sende dur bir saniye düsün

Image and video hosting by TinyPic
kime bu havan kime bu düsün
nerden geldin nereye gidiyorsun
farkina varmadan seni Yaradani bilmeden yasiyorsun
aslinda kayip olmus hic yoksun
Image and video hosting by TinyPic
iyi düsün iyi tasin
anlarsin birgün agridimi basin
belki geldi ölüm yasin
care degil para siyah sürme kasin
Image and video hosting by TinyPic
Aynaya bir bak sor kendine
gercekten senmisin sor aynadaki resmine
bak gök yüzüne aksamlari
saya saya bitiremessin yildizlari

Image and video hosting by TinyPic
takip ediyor günler hic durmadan yarinlari
dünya durmadan dönmekte
insanlar icin hayat isigi sönmekte
sence neden niye

Image and video hosting by TinyPic
herseyin sonu geldimi diye
aslinda ölüm sonun baslangici
icersin belki icki sarap fici fici
insanoglunun böyle durumdsa olmasi ne kadar aci

Image and video hosting by TinyPic
gercekler cok sade ve acik
herkes medeniyet adina cok acik ve secik
eger bir bilseydi ahirette kendini neyin bekledigini
tanimak istemezdi bu dünyadaki kendi benligini

Image and video hosting by TinyPic
bir hic ugruna yakmazi kendini
iyi düsün iyi tasin
anlarsin birgün agridimi basin
belki geldi ölüm yasin

Image and video hosting by TinyPic
care degil para siyah sürme kasin
Zaman herseyin ilaci olacak
ahirette teker teker yapilan amallere bakilacak
unutuldu sannetme

Image and video hosting by TinyPic
gercekleri duyunca sakin kahr etme
hemen gurur yapip kendini aldatma
her söz sahibini bulurmus
bu dünyda ebedi kalan zaten yokmus

Image and video hosting by TinyPic
neden hala bos islerin arkasindan kosarsin
yeri ve gögü yaradan Allah sini sende daha iyi bilir
seytanini cenneten kovuran icindeki gibir
sen insan olarak sadece kul olmayi iste Allahdan

Image and video hosting by TinyPic
O da insanogluna vad ettigi gibi kurtarir seni yanmaktan
bikmadinmi hala günahlarin arkasindan kosmaktan
gel sende kurtar kendini
duysun alem Allah Allah diyen sesini
Image and video hosting by TinyPic
iyi düsün iyi tasin
anlarsin birgün agridimi basin
belki geldi ölüm yasin
care degil para siyah sürme kasin

                                    
 
 
 
 
 
 
 
3 days ago
http://mursit-htp5858.spaces.live.com/guestbook/

Dikkat ederseniz Cenâb-ı Hakk'ın izniyle lüzumu kadar bu halkı uyandırmaya çalıştık. Resulullah Aleyhisselâm'ın "İyiliği emret, kötülükten vazgeçirmeye çalış." emr-i şerif'ine ittiba ettik. Emr-i bilma'ruf ve nehy-i anil-münker vazifesini bihakkın yerine getirmeye gayret ettik.

Hiçbir kınayıcının kınamasından korkmadan, hiç kimseden çekinmeden hakikatleri neşrettik. Defaatle dergilerimizle, kitaplarımızla halkı uyandırmaya, her türlü hakikati duyurmaya çalıştık.

Fakat ruh ölmüş. Ruh ölü olduğu için dirilmiyor.

Nitekim Hadis-i şerif'te bir yer var, Resulullah Aleyhisselâm "Ne zaman ki..." buyurduktan sonra "...herkes kendi görüşünü beğenir, kimse kimseyi tanımaz bir hâle gelirse..." diyerek bugünkü durumu tarif ediyor; "Herkes reyini beğenecek, kendi reyine göre hareket edecek." Ve işte o gün geldiğinde;
"O zaman kendini kurtarmaya bak ve halk tabakasını bırak!"

Onun için Hakk'a bak, halk tabakasını bırak. Hakk'ın hükmüne ram ol, halkın zannından uzak ol. Kendi reyini beğeniyor, kendi görüşünü beğeniyor, ALLAH-u Teâlâ'nın hükmünü, ilâhi emri kenara atıyor. Her akıl sahibi aklını ileriye sürecek ama senin zannın, söylediklerin boş olacak. Bugün o gün gelmiştir. Halk tabakasını bırakma zamanı.
Niçin? Çünkü bu zaman seyyiat zamanı, âhir zaman...

RABBİM YAR VE YARDIMCIMIZ OLSUN..
4 days ago
muratwrote:
...
___BU YÜREK HEP SENİN KALACAK___
 
funscrape.com
Giderken gözlerimi al yanına, özlersen arada yeşil yeşil bak ona. Zümrüt olsun
 
her yanın, çiçeklensin umutların, boşver sen beni. Gidiyorsun madem saçlarımı 
da götür sabah yeliyle beraber yanında savrulsun,bebek koksun her yanın sicim
sicim umut olsun umutların. Koy bağrına, ama bana kalsa gitmesen kalsan burada
 
 
iki çift sözüm olur konuşacak hep sana.Dudaklarımı götür,özlersen konuşmayı
İlla gideceksen, hem öpsün gecelerini hem konuşsun seninle geceler boyunca
Yeter ki sen üzülme, gideceksen git, Beni düşünme. Hep seni sevecek bu yürek.
       

 

 HERŞEY GÖNLÜNÜZCE OLSUN
 

4 days ago
nihatwrote:
http://fc09.deviantart.com/fs30/i/2008/168/a/8/Blue_Mist_II_Reshaded_by_Callu.jpg
 
 



Bulduğun an yitirilmektin sen
Yitirdiğin an yeniden bulunmaktın
Bir istasyonda değdi gözlerim gözlerine
Seni bulduğum yerde ayrıldı gözlerim gözlerinden
Ellerim ilk orda ellerine değdi
Ve yeniden ilk değdiğim el avuçlarımın arasında kayıp gitti
Birşey yapamadım sustum git-me kal diyemedim
Deseydimde kalamazdın
Soğuk havada içimi ısıttın
Gülen gözlerimin içine hapsoldun
Giderken buğulu gözlerimden süzülüp gittin
Ve ben yine bulduğum anda yitirdim seni
Belkide ilk gözlerinin gözlerime değişi
(Sondu kimbilir)
Tarih kokan bu kentte nice sevdalar gömüldü
Sende bende şimdi yeni açan çicekler gibi tarih kokan o evlerin arasında geziniyoruz
Yağmur taneleriyle ıslatıyoruz o sokakları
Ve zaman ilerledikçe nice sevdalara mezar olan bu şehir bizede mezar olacaKtır
İki yabancıydık;hala iki yabancıyız



Susmak değildi niyetim
İçimdeki herşeyi ortaya dökmekti olmadı yapamadım
Gözlerine baktığımda elimden gelen tek şey gülmek oldu
Dilim konuşmaz oldu
Ortaya koyucağım her taş sanki seni tekrar tekrar yitirmekti
Karanlık var şimdi yeniden gökyüzünde ise geceye inat hala ay var
İçimde ise kaybedip kaybedip bulduğum sen varsın


Hiç kimsenin bilmedği yerde sakladım seni
Kimsenin göremeyeceği yerde
İçimdeki korkularla geldim
Yanılmadım yanıltmadın beni
Geliple gitmen bir oldu sadece gözlerin kaldı
Gözlerimden süzülmedi çiğ taneleri
Ama bu şehir ağladı tıpkı yüreğim gibi
Arkanı döndün ve gittin
Gitmek için mi gelmiştin
Bir dakikalığına bulmuştum seni
Sonrasında yeniden yitirdim
Seninle adım attığım o kaldırımlarda sensiz basmak öyle zordu ki
Arkanı döndün ve gittin gidişini gözlerimle izledim
Arkanı dönüp baktığında koşup sarılmak istedim yapamadım
Gittin.....
Bense sadece hoşca kaL diyebildim sana
Söyleyemedim
Söyleyemedim düşlerimde ki seni
Sen binip gittin buralardan
Bense kalakaldım öylece sus pus...
Kaldırımlara sensiz ayak bastım
Ayaklarım gitmek istemesede duvarlara tutuna tutuna ilerledim
Yağmur ıslattı saçlarımı sen yoktun yanımda
Şemsiyeyi tutacak gücüm bile yoktu
Sen olsaydın .......................
Ve bulduğum anda yitirdim seni
Elimden gelse durdurumdum o akreple yelkovanı
Gözlerinde kalırdı gözlerim




Gözlerini bulduğu an gözlerim yeniden kaybetti
Ve belkide bir daha değmeyecek gözlerim gözlerine
Gökyüzü şahitti herşeye şimdi birde bu şehir şahit
Attığım her adımda sende olacaksın
Yitirsemde seni
Birgün mezar olacak olsada porsuk çayına sevdam
Unutulmayacak yaşacaksın her adımda
Her aldığım nefesde yüreğimde yaşacaksın
Bedenim o çayda olsada sen yüreğimde sonsuza dek kalacaksın..


 
4 days ago
Zeynel akwrote:

 

 

 

Sevgi…


Tüm canlılar aç
Hepsi de muhtaç
Gönüllerde taç
Yürekte inanç
Dertlere ilaç
O bir ihtiyaç
Yudum yudum iç
Etrafına saç
Kalbini kuşat
Onu hep yaşat
Sevgidir adı
Hayatın tadı.

İsmail MALATYA

Image Hosted by ImageShack.us

 

SAĞLICAKLA KALIN…

ALLAHA EMANET OLUN…

 

 

4 days ago
 !!

 

DÜŞÜKIRIK
her aşkta kendimi yineliyorum
ussuz başsız bir yürek
bu benimki
aşkın çiçeğini ne zaman taksam yakama
öyle hızlı koşar oluyorum ki
bana koşan durup bekliyor
susuyor telefonlar
postacı uğramıyor
aşkın gemisine aldığım davette
hep ben tayfa oluyorum
üstelik her fırtınada
yüreği yeni baştan ıslanan
acemi esmer tenli bir tayfa
açınca ben yelkenlerimi
pembeye boyanıyor bütün sular
telaşa karışıyor sabır sızlanıyorum
ellerim gül kokar oluyor
hep yeni baştan keşfediyorum
yapraklarından dağılıp
dikenlerinde pıhtılaşan kırmızısını gülün
oysa ben
her aşkta kendimi yineliyorum
bu yüzden
eskitemiyorum hiçbir duyguyu
düş kırıklığı kadar....
Sevgi Köse

Sevgi Köse


||
4 days ago
  
 



Dostluğu, sevgiyi ve geleceği… Aşımızı, ekmeğimizi, soframızı… Hüznümüzü, acımızı, yalnızlığımızı paylaştığımız; birlik ve beraberliğimizi, kardeşlik ve dostluğumuzu en sıcak şekilde hissedeceğimiz mübarek Kurban Bayramınızı tebrik eder, mutluluklar dilerim.

 Ver imagen a tamaño completo
       

 

            

Image and video hosting by TinyPic

 

  

   
5 days ago





Bulduğun an yitirilmektin sen
Yitirdiğin an yeniden bulunmaktın
Bir istasyonda değdi gözlerim gözlerine
Seni bulduğum yerde ayrıldı gözlerim gözlerinden
Ellerim ilk orda ellerine değdi
Ve yeniden ilk değdiğim el avuçlarımın arasında kayıp gitti
Birşey yapamadım sustum git-me kal diyemedim
Deseydimde kalamazdın
Soğuk havada içimi ısıttın
Gülen gözlerimin içine hapsoldun
Giderken buğulu gözlerimden süzülüp gittin
Ve ben yine bulduğum anda yitirdim seni
Belkide ilk gözlerinin gözlerime değişi
(Sondu kimbilir)
Tarih kokan bu kentte nice sevdalar gömüldü
Sende bende şimdi yeni açan çicekler gibi tarih kokan o evlerin arasında geziniyoruz
Yağmur taneleriyle ıslatıyoruz o sokakları
Ve zaman ilerledikçe nice sevdalara mezar olan bu şehir bizede mezar olacaKtır
İki yabancıydık;hala iki yabancıyız



Susmak değildi niyetim
İçimdeki herşeyi ortaya dökmekti olmadı yapamadım
Gözlerine baktığımda elimden gelen tek şey gülmek oldu
Dilim konuşmaz oldu
Ortaya koyucağım her taş sanki seni tekrar tekrar yitirmekti
Karanlık var şimdi yeniden gökyüzünde ise geceye inat hala ay var
İçimde ise kaybedip kaybedip bulduğum sen varsın


Hiç kimsenin bilmedği yerde sakladım seni
Kimsenin göremeyeceği yerde
İçimdeki korkularla geldim
Yanılmadım yanıltmadın beni
Geliple gitmen bir oldu sadece gözlerin kaldı
Gözlerimden süzülmedi çiğ taneleri
Ama bu şehir ağladı tıpkı yüreğim gibi
Arkanı döndün ve gittin
Gitmek için mi gelmiştin
Bir dakikalığına bulmuştum seni
Sonrasında yeniden yitirdim
Seninle adım attığım o kaldırımlarda sensiz basmak öyle zordu ki
Arkanı döndün ve gittin gidişini gözlerimle izledim
Arkanı dönüp baktığında koşup sarılmak istedim yapamadım
Gittin.....
Bense sadece hoşca kaL diyebildim sana
Söyleyemedim
Söyleyemedim düşlerimde ki seni
Sen binip gittin buralardan
Bense kalakaldım öylece sus pus...
Kaldırımlara sensiz ayak bastım
Ayaklarım gitmek istemesede duvarlara tutuna tutuna ilerledim
Yağmur ıslattı saçlarımı sen yoktun yanımda
Şemsiyeyi tutacak gücüm bile yoktu
Sen olsaydın .......................
Ve bulduğum anda yitirdim seni
Elimden gelse durdurumdum o akreple yelkovanı
Gözlerinde kalırdı gözlerim




Gözlerini bulduğu an gözlerim yeniden kaybetti
Ve belkide bir daha değmeyecek gözlerim gözlerine
Gökyüzü şahitti herşeye şimdi birde bu şehir şahit
Attığım her adımda sende olacaksın
Yitirsemde seni
Birgün mezar olacak olsada porsuk çayına sevdam
Unutulmayacak yaşacaksın her adımda
Her aldığım nefesde yüreğimde yaşacaksın
Bedenim o çayda olsada sen yüreğimde sonsuza dek kalacaksın..



............

.......
5 days ago

.


ijy210897fx.gif

 

Bir labirentim içinde yolunu arayan fareler gibiyim,
Evet yanlış anlamadın fareler gibiyim.
Ama zekiyim, hareketliyim ve gözlerim açıldı. Yolumu Bulacağım…
O yolun sonunda bana açılan kapıları bile görebiliyorum.
Varsın dökülen bir avuç deniz suyu olsun gözlerimden,
Varsın yıllarımın sana ait olan kısmı heba olsun.
Yeniden de sevebilir insan, hayat yeniden üretir güzellikleri.
Bende bu yürek varken biterken bile, herşeye yeniden başlayabilirim.
Ben mahşere kadar sevebileceğim birini arıyorum.
Senin en yakın dostun bendim. Dert ortağın, sevgilin, hayata açılan kapın…

SeN KenDiNe YaN...

Anıların duvarına yaslanırken, geç kalmış bir haykırışın sesini duy.
Çünkü biliyorum ki, bir süre sonra ben senin hıçkırıklarını duyacağım.
Çünkü biliyorum ki, yokluğum ağır ağır hissettirecek kendisini.
Çünkü sende biliyorsun ki, benim gibi kimseler sevemez seni!!
http://www.thewallpapers.us/data/media/774/melek.jpg

 

 

5 days ago
       
 
GÜNAYDINNNN :)
 
6 days ago
Zeynel akwrote:

 

 

 

 

 

Dostluklar...

 

Sevdalar fırtınaya benzerler, bir yüreğe sığınır
İnsan sanmasın ki bu hayat daim böyle yaşanır
Sıcaklar terletir teni, serinlik gelmeden önce,
Yaşantı dostluk gibidir, bir gün gelir aranır..
86.gif86.gif86.gif

Hasret bırakılmamalı insan, dost yağmurlarına
Hasretliği zordur dostun, sorulur güle goncaya
Zaman aceleci ise hayaller yalancı değiller ya,
Çık saklandığın yerden ihtiyaç var dostluğa.
86.gif86.gif86.gif

Eskir bir gün bedenler, yaşama mücadelesinden,
Kulak sağır, yürek aşksız, gözler görmez aniden
İçini bir kurt kemirir, bitirir seni hiç üşenmeden,
Hayat bitsin istemez kimse, dostlarını görmeden
86.gif86.gif86.gif

Kapanır yavaş, yavaş ışığın, yaşanan sonbahar mevsimi
Hiç tadına doyulmaz, yaşanılan dünya geçer bir rüya gibi
Umutlar olur toprak, hayaller uçuşur, seher yelleri gibi,
Bedene dokunan o sıcak eller, istenir ki olsun dostun elleri.
86.gif86.gif86.gif

Yaşadım mı, yok  muydum, bir varmış bir yok gibiyim,
Ummanların içinde yüzen gemilerden sadece ben biriyim,
Yüzünün ziyası bu sulara düşsün de bir gün göreyim
Dost kıymetini bilmemişim, geç anladım neyleyim…….

 

Selahattin Ölmez

 

  

 

SAĞLICAKLA KALIN...

ALLAHA EMANET OLUN...

HAYIRLI, HUZURLU, SAĞLIKLI VE

MUTLU BİR HAFTASONU TEMENNİSİYLE...

HAYIRLI BAYRAMLAR...

 

 

6 days ago